Türkiye’de otomobil, uzun yıllardır hem yapısal bir mobilite ihtiyacı hem de önemli bir ekonomik gösterge olarak öne çıkıyor. Üretimde Avrupa’nın ilk beş ülkesinden biri olan ve 100’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirerek sürekli cari fazla veren otomotiv sektörü, iç pazarda da 1 milyon barajını aşarak rekor satış rakamlarına ulaşıyor. Ancak pazarın bu hareketli yapısı, Avrupa standartlarıyla kıyaslandığında kişi başına düşen araç sahipliği konusunda hala hedefle nen noktadan oldukça uzak. Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, sektörün içinden geçtiği bu “büyüme paradoksunu”, vergi yüklerin den küresel tedarik zinciri risklerine kadar geniş bir perspektifte değerlendiriyor.

Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt
Avrupa ile Türkiye arasındaki en belirgin uçurumun araç sahipliği oranlarında ve vergilendirme sisteminde yaşandığına dikkat çeken Ali Haydar Bozkurt, mevcut vergi politikalarının pazarın genişlemesinin önündeki en temel engel olduğunu vurguladı. Bozkurt, “Avrupa’da ortalama da bin kişiye düşen otomobil sayısı 500 civarındadır; yani nüfusa oranla iki kişiden birinin otomobili vardır. Bizde ise maalesef henüz bu rakam 260’larda. Dört kişiden birinin otomobili olduğu bu seviyeye ancak son 5-6 yılda gelebil dik. O seviyelere ulaşmamızın önünde Avrupa’da olmayan bir ÖTV uygulaması var. Avrupa’da sadece ortalama yüzde 23 KDV ödeyerek otomobil alınabilirken, bizde donanıma göre yüzde 25’lerden başlayıp yüzde 220’lere kadar uzanan çok geniş bir ÖTV yelpazesi mevcut. Vergi sisteminde bir değişiklik olmadığı sürece Avrupa rakamlarına erişmemiz çok güç görünüyor” dedi.

Sektörün son yıllarda 1 milyon bandını aşarak 1.4 milyonluk pazar büyüklüğüne ulaşmasının ardında salt tüketim arzusunun değil, zorunlu ihtiyacın yattığını belir ten Bozkurt, bu satışların tarihte eşi görülmemiş bir şekilde “kredisiz” gerçekleştiğinin altını çizerek, “Otomotivsiz bir hayat düşündüğünüzde hem bireysel hem de ticari çarkların dönmesi çok zorlaşır. Artan nüfusla birlikte satışları sürükleyen asıl şey işin ihtiyaç boyutudur. Ancak ortada ciddi bir finansman sorunu var. Eskiden satılan otomobillerin yüzde 70-72’sinde mutlaka banka kredisi kullanılırdı. Bugün 2 milyon liranın üzerindeki araçlara zaten finansman yok, altındaki dilimlerde ise çok katı kısıtlamalar var. Kredi kullanım oranı bugün muhtemelen yüzde 5’lerin bile altına inmiş durumda. Neredeyse tamamen kredi kullanılmadan yapılan bir satış ortamı var” diye konuştu.

Dizel teknolojilerinin üretim bandından kalktığını ve sektörün yeni enerjili araçlara (Tam Elektrikli, Tam Hibrit, Şarj Edilebilir Hibrit) yöneldiğini belirten Toyota Türkiye CEO’su, tüketicilere karar aşamasında kendi mobilite alış kanlıklarını analiz etmelerini tavsiye ediyor. Bozkurt, “Dizel teknolojileri artık çok eskide kaldı. Geleceğin teknolojisi tartışmasız elektriklidir ve yüzde 35’lerden başlayan ÖTV oranlarıyla çok ciddi bir vergi avantajı sunmaktadır. Ancak tam elektrikli araç alacakların yaşam tarzlarına bakması gerekiyor. Şehir dışında sık seyahat ediliyor mu? Gidilen rotalarda şarj altyapısı var mı? Mola yerlerinde 40 dakika beklemek bir zaman sıkıntısı oluşturacak mı? Bu süreçleri yönetebilenler için elektrikli mükemmel bir seçenek. Ancak bu planlamayı yapmak istemeyenler, şehir içinde yüzde 50’ye varan yakıt tasarrufu sağlayan ve uzun yolda menzil endişesi yaşatmayan tam hibrit araçları, kullanım kolaylığı açısından daha cazip buluyor” ifadelerini kullandı.

Küresel çaptaki çatışmaların ve emtia piyasalarındaki dalgalanmaların otomotiv sektörüne olası etkilerini değerlendiren Bozkurt, krizlerin asıl faturasının henüz üretim maliyetlerine tam yansımadığına şöyle dikkat çekiyor: “Savaşın başlamasıyla petrol fiyatları 60 dolarlardan 120 dolarlara çıktı. Bu durumun üretim ve lojistik maliyetlerine olan yansımasını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Lojistik zincirinde, örneğin Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklı sıkıntılar farklı rotaların kullanılmasına neden oluyor. Otomotiv binlerce parçadan oluşur. O bölgeden geçecek bir lojistik gemisindeki tek bir vida gelmediği için koskoca üretim bandından o otomobil çıkamayabilir. Savaş durumu böyle devam ederse, fiyatlara olumsuz yansımaları endişeyle bekliyoruz.”
Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, otomobil fiyatlarındaki vergi ağırlığını şu çarpıcı sözlerle özetliyor: “En üst baremlere gittiğinizde, bir otomobil aldığınızda ödediğiniz bedelin sadece dörtte biri otomobilin kendisine aittir. Kalan dörtte üçlük kısım ise tamamen devlete ödediğiniz vergiden oluşur. Bu ekosistem sadece alırken ödenen KDV veya ÖTV ile de sınırlı değil; akaryakıttan kurumlar vergisine kadar çok geniş bir alanda vergi üreten bir yapıya sahibiz.”

Sektörel liderliğinin yanı sıra Adana Portakal Çiçeği Karnavalı’nın da başkanlığını yürüten Ali Haydar Bozkurt, bu inisiyatifin sürdürülebilir bir bölgesel kalkınma modeline dönüştüğünü ifadelerle özetliyor: “14 yılını geride bırakan karnaval, 1 milyona yakın insanı ağırlayarak Adana sokaklarından taşıp Kapadokya, Mersin, Antakya ve Nemrut Dağı’nı kapsayan dev bir bölgesel turizm ve ekonomi hareketine dönüştü. Brezilya’dan bile turist ağırladığımız bu organizasyon, amatör ruhunu kaybetmeden profesyonelce büyüyerek Türkiye’nin en iddialı turizm değerlerinden biri haline geldi.”
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
09 Haziran 2026EKONOMİ
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026EKONOMİ
09 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.