Başta İstanbul olmak üzere birçok kentimizde Ekim ayı içinde yaşanan şiddetli yağışlar ve beraberinde gelen sel felaketi, şehir içi ulaşımı olumsuz etkilerken sokaklarımızda sayıları her geçen gün artan bataryadan elektrikli taşıtları (BEV) da doğrudan hedef aldı. Birçok bataryadan elektrikli otomobil sel sularının ortasında kaldı, sürüklendi veya tamamen suya gömüldü. İçten yanmalı motorlu taşıtlara kıyasla farklı bir teknolojik altyapıya sahip olan bu taşıtların suyla teması, sürücüler ve kurtarma ekipleri için doğal olarak klasik otomobillerden çok daha farklı riskler ve dikkat edilmesi gereken hayati hususlar barındırıyor. Peki, selde kalan elektrikli otomobiller hangi güvenlik risklerini taşır ve bu süreçte kullanıcıların atması gereken adımlar nelerdir? Kısaca bakalım:
Sel suyu, şebeke suyu veya yağmur suyundan farklı olarak çamur, kimyasallar ile özellikle tuz ve mineraller içerir. Bu iletken karışım, taşıtın tabanına yerleştirilmiş batarya bloğuna sızdığında zamanla iç hücrelerde veya bağlantı noktalarında korozyona (aşınmaya) yol açar. Korozyon ise kısa devreye ve dolayısıyla batarya hücrelerinin aşırı ısınmasına neden olabilir.
Her ne kadar modern elektrikli taşıtlar bir kaza veya su teması anında yüksek voltaj sistemini otomatik olarak izole eden güvenlik şalterlerine sahip olsa da sel sularının fiziki darbesi veya aracın altının darbe alması bu güvenlik mekanizmalarını devre dışı bırakabilir.
Hasar gören veya hücre sızıntısı yaşayan lityum-iyon bataryalar, çevreye göz ve solunum yollarını tahriş eden toksik ve yanıcı gazlar yayabilir. Kapalı alanlarda veya taşıt yakınında bu gazların solunması son derece tehlikelidir. Taşıtınız sel suyuna maruz kaldıysa ister tamamen suya gömülmüş ister sadece taban seviyesinde su almış olsun, atacağınız ilk adımlar güvenliğinizi belirler. Yapmanız gerekenler şunlardır:
En sık yapılan hata, “Acaba çalışıyor mu?” düşüncesiyle taşıta binip çalıştırma düğmesine basmaktır. Taşıta enerji vermek, kısa devre yapmamış bir sistemi anında kısa devreye sokabilir ve kalıcı hasara ya da yangına davetiye çıkarabilir.
Taşıtın yakınında duman, tıslama sesi, kabarcık oluşumu veya garip bir koku (tatlımsı veya plastik yanığı kokusu) fark ederseniz derhal uzaklaşın ve itfaiyeyi arayın. Turuncu renkli yüksek voltaj kablolarına veya taşıtın alt kısmına asla dokunmayın.
Selden çıkarılan veya çekilen elektrikli taşıtlar, en az 15 metre yarıçapında kapalı bina, garaj veya diğer taşıtlardan uzakta, açık bir alanda park edilmelidir. Gece saatlerinde başlayabilecek gecikmeli bir batarya yangınının binalara veya çevredeki diğer taşıtlara sıçraması bu şekilde önlenebilir.
Elektrikli taşıtların çekilmesi de standart taşıtlardan farklıdır. Taşıtın tekerlekleri dönerek rejeneratif frenleme üzerinden sisteme elektrik gönderebileceğinden, sel görmüş bir elektrikli taşıt kesinlikle yürütülerek veya çekme halatıyla çekilmemeli; mutlaka vinçli düz kasa (kayar kasa) çekicilerle taşınmalıdır. Taşınacağı servisin yetkili ve yüksek voltaj eğitimi almış teknisyenlere sahip olduğundan emin olunmalıdır.
Taşıtın dışarıdan kurumuş görünmesi iç sistemlerin güvenli olduğu anlamına gelmez. Yetkili servis, batarya paketini ve yüksek voltaj tesisatını özel ölçüm cihazlarıyla test etmeden taşıt tekrar trafiğe çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıyız ki, selde kalmış bir elektrikli taşıt için en büyük güvenlik önlemi, sabırla uzman müdahalesini beklemektir.
GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026SPOR
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.