Türk sanayisinin gelişiminde “ithal ikamesi” değil, “it halatı bitirme” vizyonuyla hareket eden Gökhan Türkeş Öngel, kurumsal hayatın güvenli limanlarından ayrılarak başladığı üretim serüveninde bugün Avrupa’nın en büyük üç üreticisinden biri haline gelişinin hikayesini ve Türkiye ekonomisine sunduğu katma değeri paylaştı. Gökhan Türkeş Öngel’in başarı hikayesi, aslında Türki ye’nin sanayileşme azminin bir özeti niteliğinde. Satış kökenli bir profesyonel olarak 11 yıl boyunca kurumsal hayatta plasiyerlikten yöneticiliğe kadar her kademede görev yapan Öngel, kendi işini kurma kararı aldığında çevresinden gelen “Uzak Doğu’dan hazır ürün getirip satmak varken neden üretim gibi zor bir işe giriyorsun?” eleştirilerine kulak asmamış. O dönemde Türkiye’nin küçük ev aletleri pazarında yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Öngel, “Üretimin zor olduğunu biliyorduk ama ithalatın kolaycı lığına kaçmak bizim vizyonumuza tersti. 5 kişilik küçük bir atölyeyle yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada dünyanın 76 ülkesine ihracat yapan, Avrupa’nın üretim kapasitesiyle parmakla gösterilen markalarından biri haline geldik. En çok gurur duyduğum konu ise bizim cesaretimizden feyzalan diğer girişimci arkadaşlarımızın da sektöre girmesiyle küçük ev aletleri sektörünün Türkiye’de dış ticaret fazlası veren ender sektörlerden biri haline gelmesidir” dedi.

Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Türkeş Öngel
Piyasa hareketliliği ve tüketici alışkanlıklarına da değinen Öngel, Anneler Günü gibi özel dönemlerin sektör için “hasat zamanı” olduğunu belirtti. Ancak son yıllarda tüketici tercihlerinin dramatik bir şekilde değiştiğini vurguladı: “Özellikle pandemi sonrası dönemde yaşam biçimimizle birlikte temizlik anlayışımız da evrildi. Eskiden mutfak robotları revaçtayken, şimdi hijyen odaklı temizlik grubu ürünleri zirvede. Buharlı temizleyiciler şu an pazarın parlayan yıldızı. Kimyasal kullanmadan ısı ile sağlanan hijyen, tüketicinin birinci önceliği haline geldi. Biz de Ar-Ge projelerimizi bazen insanların ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz, bazen de geliştirdiğimiz inovatif ürünlerle onlara yeni ihtiyaçlar ve kolaylıklar sunuyoruz.” Öngel, Anneler Günü’ndeki satış ivmesine dair sosyolojik bir gözlemini de paylaşarak, Türkiye’deki demografik değişimlerin ticarete yansımasına şu sözlerle dikkat çekti: “Üzülerek ifade etmeliyim ki, anne sayısındaki azalış ve genç nüfusun evlilik-çocuk konusundaki mesafeli duruşu, Anneler Günü gibi özel günlerin o eski coşkulu ticaret hacminde bir durağanlığa sebep oluyor. Bu durum sadece ticari bir kayıp değil, Türkiye’nin geleceği için toplumsal bir motivasyonla çözülmesi gereken en önemli sorunlardan biridir.

Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Türkeş Öngel için Kars, sadece bir doğum yeri değil; karakterinin ve ticari ahlakının şekillendiği bir “yaşam okulu”. Kars’a olan borcunu sadece sosyal yardımlarla değil, kalıcı ekonomik yatırımlarla ödemeye hazırlanan Öngel’in ajandasında 3 kritik başlık öne çıkıyor:
Aslen Karslı olan ve doğduğu topraklara duyduğu derin bağı her fırsatta dile getiren Gökhan Türkeş Öngel, 5-7 Haziran tarihlerinde Türkiye’de İş Dünyası dergisinin koordinasyonunda gerçekleşecek büyük Kars Ekonomi Bu luşması öncesi önemli mesajlar verdi. “Ben varlığımı Kars’a borçluyum, şimdi sıra borcumu ödemekte” diyen Öngel, bölge için hayata geçirmeyi planladığı projelerin detaylarını paylaştı. Öngel, “Kars’ta lise bitene kadar yaşadım. Şahsım ve kurucusu olduğumuz KAI Vakfı aracılığıyla her yıl yüzlerce öğrencimize burs veriyoruz. Ancak artık bu desteği üretim teknikleriyle taçlandırmak istiyoruz. Güney Kore’nin kalkınma modeli ya da Cumhuriyetimizin kuruluşundaki idealist yaklaşım gibi; bizlerin batıda öğrendiği üretim disiplinini, iş yapış biçimini ve teknolojiyi Kars’a, oradaki gençlerimize taşıması gerekiyor” dedi.

Kars’ın sadece “vagon boşaltılan bir durak” ya da “turizmde sadece kaz eti yenen bir durak” olmaktan çıkması gerektiğini savunan Öngel, kentin tarihsel ve stratejik derinliğine vurgu yaptı. Osmanlı’da ilk ‘Gazi’ unvanını alan kentin Kars olduğunu hatırlatan Öngel, Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla bölgenin küresel bir ticaret aksı haline geleceğini şöyle ifade etti: “Kars, Cumhuriyet’in ilk yıllarında canlı hayvan ihracatıyla Türkiye’nin en parlak illerinden biriydi. Bugün ise maalesef milli gelirden en az pay alan iller arasında. Ancak avantajlarımız fırsatlarla örtüşmüyor. Kars, muazzam bir kültürel dokuya sahip; her türlü ayrımın reddedildiği, aynılıkların konuşulduğu bir barış kenti. Bu kültürel sermayeyi ekonomik güçle birleştirmeliyiz. Masamızda Kars için üç ayrı proje var; ikisi tarım ve hayvancılık, biri turizm odaklı. En az birini hayata geçirerek istihdama katkı sağlayacağız.”
Genç girişimcilere ve Karslı bursiyerlerine her zaman aynı öğüdü verdiğini belirten Gökhan Türkeş Öngel, konuşmasını şu duygusal sözlerle noktaladı: “Gençlere diyorum ki; ayağa kalktığınız, dizlerinizin üzerinden doğrulduğunuz ilk anda gözünüzü doğuya çevirin. Doğunun en doğusundaki, güneşin bile üşüdüğü o Serhat şehri Kars’ı asla unutmayın. O topraklara olan borcumuz ancak üretimle, yatırımla ve oradaki halkın refahını artırarak ödenebilir.” Royal Şirketler Grubu olarak ithalatı engelleyen her ürünü bir “vatan görevi” olarak gördüklerini belirten Öngel, Kars’ın ekonomik kalkınmasında da aynı kararlılıkla masa da ve sahada olacaklarını müjdeledi.
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
08 Haziran 2026EKONOMİ
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Haziran 2026EKONOMİ
08 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.