Küresel ekonomide artan belirsizlikler yatırım dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı. Pandemi, savaşlar, enerji krizleri, yüksek enflasyon ve tedarik zincirindeki kırılmaların ardından yatırımcıların yalnızca yüksek getiriye odaklandığı dönem yerini sermayenin korunması, hukuki güvence ve ekonomik öngörülebilirliğin daha fazla önem kazandığı bir yapıya bırakıyor.
Bulgaristan’da uzun yıllardır yatırım ve iş geliştirme faaliyetleri yürüten Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkan Vekili Yılmaz Gözcü, değişen yatırım anlayışının yeni merkezleri öne çıkardığını belirtti.
Gözcü, özellikle Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Varna kentinin sanayi, üretim, lojistik ve uluslararası ticarette önümüzdeki dönemde yatırımcıların daha fazla gündemine girebileceğini ifade etti.
Yatırımcıların bakış açısında önemli bir değişim yaşandığını vurgulayan Gözcü, “Eskiden yatırımcılar daha çok ‘Nerede daha fazla kazanırım?’ diye soruyordu. Bugün ise ilk sorulardan biri ‘Sermayemi nerede güven içerisinde koruyabilirim?’ oluyor. Güçlü hukuki altyapıya, öngörülebilir ekonomik yapıya ve uzun vadeli istikrara sahip ülkeler yatırım kararlarında daha fazla öne çıkıyor” dedi.
Yüksek getiri kadar yatırım yapılan ülkenin ekonomik ve hukuki yapısının da kritik hale geldiğine dikkat çeken Gözcü, küresel belirsizliklerin sermayeyi daha güvenli ve uzun vadeli yatırım alanlarına yönelttiğini kaydetti.
Varna’nın yalnızca turizm ve gayrimenkul üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gözcü, kentin liman altyapısı, Türkiye’ye yakınlığı ve Avrupa Birliği içindeki konumunun önemli avantajlar sunduğunu söyledi.
Gözcü, “Varna yalnızca güzel bir sahil şehri değil. Avrupa Birliği içerisinde yer alan, liman altyapısına sahip ve Türkiye’ye yakın konumda bulunan stratejik bir ticaret merkezi. Dünya ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde lojistik merkezlerin önemi giderek artıyor” ifadelerini kullandı.
Özellikle Avrupa pazarına açılmak isteyen üretici ve ihracatçı şirketler için Varna’nın bölgesel üretim, operasyon ve dağıtım merkezi olma potansiyeli taşıdığına işaret eden Gözcü, yatırım kararlarının ayrıntılı fizibilite çalışmalarına dayanması gerektiğinin altını çizdi.

Yatırım süreçlerinde yalnızca proje veya gayrimenkul üzerinden karar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Gözcü, ekonomik yapıdan hukuki süreçlere, lojistik avantajlardan yatırımın geri dönüş potansiyeline kadar birçok kriterin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gözcü, “Biz yatırımcıya yalnızca bir proje sunmuyoruz. Öncelikle bölgenin ekonomik yapısını analiz ediyor, ardından fizibilite çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Hukuki süreçleri, lojistik avantajları, yatırımın geri dönüş potansiyelini ve sürdürülebilirliğini birlikte değerlendiriyoruz. Doğru analiz yapılmadan gerçekleştirilen yatırım, şansa bırakılmış bir adımdır. Biz yatırımı şansa değil, bilgiye ve planlamaya dayandırıyoruz” diye konuştu.
Varna’da yatırım potansiyelinin yalnızca konut projeleriyle sınırlı olmadığını belirten Gözcü, üretim tesisleri, sanayi alanları, lojistik depolar, antrepolar, dağıtım merkezleri ve liman bağlantılı yatırımların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanabileceğini söyledi.
E-ticaretin büyümesi ve Avrupa’daki tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasının lojistik yatırımlarına yeni alanlar açtığını belirten Gözcü, özellikle e-ticaret dağıtım merkezleri, soğuk hava depoları ve ihracata yönelik depolama tesislerinin yatırımcıların ilgisini çekebileceğini ifade etti.
Gözcü, “Artık yalnızca üretmek yeterli değil. Ürettiğiniz ürünü doğru zamanda, doğru pazara ve doğru maliyetle ulaştırabiliyorsanız rekabet avantajı elde ediyorsunuz. Bu nedenle üretim ve lojistik birbirinden ayrı düşünülemez” dedi.

Sanayi yatırımlarının ekonomik büyüme ve istihdam açısından taşıdığı öneme değinen Gözcü, yatırımcıların yalnızca gayrimenkul alımına değil, üretim ve ihracat kapasitesi oluşturan yatırımlara yönelmesi gerektiğini söyledi.
Gözcü, “Ben yatırımcıların yalnızca bina satın almasını değil; katma değer üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan yatırımlara yönelmesini çok daha kıymetli buluyorum. Bulgaristan’ın Avrupa Birliği içerisindeki konumu özellikle üretim ve ihracat yapan şirketler açısından önemli fırsatlar barındırıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin yatırımlar için güçlü bir zemin oluşturduğunu belirten Gözcü, iki ülke arasındaki ticari ve kurumsal iş birliklerinin geliştirilmesinin yeni yatırım fırsatlarının önünü açabileceğini kaydetti.
Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu’nun da Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediğini ifade eden Gözcü, “Amacımız Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik ve ticari iş birliklerini geliştirmek, yatırımcıların doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak ve uluslararası projelerin güvenilir bir zeminde ilerlemesine katkı sunmak. Güçlü ilişkilerin güçlü yatırımları beraberinde getireceğine inanıyoruz” dedi.
Yatırımcıların kısa vadeli kazanç beklentisi yerine daha uzun vadeli bir perspektifle hareket etmesi gerektiğini belirten Gözcü, “Belirsizlik dönemlerinde en değerli şey güvendir. Doğru fizibilite çalışmalarıyla desteklenen, hukuki altyapısı sağlam ve uluslararası ticaret ağlarına entegre bölgelerin gelecekte daha fazla öne çıkacağına inanıyorum. Varna’nın da bu merkezlerden biri olabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önceEKONOMİ
25 Ağustos 2026EKONOMİ
25 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.