DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
İstanbul’a dönen, efsane formula 1’in yeni kodları
Yükseköğretimde yeni dönem yetkinlik odaklı olacak

Yükseköğretimde yeni dönem yetkinlik odaklı olacak

2026 YKS verileri, yükseköğretimde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Eğitim Programı Moderatörü Esra Esen Atayeter'e göre artık tercih sürecinde yalnızca puan değil; yetkinlik, uygulamalı eğitim, girişimcilik ve uluslararası deneyim de belirleyici hale geliyor.

28/07/2026 10:11
Yükseköğretimde yeni dönem yetkinlik odaklı olacak

Rümeysa Kocaman Alp

Eğitim Programı Moderatörü Esra Esen Atayeter, 2026 YKS başvuru verilerinin yalnızca sınava giren aday sayılarını değil, Türkiye’de yükseköğretime bakışın nasıl değiştiğini de ortaya koyduğunu söyledi.

Atayeter, “2026 yılında YKS’ye 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. En genç adayın 16, en yaşlı adayın ise 87 yaşında olması, üniversite eğitiminin artık yalnızca lise mezunu gençlerin hedefi olmadığını gösteriyor. 50 yaşın üzerinde 20 binden fazla adayın sınava başvurması da yaşam boyu öğrenme anlayışının giderek güçlendiğini ortaya koyuyor. Bugün tercih dönemini değerlendirirken yalnızca puanları ya da başarı sıralamalarını konuşmak yeterli değil. Üniversitelerin nasıl dönüştüğünü, öğrencilerin beklentilerinin nasıl değiştiğini ve iş dünyasının hangi yetkinlikleri talep ettiğini birlikte okumamız gerekiyor” dedi.

YETKİNLİKLER DİPLOMANIN ÖNÜNE GEÇİYOR

Yükseköğretimde yeni dönemin en önemli başlıklarından birinin yetkinlik temelli eğitim olduğunu vurgulayan Atayeter, YÖK’ün Mikro Yeterlilikler Çerçevesi uygulamasının bu dönüşüm açısından kritik olduğunu söyledi.

Atayeter, “Artık öğrencilerin yalnızca üniversitede aldığı dersler değil, üniversite dışında kazandığı bilgi, beceri ve sertifikalar da önem kazanıyor. YÖK’ün başlatacağı Mikro Yeterlilikler Çerçevesi ile bu kazanımların AKTS sistemine dahil edilmesi, mezunların iş dünyasındaki rekabet gücünü artıracak. Günümüzde küresel şirketler diploma kadar kişinin sahip olduğu yetkinliklere de bakıyor. Bu nedenle öğrencilerin eğitim hayatı boyunca kendilerini sürekli geliştirmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“UYGULAMALI EĞİTİM ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”

Üniversitelerin teorik eğitimden uygulama ağırlıklı modele geçtiğini belirten Atayeter, sanayi ile geliştirilen iş birliklerinin mezunların istihdamını güçlendirdiğini dile getirerek, “Özellikle mühendislik ve teknik programlarda son yılın tamamen uygulamaya ayrıldığı modeller yaygınlaşıyor. Organize sanayi bölgeleri, teknoparklar ve özel sektörle geliştirilen iş birlikleri sayesinde öğrenciler mezun olmadan iş hayatıyla tanışıyor. TÜBİTAK’ın proje destekleri de araştırma kültürünü güçlendiriyor. Üniversiteler artık yalnızca diploma veren kurumlar değil; öğrenciyi iş yaşamına hazırlayan üretim merkezleri haline geliyor” dedi.

YAPAY ZEKÂ VE GİRİŞİMCİLİK ÖNE ÇIKIYOR

Teknolojik dönüşümün üniversitelerde yeni programları beraberinde getirdiğini ifade eden Atayeter, yapay zekâ, dijital dönüşüm, yeşil ekonomi ve tarım teknolojileri alanlarında açılan yeni bölümlerin geleceğin mesleklerine cevap verdiğini söyleyerek, şöyle konuştu; “Bugün üniversiteler yalnızca mevcut meslekler için değil, henüz yeni oluşan sektörler için de insan kaynağı yetiştiriyor. Yapay zekâ, makine öğrenmesi, yenilenebilir enerji, su ve atık yönetimi gibi alanlar geleceğin en güçlü istihdam alanları arasında yer alacak. Aynı zamanda girişimcilik kültürü de üniversitelerde çok daha güçlü şekilde destekleniyor. Teknoloji transfer ofisleri, teknoparklar ve kuluçka merkezleri sayesinde öğrenciler fikirlerini projeye, projelerini ise ticari değere dönüştürebiliyor.”

“AKREDİTASYON VE ULUSLARARASILAŞMA TERCİHLERDE BELİRLEYİCİ OLMALI”

Üniversite tercihi yapacak adaylara da tavsiyelerde bulunan Atayeter, adayların yalnızca başarı sıralamasına odaklanmaması gerektiğini de belirterek, “Bugün bir üniversiteyi değerlendirirken akreditasyon durumu, uluslararası iş birlikleri, Erasmus olanakları, uygulamalı eğitim modeli, kariyer merkezleri ve sektör bağlantıları mutlaka incelenmeli. Tercih süreci yalnızca ‘puanım nereye yetiyor’ sorusuyla yürütülmemeli. Asıl soru, ‘hangi üniversite beni geleceğe daha iyi hazırlar’ olmalı. Çünkü değişen teknoloji, değişen iş dünyası ve yeni kuşakların beklentileri önümüzdeki yıllarda yükseköğretimi daha da farklı bir noktaya taşıyacak” şeklinde konuştu.

#YKS2026 #ÜniversiteTercihleri #Yükseköğretim #Eğitim

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.