Türkiye’nin en köklü finans kurumlarından biri olan Garanti BBVA, 80. kuruluş yıl dönümünü çok özel bir dijital sergiyle taçlandırdı. Tarihi eski Bankalar Caddesi’nde yer alan Salt Galata’da kapılarını açan “80 Yıldır Yarınlardayız” sergisi, sadece bir kurumun değil, Türkiye’nin son 80 yıllık ekonomik ve toplumsal dönüşümünün de adeta bir aynası niteliğinde. Sergi açılışında soruları mızı yanıtlayan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, dijital sergi fikrinin arkasındaki güçlü arşiv kültürünü, bankacılık sektörünün geçirdiği büyük kırılma noktalarını ve kurumun gelecek vizyonunu dergimize anlattı.
Serginin doğuş hikâyesini sorduğumuzda, bankanın içindeki güçlü birikime ve kurumsal mentorluk kültürüne dikkat çeken Mahmut Akten, şu ifadeleri kullanıyor: “Bizim SALT’ta bulunduğumuz bu binada, 2011’de yapılandığımız, 1998’den kalan her zaman bir arşiv kültürümüz vardı. Yönetim toplantılarımızda da fark ediyoruz; şu anda aramızdaki en tecrübeli arkadaşımız tam 50 yıldır bu bankada çalışıyor. Dolayısıyla çok ciddi bir birikimin olduğunu gördük. Dedik ki; elimizde böyle bir yetkinlik varken bunu büyük bir projeye çevirelim. 80. yılda hafızamızda neler var, neler yapmışız; her dönemin farklı krizleri, stres noktaları ve gelişim noktaları olmuş. Bunlarla nasıl mücadele ettiğimiz çok değerliydi. Bunları derlemek hem bize geçmişi yeniden öğretmiş oluyor hem de bu kültürel hafıza, bizim her zaman ileriye dönük kararlarımızda bize yön verecek bir çizgi oluşturuyor.” Akten, bu hafızanın sadece kurum içi bir motivasyon olmadığını, ülke ekonomisiyle de doğrudan bağlandığını şu sözlerle belirtiyor: “Bence bu hafızayı bir araya getirmek, bütün çalışanlarımıza geçmişte nasıl mücadele ettiğimizi gösteriyor. Aynı zamanda bir banka, biliyorsunuz ki ekonomisin en önemli parçasıdır. Bankanın gelişimi ve 80 yılda ülkenin ekonomisi ne destek verirken nasıl mücadele ettiği demek, aslında ülke ekonomisiyle alakalı da çok fazla birikim sağlamak demek. Arşiv çalışmaları sırasında çok bilmediğimiz pek çok konu, çok fazla belge ortaya çıktı. O da bizi hem duygulandırdı hem de bu kurum kültürünün ne kadar güçlü olduğunu gösteren birçok kanıt ve hikayeyi önümüze koydu.”

Mahmut Akten için Salt Galata’da gerçekleşen bu sergi, kurumsal bir başarının ötesinde oldukça derin kişisel anlamlar da barındırıyor. Serginin düzenlendiği tarihi binanın ve bulunduğu lokasyonun kendisini çocukluk yıllarına götürdüğünü belirten Akten, bu duygusal bağı şu sözlerle aktarıyor: “Bizim sergimiz herkese açık ve vakit bulan tüm dostlarımızın burayı ziyaret etmesini özellikle tavsiye ederim. Burası eski adıyla ‘Bankalar Caddesi’ olarak bilinirdi. Benim için anlamı çok büyük; çünkü babam beni bu caddeye getirirdi, kendisi de bu caddeye çok yakın bir yerde oturur ve çalışırdı. Dolayısıyla bugün Salt Galata, hem muazzam kütüphanesi hem de barındırdığı sergileriyle çok özel bir yer. Dönüp geriye baktığımda, bankacılık sektörünün o eski geçiş dönemlerini, kurumsal hafızamızı bu duvarlar arasın da görmek beni gerçekten çok duygulandırıyor.”
Arşiv çalışmalarında karşılaştıkları ve kendisini en çok şaşırtan ya da duygulandıran hikayeyi sorduğu muzda ise Akten, tebessüm ederek geçmişin eğlenceli ve vizyoner bir anısını şöyle paylaşıyor: “Çok hikâye var ama ilk aklıma gelen şu oldu: Bizden daha önce Genel Müdürlük yapmış olan Fuat Erbil arkadaşımız, bankada internet bankacılığı departmanında başlamış. O zamanlar malum ADSL bile yoktu; telefon hatlarına bağlanılan dönemler… Banka olarak, müşterilerimiz telefon hizmetiyle bankacılığa alışsınlar diye o dönem adeta bir telefon şirketi gibi hizmet verir olmuşuz. Çok ilginç gerçekten; telefon işleri hızlanınca ondan sonra biz o alandan çıkıp yalnızca bankacılık hizmetine odaklanmışız.Sergide alt kattaki videolarda da anlatılıyor; bir kutu şeklinde, hani kitap satar gibi internet bankacılığını insanların ayaklarına kadar götürmüşüz. Bence çok güzel ve vizyoner bir hikaye.”

Geçmişte yaşanan krizlere, konsolidasyonlara ve Garanti’nin bünyesine kattığı iki farklı banka deneyimine rağmen, sektörün tarihindeki en büyük miladın “dijitalleşme” olduğunu vurgulayan Mahmut Akten, bu kırılma anını şu sözlerle aktarıyor: “Türk bankacılık sektöründe dijital dönüşüm kesinlikle dünyayı değiştirdi; en büyük değişim oydu. Yoksa her ülkede, Amerika’da olduğu gibi zaman zaman bizde de krizler oldu, konsolidasyonlar yaşandı. Biz 2000’lerin başındaki krizde iki bankayı bünyesine katmış bir kurumuz. Ancak dijital dönüşüm dünyayı bambaşka bir yere taşıdı. İnsanların birçok işlemi, şubeye gitmeden yapabileceklerini anlamaları ve bunu yapabilmeleri büyük bir devrimdi. 80 yıllık tarihçeye bütünsel olarak bakınca, bu dönüşüm bence bugün konuşulan yapay zekâdan bile daha önemli bir kırılma noktasıydı. Çünkü öncesinde bu konuyla alakalı hiçbir kapasite, hiçbir yetkinlik yoktu; bir anda öyle bir dünyaya geçildi. Tabii ki ondan sonra akıllı telefonlar, mobil bankacılıklar vesaire gelişti ama o ilk adım bankacılığı tamamen değiştirdi.”
Mahmut Akten, geleceğin teknolojilerini sadece uzak tan izlemediklerini, bizzat küresel merkezlerinde incele diklerini şu sözlerle ifade ediyor: “Gelecekte yapay zekânın etkisi çok daha fazla olacak. Dünyanın her yerinde bu alana çok farklı yatırımlar yapılıyor. Bizim de şu anda çağrı merkezi hizmetlerimizden tutun da mobil bankacılıkta verdiğimiz yapay zekâ hizmetlerine, yapay zekâ asistanımıza kadar ciddi çözümlerimiz var. Ben dünyanın önümüzdeki 2-3 yılda, yani 5 yıla bile gitmeden, çok daha hızlı değişeceğini düşünüyorum. Yapay zekâ, adaptasyon anlamında bankacılığı çok hızlı etkileyecektir.” Geleceğin çözümlerini bugünden kestirmenin zor olduğunu ancak Garanti BBVA olarak her zaman esnek ve vizyoner bir stratejiyle hareket ettiklerini belirten Akten, finansal büyüklüklerden ziyade geleceğe odaklandıklarını vurguluyor: “Çözümleri tam olarak tahmin etmek zor, onun için biz her zaman banka olarak sahip olduğumuz 3 değere ve tek bir amaca odaklanıyoruz: ‘Müşterilerimizin ilerleme isteğinin yanındayız’ diyoruz. Bunu 30 sene önce de 40 sene önce de 80 sene önce de söylerdik; sergide aşağıda göreceğiniz eski taksit ve tüketici reklamlarımızda da bunu görebilirsiniz. İkinci olarak ‘Tek bir ekip’ olarak hareket ediyoruz çünkü eğitim ve yetkin bir kadroya sahip olmak çok önemli. Üçüncü kalemimiz ise ‘Büyük düşünürüz’. Büyük düşünmek için de dünyaya global bakmak gerekiyor. Ben yakın zamanda Garanti ekibimizle beraber Çin’deydim. Ondan önce BBVA ekibiyle San Francisco’daydım. Bugün arkadaşlarımız Japonya’da bir konferansta trendleri inceliyor. Trendin nereye gideceğini görmek, neyin fayda sağlayacağını sezmek çok önemli. Biz banka içerisinde rakam konuşmak yerine; ‘Banka ne kadar para kazandı, maaşımız ne oldu?’ sorusundan ziyade, önümüzdeki 1-2 senede hangi stratejik projeleri yapıyoruz ve buna ne kadar kaynak ayırıyoruz diye bakıyoruz. Bankacılıkta süreçleri geliştirmek ve müşteriye daha iyi hizmet vermek için sürekli yeni projeler üretiyoruz.”
EKONOMİ
6 gün önceEKONOMİ
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.