DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Edremit Ticaret Odası’ndan zeytinyağı için acil destek çağrısı
Tel ve kablo sektöründe yeni dönem

Tel ve kablo sektöründe yeni dönem

31/08/2026 16:15
Tel ve kablo sektöründe yeni dönem

Yapay zekâdan yenilenebilir enerjiye, elektrikli araçlardan yeni nesil şebekelere kadar küresel ekonominin büyüme alanları aynı temel altyapıya ihtiyaç duyuyor: daha fazla ve daha gelişmiş kablo.

Küresel tel ve kablo pazarındaki dönüşüm; yaşlanan elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve ülkeler arasındaki elektrik bağlantılarının güçlendirilmesi sektörü daha yüksek kapasiteli ve daha yüksek voltajlı ürünlere yöneltiyor. Bu eğilimin en somut göstergelerinden biri yüksek voltajlı (HV) ve ekstra yüksek voltajlı (EHV) kablolara yönelik talep. Küresel HV ve EHV kablo talebinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 25 artması bekleniyor. Bu talebin artmasının temel sebeplerinden biri veri merkezleri. Veri merkezleri yatırım ve üretim kapasitesiyle birlikte elektrik iletim ve dağıtım altyapısına olan ihtiyacı da büyütüyor. 1 gigavatlık bir veri merkezi yaklaşık 29 kiloton iletken kablo gerektiriyor. Bu da elektrifikasyonun yarattığı dönüşümün boyutunu ortaya koyuyor. Veri merkezlerinin küresel kablo talebindeki payı 2020 yılında yüzde 0,5 seviyesindeyken 2025’te yüzde 1,6’ya yükseldi. Mevcut yatırımların hayata geçmesi halinde bu oranın 2030’da yüzde 3,8’e, Kuzey Amerika’da ise yüzde 14’e kadar çıkması öngörülüyor.

Talebin bölgesel dağılımında ise farklı dinamikler öne çıkıyor. Avrupa’da temel gündem şebeke yenileme ve enerji güvenliği. Avrupa Birliği’nin 2040’a kadar yaklaşık 1,2 trilyon Euro’luk şebeke yatırımına ihtiyaç duyduğu, bunun yaklaşık 730 milyar Euro’sunun dağıtım şebekelerine yönelmesi gerektiği tahmin ediliyor. Hindistan ise hızlı büyüyen pazarlardan biri. Yaklaşık 10 milyar dolarlık tel ve kablo pazarının 2030 yılına kadar yıllık yüzde 12-14 büyüyerek 16 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Çin’de ise daha ayrışan bir görünüm söz konusu. Büyük ölçekli elektrik şebekesi yatırımları ve açık deniz rüzgâr projeleri yüksek gerilim kablo talebini desteklerken, inşaat sektöründeki daralma düşük gerilimli kablolara yönelik talebi sınırlıyor.

Küresel talepteki bu dönüşüm, güçlü üretim ve ihracat altyapısına sahip ülkeler açısından yeni fırsatlar yaratıyor. Türkiye de bunlardan biri. Türkiye’nin kablo ihracatı 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde 331,3 bin tona, ihracat değeri ise yaklaşık 2,7 milyar dolara ulaştı. Avrupa pazarı sektör ihracatında önemli bir ağırlığa sahip olmaya devam ederken yakın coğrafyadaki ülkeler de Türkiye’nin başlıca pazarları arasında yer alıyor. Sektörün temel girdilerinden bakır tel tarafında da dikkat çekici bir performans görülüyor. Aynı dönemde bakır tel ihracat miktarı yüzde 5,1 artarak 57,5 bin tona, ihracat değeri ise yüzde 42,3 yükselişle 807,7 milyon dolara çıktı. Bu göstergeler, bakır telin birim ihracat değerinde kilogram başına ortalama ihracat fiyatının 10,36 dolardan 14,04 dolara yükselmesiyle birlikte  Türkiye’nin tel ve kablo sektöründe ihracat kapasitesini koruduğuna ve özellikle Avrupa pazarındaki konumunun önemini sürdürdüğüne işaret ediyor. Güçlü talep görünümüne rağmen sektörün önündeki en önemli meselelerden biri tedarik tarafında ortaya çıkıyor.  2026’da rafine bakır tüketiminin yüzde 2,1 artması beklenirken, uzun vadede rafinasyon kapasitesinin maden arzından daha hızlı büyümesi arz açığı riskini gündemde tutuyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar da tedarik zincirlerinin jeopolitik gelişmelere ne kadar duyarlı olduğunu yeniden ortaya koyuyor.

Tel ve kablo sektörünün önündeki tablo iki yönlü. Bir tarafta yapay zekâ, veri merkezleri, yenilenebilir enerji, elektrikli ulaşım ve şebeke modernizasyonunun yarattığı güçlü ve giderek çeşitlenen bir talep bulunuyor. Diğer tarafta ise bu talebi karşılayacak üretim kapasitesinin, hammadde tedarikinin ve lojistik altyapının aynı hızda geliştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sektörün büyümesini yalnızca üretim miktarındaki artışla değerlendirmek yeterli olmayacak. Rekabetin yönünü; daha yüksek kapasiteli, daha yüksek gerilimli ve teknik açıdan daha gelişmiş ürünlere geçiş belirleyecek. Elektrifikasyon küresel ekonominin temel dönüşüm eksenlerinden biri haline gelirken, tel ve kablo sektörü de bu dönüşümün görünmeyen fakat vazgeçilmez altyapılarından biri olarak öne çıkıyor.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.