Avrupa’da Türk girişimciliği, son yıllarda yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil; kurumsal kapasitesi, karar alma mekanizmalarındaki etkinliği ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da yeniden tanımlanıyor. Küresel belirsizliklerin arttığı, Avrupa ekonomisinin dönüşümden geçtiği bu dönemde, Türk iş dünyasının ortak bir akıl ve güçlü bir temsil ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissediliyor. İşte bu noktada Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD), bir çatı örgütü olmanın ötesine geçerek, Avrupa’daki Türk girişimciliğine yön veren, standart koyan ve güven tesis eden bir yapı olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede ATİAD Başkanı Av. Aziz Sarıyar, derneğin vizyonunu, kurumsallaşma hedeflerini ve önümüzdeki 10 yıla yayılan stratejik yol haritasını Almanya’da İş Dünyası için değerlendirdi.

ATİAD’ın “Avrupa’daki Türk girişimciliğinin kılavuzu ve simgesi olma” vizyonunu nasıl tanımladıklarını anlatan Sarıyar, bu yaklaşımın yalnızca bir temsiliyet iddiası olmadığının altını çizdi. Sarıyar, “Biz bu vizyonu, yalnızca temsil eden değil; yön gösteren, standart koyan ve güven tesis eden bir yapı olmak şeklinde tanımlıyoruz. Avrupa’da Türk girişimciliği artık nicelikten ziyade nitelik üzerinden değerlendirilmek zorunda” dedi. Bu noktada ATİAD’ın rolünü, girişimcilere yol haritası sunan ve onları doğru ağlarla buluşturan bir kılavuz olarak konumlandırdıklarını belirten Sarıyar, sürdürülebilir büyümenin temel öncelik olduğunu vurguladı. Sarıyar, bu vizyonun soyut bir hedef olarak kalmaması için somut adımlar attıklarını ifade ederek, “Kurumsal kapasitemizi güçlendirmek, üyelerimiz arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımını sistematik hale getirmek ve Avrupa’daki karar alıcı mekanizmalarla doğrudan temas kurmak öncelikli adımlarımız arasında yer alıyor” diye konuştu. Bu hedef doğrultusunda ekonomi günleri, sektörel buluşmalar ve tematik çalışma gruplarıyla vizyonu sahaya taşıdıklarını kaydeden Sarıyar, ATİAD’ın giderek daha etkin bir platform haline geldiğini dile getirdi. Avrupa’daki Türk girişimcilerin kurumsallaşma sürecine de değinen Sarıyar, girişimcilerin güçlü reflekslere sahip olduğunu ancak kurumsallaşma konusunda aynı ivmeyi her zaman yakalayamadıklarını söyledi. Sarıyar, “ATİAD olarak burada rehberlik eden, iyi örnekleri görünür kılan ve üyeler arasında referans mekanizması oluşturan bir rol üstleniyoruz” ifadelerini kullandı. Bu süreçte karşılaşılan zorluklara da dikkat çeken Sarıyar, farklı ülke mevzuatları ve iş kültürleri arasında denge kurmanın, kuşak geçişlerinin sağlıklı yönetilmesinin ve yönetim yapılarının profesyonelleşmesinin hâlen önemli başlıklar olduğunu vurguladı. ATİAD’ın bu alanlarda eğitimler, danışmanlık iş birlikleri ve deneyim paylaşımlarıyla üyelerinin yanında olduğunu belirtti.

Avrupa’da Türk iş insanlarının daha görünür ve etkili olması için bireysel değil, kolektif bir temsil anlayışını benimsediklerini ifade eden Sarıyar, “Temsil gücünün artması yalnızca görünürlükle değil; güvenilir ve tutarlı bir muhatap olabilmekle mümkün” dedi. Bu çerçevede Alman ve Avrupa kurumlarıyla düzenli temas kurduklarını, ekonomi ve ticaret odaklı platformlarda aktif rol aldıklarını belirten Sarıyar; kamu-özel sektör diyaloglarını güçlendiren toplantılar, politika yapıcılarla yuvarlak masa görüşmeleri ve uluslararası iş dünyası etkinlikleriyle üyelerin sesini daha güçlü şekilde duyurmayı amaçladıklarını söyledi. İkinci ve üçüncü kuşak Türk girişimcilerin Avrupa’daki konumuna özel bir önem verdiklerini vurgulayan Sarıyar, yeni kuşakların çok kültürlü bakış açısı ve yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip olduğunu ifade etti. “Bu potansiyelin doğru yönlendirilmesi bizim için son derece önemli” diyen Sarıyar, genç girişimcilere yönelik mentorluk programları, rol model buluşmaları ve sektörel staj–network olanakları üzerinde çalıştıklarını aktardı.

ATİAD’ın farklı sektörlerden ve ölçeklerden üyeleri aynı çatı altında buluşturmasının önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Sarıyar, “Biz bu çeşitliliği bir zorluk değil, stratejik bir avantaj olarak görüyoruz” dedi. Sektörel komiteler, proje bazlı çalışma grupları ve tematik etkinliklerle üyeler arasında somut iş birliklerinin teşvik edildiğini belirten Sarıyar, bu yaklaşımın dernek içi sinerjiyi sürekli canlı tuttuğunu ifade etti. Mevcut küresel ve Avrupa ekonomik konjonktürüne de değinen Sarıyar, dijitalleşme, enerji dönüşümü, yeşil ekonomi ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasının Türk girişimciler için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Buna karşın finansmana erişim, artan regülasyonlar ve jeopolitik gelişmelerin dikkatle yönetilmesi gereken risk alanları olduğunu vurguladı. ATİAD’ın önümüzdeki 5–10 yıllık hedeflerini de paylaşan Sarıyar, derneğin 35 yıllık kurumsal birikimiyle Almanya genelinde saygın bir konuma ulaştığını belirterek şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde bu güveni ve etkiyi tüm Avrupa’ya yaymayı hedefliyoruz. Uzun vadede ATİAD’ı yalnızca bir iş insanları derneği değil; Avrupa’daki Türk girişimciliğinin ortak aklını temsil eden, politika yapıcılar ve iş dünyası için güvenilir bir düşünce merkezi ve stratejik partner olarak konumlandırmak istiyoruz.”
KARİYER
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceEKONOMİ
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önce