TİM Suriye Masası ve GAİB Hububat Bakliyat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Türkiye’nin dış ticaret rotasını yeniden çizecek stratejik hamleleri açıkladı. Suriye ile ticari ilişkilerin kurumsal bir zemine oturması ve Orta Koridor’un sunduğu lojistik fırsatlar, Türk ihracatçısını küresel arenada bir üst lige taşımaya hazırlanıyor.
Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal üretim gücü, Suriye pazarındaki normalleşme sinyalleriyle yeni bir ivme kazanıyor. Celal Kadooğlu, sınır kapılarındaki operasyonel süreçlerin düzenli hale gelmesinin maliyetler üzerindeki rahatlatıcı etkisine dikkat çekiyor:
“Suriye, coğrafi yakınlığımız nedeniyle en hızlı reaksiyon verebildiğimiz doğal pazarımız. 2026 yılında sınır geçişlerinin daha planlanabilir hale gelmesiyle, firmalarımız fiyatlama disiplinini güçlendirecek. Lojistik akışın kesintisiz olması, sadece zaman değil, sağlıklı maliyet hesabı demektir. İstikrar güçlendikçe, ticaretimiz daha uzun vadeli ve planlı bir zemine taşınacak.”

Suriye’nin yerel üretim kapasitesinin sınırlı kalması, Türkiye’yi bölgenin “güvenilir gıda deposu” haline getiriyor. Ancak Kadooğlu, vizyonun sadece gıda arzı ile sınırlı olmadığını, Suriye’nin stratejik bir “geçiş noktası” olarak konumlandırılması gerektiğini belirtiyor:
“Gündemimizde transit ticaretin kurumsal bir yapıya kavuşturulması var. Suriye üzerinden Orta Doğu’nun iç pazarlarına uzanan ticaret hatlarını işler hale getirmek, dış ticaretimizi geniş bir coğrafyaya yayacaktır. Ortak yatırım modelleriyle bölgedeki fiziksel varlığımızı ve etkileyiciliğimizi artıracağız.”
Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimi, Türk gıda ürünleri için küresel rekabette “çarpan etkisi” yaratmaya aday. Çin ile Avrupa arasındaki mesafeyi 2.000 km kısaltan ve taşıma süresini 18 güne indiren bu hat, Türk bakliyat ve hububat sektörü için yeni bir dönem başlatıyor:
“Zaman hassasiyeti olan gıda ürünleri için 18 günlük süre ciddi bir rekabet avantajıdır. Orta Koridor sayesinde ihracatçımız Çin ve Orta Asya pazarlarında daha görünür olacak. Bu hat, sadece bir ulaşım yolu değil; marka algımızı ve fiyatlama gücümüzü artıran stratejik bir ticaret köprüsüdür.”
Kadooğlu, rekabetçiliğin temelinde lojistik kabiliyetin yattığını vurgulayarak, yatırımcı ajandasının ilk sırasına demiryolu taşımacılığını koyuyor:
“Bakü-Tiflis-Kars hattı, üretim merkezlerimizi doğrudan dünyaya bağlıyor. Demiryolunun payını artırmak artık bir tercih değil, sürdürülebilirlik için zorunluluktur. Karbon ayak izini düşüren, maliyeti minimize eden bu modelle, lojistik merkezlerimizi gümrük süreçleriyle senkronize ediyoruz. Orta Koridor’un tam kapasitesini bu entegrasyonla açığa çıkaracağız.”
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceKARİYER
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceEKONOMİ
11 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önce