Elektrifikasyon denildiğinde akla ilk olarak güneş panelleri ya da elektrikli otomobiller geliyor. Oysa bu dönüşümün görünmez omurgasını toprak altında döşenen kablolara, trafo sargılarına, veri merkezlerine uzanan iletkenlerdir. Bunları başta da bakır oluşturuyor. Dünyanın elektriğe talebi daha önce görülmemiş bir seviyede büyürken bakır da elektriğin taşındığı her yerde var olmaya devam edecek.
S&P Global’in 2026 yılı tahminleri ne göre küresel elektrik tüketimi 2040’a kadar %50 artacak. Bunu sağlayacak altyapı için 7,5 trilyon dolarlık iletim ve dağıtım yatırımı gerekiyor. Bakır tam da bu yatırımın merkezinde bulunuyor. Yeraltı iletim hatlarında kilometre başına 19,5 ton, dağıtım hatlarında ise kilometre başına 3,7 ton bakır kullanılıyor. Bunun sebebi, bakırın iletkenlikte gümüşten sonra gelen en önemli metal olmasıdır. Alüminyum daha ucuz ve daha hafif; ancak yeraltında korozyon direnci yetersiz. Fiber optik ise veri taşıyor, elektrik değil. Bakırın yerini alacak başka bir malzeme, bugünün teknolojisiyle henüz bulunmuyor. Bu yapısal gerçek, bakırı sıradan bir emtia olmaktan çıkarıyor. Talebin nereden geldiğine bakıldığında tablo daha da karmaşıklaşıyor. Aynı anda birden fazla ve birbirinden bağımsız dinamik, bakır talebini etkiliyor.
Dünya nüfusundaki artışla birlikte şehirleşme de sürüyor. Sekiz katlı bir bina kablolar, borular ve elektrik tesisatlarıyla yaklaşık 20 metrik ton bakır içeriyor. Ayrıca bugün 2,5 milyar olan küresel klima sayısının 2040’ta 4,5 milyarın üzerine çıkması bekleniyor. Yapı ve gelenek sel sektörlerden kaynaklanan talebin 2025’teki 18 milyon metrik tondan 2040’a kadar 23 milyon metrik tona yükselmesi öngörülüyor. Bu da sektör üzerinde sessiz ama sürekli bir baskı anlamına geliyor.
Enerji dönüşümü ise bir başka talep faktörü. Güneş, rüzgar ve batarya depolama kapasitelerinin toplamı son on yılda %20 büyüyerek 600 gigavattan 3.800 gigavata çıktı. Sadece güneş enerjisi kurulu kapa sitesi ise 2024 sonu itibarıyla 2.300 gigavata ulaşmış olup S&P Global tahminlerine göre 2040’ta 7.500 gigavata çıkması bekleniyor. Bir megavat güneş kapasitesi yaklaşık 2,2 metrik ton bakır gerektiriyor. Rüzgar enerjisinde ise yılda 250 gigavat yeni kapasite ekleneceği öngörülüyor. Elektrikli araçlarda dönüşüm özellikle Çin’de hız kesmeden sürüyor. 2025 yılında küresel satış miktarı 22 milyon adede ulaştı. 2010’da bu miktar 10.000 civarındaydı. Üstelik bir elektrikli araç, içten yanmalı muadilinin 2,9 katı bakır tüketiyor; büyük pilli araçlarda bu oran daha da yüksek.
2022 yılına kadar modellere dahil edilmeyen veri merkezleri ve yapay zeka ise bugün önemli bir talep kaynağı olarak öne çıkıyor. ABD’de veri merkezlerinin toplam elektrik tüketimindeki payı bugün %5 ve 2030’a kadar %14’e ulaşması bekleniyor. Bu büyüme doğrudan bakır tüketimini etkiliyor. Veri merkezlerinin çektiği yük, tüm elektrik altyapısını büyümeye zorluyor. Bu alanda bakır açısından 2025–2040 yılları arasında 2 milyon metrik ton ek yıllık talep öngörülüyor. Savunma sektöründeki gelişmeler de bakır talebi üzerinde rol oynuyor. Elektrikli savaş alanı, insansız sistemler ve ileri iletişim ağları gibi teknolojiler bakır yoğun sistemler. NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSYH’nin %5’ine çıkarma taahhüdü de bu talebi somut bir zemine oturtmuş durumda. 2040’a kadar savunma sektöründen gelen bakır talebinin üç katına çıkması öngörülüyor.
Tüm bu alanlar değerlendirildiğinde bugünkü 28 milyon metrik tonluk talebin 2040 yılında 42 milyon metrik tona ulaşacağı öngörülüyor. Mevcut yatırım seyri devam ederse madenden gelen birincil arzın 2040’ta yalnızca 22 milyon metrik tonda kalması bekleniyor. Şehirleş me, enerji dönüşümü, yapay zeka ve savunma sanayilerinden gelen talepler aynı anda aynı yönde hareket ederken yeni maden geliştirmek için gereken uzun süreler, düşen tenörler ve izabe yoğunlaşması arz tarafında aşılması kolay olmayan engeller olarak öne çıkıyor. Geri dönüşüm ise iyimser senaryoda bile açığın dörtte birini ancak karşılayabiliyor.
EKONOMİ
25 gün önceEKONOMİ
02 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Haziran 2026EKONOMİ
02 Haziran 2026EKONOMİ
02 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.