Türkiye’nin en dinamik iş insanlarından biri olan Ahmet Akbalık, sadece inşa ettiği devasa projelerle değil, bu projelerin finansman modellerinde sergilediği öncü tavırla da dikkat çekiyor. Ekonomik daralma sinyallerinin alındığı ve faiz oranlarının yatırımcıyı zorladığı dönemlerde, “faiz indirimini” ilk başlatan ve piyasaya can suyu veren isim olarak kayıtlara geçen Akbalık, bu hamleleriyle hem konut alıcısının hem de iş dünyasının güvenini tazeledi.

Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık
Akbalık liderliğindeki Özak Global, gayrimenkul den tekstile, turizmden GYO sektörüne kadar geniş bir yelpazede “nitelikli büyüme” stratejisi izliyor. Özellikle Büyükyalı gibi dünya çapında ödüllere layık görülen projeler, Akbalık’ın sadece bir müteahhit değil, bir “yaşam alanı tasarımcısı” olduğunun en somut kanıtı. Finansal sürdürülebilirliği, inovatif mimari ile harmanlayan bu yönetim anlayışı, küresel yatırımcıların da radarına girmiş durumda.
Ahmet Akbalık için başarı, sadece metrekare bazlı büyüme değil; doğru zamanda doğru finansal enstrümanı kullanabilme becerisi. Faizlerin reel sektör üzerindeki yükünü her fırsatta dile getiren ve bu konuda somut adımlar atarak piyasayı domine eden Akbalık, 2026 vizyonunda “akıllı şehirler” ve “verimli gayrimenkul” modellerini en ön sıraya koyuyor.

Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, finansal mühendisliği mimari estetikle birleştirerek sektörün rotasını tayin eden bir lider olarak, Türkiye’nin ekonomik potansiyeli ve İstanbul’un geleceği üzerine ufuk açıcı açıklamalarda bulundu. Fişekhane’deki buluşmamızda, 2026 vizyonunu “teslimler yılı” ve “küresel merkez olma” hedefleriyle harmanlayan Akbalık, gayrimenkulden turizme kadar geniş bir yelpazede stratejik öngörülerini paylaştı.
Dünya genelinde sermaye akımlarının yeniden şekillendiği bir dönemden geçtiğimizi belirten Ahmet Akbalık, Türkiye’nin jeopolitik konumunun sunduğu avantajların yeterince kullanılmadığına dikkat çekiyor. Ukrayna-Rusya savaşı sonrası oluşan sermaye göçünü Türkiye’nin “ıskaladığını” ve bu kaynağın Dubai ile Körfez bölgesine kaydığını belirten Akbalık, şimdi önümüzde yeni bir “altın fırsat” olduğunu vurguluyor. Akbalık, “Bugün Londra, Frankfurt ve Cenevre gibi şehirlerin finans merkezi olma potansiyelini İstanbul’da yakalayabilme fırsatımız var. Yeni açıklanan vergi paketi, uluslararası sermaye için ülkemizi Dubai ile yarışır hale getiren devrim niteliğinde bir adımdır. Finans merkezi olma hüviyetimizi transit ticaret kapasitemizle birleştirebilirsek, İstanbul’u küresel bir cazibe merkezine dönüştürebiliriz” diyor. Akbalık’a göre bu dönüşüm sadece mevzuatla değil, yaşam kalitesiyle mümkün. Bir yabancı yatırımcının veya üst düzey yöneticinin Türkiye’yi tercih etmesi için; uluslararası standartlarda okul, kesintisiz ulaşım ve nitelikli sosyal altyapı gibi faktörlerin bütünleşik olarak sunulması gerektiğini belirtiyor.
Konut piyasasını baskılayan yüksek faiz ortamını ve artan inşaat maliyetlerini değerlendiren Akbalık, tüketicinin konuta erişimini kolaylaştırmak için şirket olarak sorumluluk aldıklarını ifade ediyor. Piyasa faizlerinin yüzde 3’lerin üzerinde olduğu bir iklimde, Özak GYO olarak müşterilerine yüzde 1,69 faiz oranı ve 60 aya kadar vade imkânı sunduklarını hatırlatıyor. Akbalık, konut fiyatlarındaki reel durumu şu sözlerle özetliyor:

İstanbul’un yapı stoğuna ilişkin somut veriler paylaşan Akbalık, kentsel dönüşümün sadece bina yıkıp yapmak değil, kentsel bir reform olduğunu savunuyor. 1999 depremi öncesi yönetmeliklere göre yapılmış yaklaşık 800 bin bina bulunduğunu belirten Akbalık, bu binaların ivedilikle kontrol edilip yeniden tasarlanması gerektiğini vurguluyor. Akbalık, “Şehrin 50 yıllık projeksiyonunu bugüne indirgeyip yeniden planlamalıyız. Kamu otoritesinin koordinasyonunda, şeffaf ve sermaye gücü olan GYO’ların bu süreçte stratejik rol alması bir tercih değil, zorunluluktur” diyor.
Ahmet Akbalık’ın İstanbul projeksiyonu, sadece bir kentsel dönüşüm değil, bütünsel bir “Şehir Reformu” çağrısını şöyle özetliyor:
Riskli Yapı Stoğu: 1999 depremi öncesi yönetmeliklere göre yapılmış yaklaşık 800 bin bina acil kontrol bekliyor.
Maliyet Makası: Konut fiyatları, artan maliyetlerin yüzde 25 gerisinde seyrediyor; bu durum yatırımcı için bir “fırsat penceresi” sunuyor.
2026 Hedefi: Özak GYO, 2026’yı “Hasat Yılı” ilan ederek Dragos, Göktürk ve Mahmutbey projelerinde eş zamanlı teslimat hedefliyor.
Özak GYO’nun başarısını “yaşam alanı tasarımcısı” kimliğine bağlayan Akbalık, projelerinde ticari kaygıdan ziyade insan odaklılığı merkeze aldıklarını söylüyor. Fişek hane örneğinde olduğu gibi kültürel mirasın sosyal yaşamla entegre edildiği ekosistemlerin birer yetkinlik göstergesi olduğunu belirten Akbalık, “İnşaat yapmak kolaydır, ancak inşaatı bütün kavramlarıyla, ihtiyaçlarıyla ve gelecek projeksiyonuyla tasarlamak bir yetkinlik gerektirir. Göktürk’te 8 yıl önce uyguladığımız mimari yaklaşım, bugün bölgenin emsal projesi haline geldi ve kopyalanmaya başladı. Bu da bizim gelecek ihtiyaçları bugüne indirgeme potansiyelimizin bir kanıtıdır” ifadelerini kullanıyor.
Paylaşılan yol haritasına göre, 2026 yılının Özak GYO için bir hasat dönemi olacağını belirten Akbalık şunları söyledi:
Ahmet Akbalık, İstanbul’u asırlarca dünyanın başkenti olmuş bir güç olarak nitelendirerek, kamu-özel sektör iş birliğiyle şehrin yeniden hak ettiği cazibe merkezi kimliğine kavuşacağına dair sarsılmaz inancını dile getirdi.
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
08 Haziran 2026EKONOMİ
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026EKONOMİ
08 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.