DOLAR 44,1925 -0.08%
GBP 58,7723 0.36%
EURO 50,7902 0.49%
ALTIN 7.128,77-0,09
BIST 12.962,49-1,00%
BITCOIN 32616003.10089%
ETH 1010968.39544%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

ÖZEL HABER
Erkek egemen sanayide 20 yıllık mücadele
Enerji fiyatları ve jeopolitik riskler sanayi üretiminin rotasını belirliyor

Enerji fiyatları ve jeopolitik riskler sanayi üretiminin rotasını belirliyor

Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanma, enflasyon baskısı ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji maliyetlerindeki kalıcı artışın küresel enflasyonu yukarı çekebileceğini ve merkez bankalarını yeniden sıkı para politikalarına yöneltebileceğini belirterek, bunun finansmana erişimi zorlaştırarak sanayi üretimi üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade ediyor. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlı yapısının maliyet baskısını artırdığını vurgulayan Çetinkaya, buna karşın bazı sektörlerde yeni ihracat fırsatlarının da ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

16/03/2026 12:32
Enerji fiyatları ve jeopolitik riskler sanayi üretiminin rotasını belirliyor

Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatları, bölgesel gelişmeler ve sanayi üretimine ilişkin beklentilerini değerlendirdi.

ENERJİ FİYATLARI SANAYİ ÜRETİMİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Sanayi üretiminde enerjinin en kritik girdilerden biri olduğunu belirten Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomik dengeleri de etkileyebileceğine dikkat çekti.

“Sanayi üretiminde enerji oldukça kritik bir girdi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı artışlar küresel ölçekte enflasyonu yukarı çekebilir ve bu durum merkez bankalarını yeniden parasal sıkılaşma politikalarına yöneltebilir. Böyle bir tabloda küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ve finansmana erişimin zorlaşması da mümkün. Bu nedenle sanayi sektörünün 2026 yılında göstereceği performansta enerji fiyatları ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak.”

TÜRKİYE’NİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI MALİYET BASKISINI ARTIRIYOR

Türkiye’nin enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı bir ekonomi olduğunu vurgulayan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleri başta olmak üzere ekonominin birçok alanını etkilediğini söyledi.

“Petrol fiyatlarındaki artışın ilk olarak akaryakıt fiyatlarına yansıdığını, bunun da kısa sürede taşımacılık, üretim ve gıda fiyatları üzerinde etkisini gösterdiğini görüyoruz. Enerji fiyatları yükseldiğinde enerji ithalatı için daha fazla dövize ihtiyaç duyuluyor ve bu durum kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor.”

BÖLGESEL GELİŞMELER ENERJİ MALİYETLERİNİ ETKİLEYEBİLİR

Enerji arzı ve bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Çetinkaya, “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye, Aralık 2025’te İran’dan 575,99 milyon standart metreküp doğalgaz ithal etti ve bu miktar toplam doğalgaz ithalatının yüzde 7,53’ünü oluşturdu. EPDK’nın yıllık sektör raporuna baktığımızda ise Türkiye’nin 2024 yılında İran’dan 7 milyar 43 milyon Sm3 doğalgaz ithal ettiğini görüyoruz. Aynı dönemde Türkiye’nin en fazla doğalgaz ithal ettiği ülke 21 milyar 572 milyon Sm3 ile Rusya olurken, ikinci sırada 11 milyar 478 milyon Sm3 ile Azerbaycan yer alıyor. İran ise üçüncü sırada bulunuyor. 2014–2024 döneminde İran’ın Türkiye’nin doğalgaz ithalatındaki payı ortalama yüzde 13,49 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin enerji maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

BAZI SEKTÖRLER İÇİN RİSK, BAZILARI İÇİN FIRSAT

Jeopolitik gelişmelerin sektörler üzerindeki etkisinin farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.

“Cam, seramik ve demir-çelik gibi sektörlerde enerji maliyetleri toplam üretim maliyetinde önemli bir paya sahip. Bu nedenle küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık bu sektörlerde kârlılık üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan İran’ın gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümünün Türkiye ile doğrudan rekabet edilen ürün gruplarında yoğunlaştığını görüyoruz. Türkiye, buradan doğacak boşlukta özellikle plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi alanlarda üretim kapasitesiyle öne çıkabilir.”

SANAYİDE TOPARLANMA JEOPOLİTİK RİSKLERİN SEYRİNE BAĞLI

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çetinkaya, sanayi üretiminde toparlanmanın zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2026 yılına temkinli bir iyimserlikle bakıyoruz. Yılın ilk bölümünde daha temkinli bir görünümün öne çıkması beklenebilir. Ancak sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanmanın 2026’nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerin seyrine bağlı olarak gündeme gelebileceğini öngörüyoruz.”

En az 10 karakter gerekli