Tarih boyunca İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan Diyarbakır, bugün yeniden ekonomik bir merkez olma yolunda ilerliyor. Mezopotamya’nın bereketli toprakları üzerinde kurulu kent, güçlü tarım altyapısı, genç nüfusu ve stratejik konumuyla dikkat çekerken; yatırım, üretim ve istihdam açısından önemli fırsatlar sunuyor. Bu potansiyelin nasıl değerlendirileceğini ve Diyarbakır iş dünyasının beklentilerini anlatan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, hem mevcut tabloyu hem de gelecek vizyonunu kapsamlı şekilde ortaya koydu.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın bölge ekonomisindeki rolünü anlatan Kaya, kurumun yalnızca bir meslek örgütü değil, aynı zamanda kalkınma aktörü olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak 26 bini aşkın üyemizle bölgenin en geniş temsil kapa sitesine sahip yapılarından biriyiz. Amacımız; üyelerimizin haklarını korumak, iş dünyasının ihtiyaçlarına çözüm üretmek ve kentin ekonomisini daha rekabetçi hale getirmek.” Kaya, kamu kurumlarıyla iş birliklerinden girişimcilik desteklerine, eğitim programlarından ihracat projelerine kadar geniş bir alanda faaliyet yürüttüklerini belirterek, Diyarbakır’ın tarihsel ticaret birikimini bugünün ekonomik dinamikleriyle buluşturmayı hedeflediklerini vurguluyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya
Bölgedeki son gelişmelerin yatırımcı algısını doğrudan etkilediğini ifade eden Kaya, Diyarbakır’a yönelik ilginin yeniden canlanmaya başladığını söylüyor. Ancak bu ilginin kalıcı hale gelmesi için önemli bir şartı işaret ediyor: “Diyarbakır aslında büyük bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması, kalıcı bir barış ortamı ve öngörülebilir bir yatırım iklimiyle doğrudan bağlantılı.” Organize sanayi bölgelerinde şimdiden talepler almaya başladıklarını belirten Kaya, özellikle şu sektörlerin öne çıktığını ifade ediyor: İmalat sanayi, gıda ve tarıma dayalı sanayi, inşaat ve altyapı ve enerji. Ancak bölgesel jeopolitik risklerin yatırım kararlarını etkileyebileceğine dikkat çeken Kaya, Türkiye’nin iç barışı güçlendirmesinin ekonomik kalkınma açısından kritik olduğunu vurguluyor. Ancak bu ilginin kalıcı hale gelmesi için önemli bir şartı işaret ediyor: “Diyarbakır aslında büyük bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması, kalıcı bir barış ortamı ve öngörülebilir bir yatırım iklimiyle doğrudan bağlantılı.” Organize sanayi bölgelerinde şimdiden talepler almaya başladıklarını belirten Kaya, özellikle şu sektörlerin öne çıktığını ifade ediyor: İmalat sanayi, gıda ve tarıma dayalı sanayi, inşaat ve altyapı ve enerji. Ancak bölgesel jeopolitik risklerin yatırım kararlarını etkileyebileceğine dikkat çeken Kaya, Türkiye’nin iç barışı güçlendirmesinin ekonomik kalkınma açısından kritik olduğunu vurguluyor.
![]()

Kentin hem üretim hem de yaşam açısından cazibe merkezi haline gelmesinde en önemli unsurun kurumsal iş birliği olduğunu belirten Kaya, son dönemde diyalog kanallarının yeniden güçlenmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Kaya, sözlerine şu şekilde devam etti; “Yerel yönetimler, merkezi idare, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları aynı hedef doğrultusunda hareket ederse Diyarbakır çok hızlı bir sıçrama yapabilir.” Kaya ayrıca, şeffaf, katılımcı ve istişareye dayalı yönetim anlayışının; yatırım ortamının iyileştirilmesinden sosyal politikalara kadar birçok alanda belirleyici olacağını aktardı. İş dünyasının en önemli gündem başlıklarından birinin teşvikler olduğunu belirten Kaya, mevcut sistemin bölgesel kalkınma hedefiyle örtüşmediğini belirterek, “Teşviklerin büyük bölümü gelişmiş bölgelere gidiyor. Bu durum, bölgesel eşitsizlikleri azaltmak yerine daha da artırıyor” dedi. Kaya ayrıca Diyarbakır gibi şehirler için özel ve bütüncül destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Öne çıkan talepler ise şöyle:
Yerel işletmelerin teknolojiye ve ihracata yönelme eğiliminin arttığını belirten Kaya, bu dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek, “Artık rekabet edebilmenin yolu dijitalleşmeden ve uluslararası pazarlara açılmaktan geçiyor” dedi. DTSO olarak üyelerine; dijital dönüşüm, e-ticaret ve dış ticaret mevzuatı gibi alanlarda eğitimler verdiklerini belir ten Kaya, fuarlar ve yurtdışı iş gezileriyle firmaların yeni pazarlara açılmasını desteklediklerini söylüyor.

Diyarbakır’ın en önemli gücünün genç nüfusu olduğunu vurgulayan Kaya, bu potansiyelin doğru yönetilmemesi halinde risk oluşturabileceğini şu sözlerle ifade ediyor: “Genç nüfusumuz bizim en büyük avantajımız. Ancak doğru politikalarla desteklenmezse bu avantaj, işsizlik ve eşitsizlik sorununa dönüşebilir.” Mesleki eğitim, girişimcilik destekleri ve istihdam odaklı projelerle gençleri iş hayatına hazırlamayı hedeflediklerini belirten Kaya, yeni projelerin de yolda olduğunu dile getirdi.
Diyarbakır; güçlü üretim altyapısı, genç nüfusu ve stratejik konumuyla Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde önemli bir rol oynayabilecek potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi; güven veren bir yatırım iklimi, adil teşvik sistemi ve güçlü kurumsal iş birliğiyle mümkün görünüyor. Mehmet Kaya’nın da vurguladığı gibi, doğru adımlar atıldığı takdirde Diyarbakır yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de yeni bir ekonomik merkez haline gelebilir.
EKONOMİ
14 gün önceEKONOMİ
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 Mayıs 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Mayıs 2026EKONOMİ
22 Mayıs 2026EKONOMİ
22 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.