Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, küresel tarım ticaretindeki belirsizliklere rağmen ihracatını sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektör, ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Ayçiçeği yağı, makarna, buğday unu, çikolata ve kakaolu ürünlerin yanı sıra bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitlerini kapsayan sektörün kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı da yükseldi. Buna göre ihracat birim fiyatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 artarak 1,1 dolara çıktı.
Sektörün ürün gruplarındaki ihracat performansında ayçiçeği yağı öne çıktı. Ayçiçeği yağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,2 artarak 769,3 milyon dolara ulaştı. Böylece ayçiçeği yağı, sektörün yılın ilk 7 ayında en fazla ihraç ettiği ürün oldu.
Çikolata ve kakao bazlı ürünler de sektör ihracatında önemli bir paya sahip oldu. Bu ürün grubunun ihracatı ocak-temmuz döneminde 588,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Ülke bazında değerlendirildiğinde Irak, Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründeki en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürdü.
Ocak-temmuz döneminde Irak’a gerçekleştirilen sektör ihracatı 855,9 milyon dolar oldu. Irak’ı 538,5 milyon dolarlık ihracatla ABD takip etti.
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel tarım ticaretinin iklimsel anomaliler, jeopolitik gerilimler ve lojistik darboğazların aynı anda etkili olduğu karmaşık bir dönemden geçtiğini belirtti.
ABD, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde El Nino hava olayı ve aşırı sıcakların rekolte beklentilerini aşağı çektiğini belirten Uysallı, buğday fiyatlarının kile başına 7 doların üzerine çıkmasının küresel gıda piyasalarını etkilediğini ifade etti.
Karadeniz hattında, özellikle Azak Denizi ve liman altyapılarında yaşanan aksaklıkların sevkiyat hızını düşürdüğüne dikkati çeken Uysallı, bölgedeki savaş riskinin navlun maliyetleri üzerindeki etkisine işaret etti.
Uysallı, “Karadeniz’deki fiyatlar kağıt üzerinde gerilemiş olsa da savaş riski priminin Baltık ve Romanya limanlarında neden olduğu yüksek navlun farklarından dolayı bölgeden buğday alımlarının azaldığı görülüyor. Küresel emtia akışını etkileyen bu koşullar altında gıda sanayimiz, ham madde hatlarındaki operasyonel ve lojistik riskleri esnek tedarik ağlarından ve yüksek işleme kapasitesinden aldığı güçle proaktif şekilde yönetmeye çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel gıda piyasalarındaki fiyat hareketleri ve lojistik belirsizliklere karşı Türkiye’nin önemli avantajlarından birinin yüksek buğday rekoltesi olduğuna dikkat çeken Uysallı, bu sezon buğday üretiminin 23 milyon tonu aşarak tarihi seviyelere ulaştığını belirtti.
Uysallı, Toprak Mahsulleri Ofisinin 11 milyon tona ulaşan alım garantisinin de piyasa istikrarını desteklediğini ifade etti.
Yurt içindeki yüksek rekoltenin, uluslararası piyasalarda yaşanabilecek arz sıkıntılarına karşı Türkiye açısından önemli bir stratejik ihtiyat oluşturduğunu belirten Uysallı, yerli üretimin gıda sanayisinin ham madde tedarikinde önemli bir güvence sağladığını kaydetti.
Böylece sektör, küresel tarım ticaretinde iklim, jeopolitik ve lojistik kaynaklı risklerin arttığı bir dönemde ihracat performansını korurken, Türkiye’nin yüksek üretim kapasitesi ve güçlü işleme altyapısı sektörün rekabet gücünü destekleyen temel unsurlar arasında öne çıktı.
GÜNDEM KORİDORU
14 gün önceEKONOMİ
28 gün önceEKONOMİ
13 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.