Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezleri, yüksek kapasiteli bağlantı altyapıları ve bulut bilişimin ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünde stratejik unsurlar haline geldiğini belirterek, İzmir Veri Merkezi yatırımıyla Türkiye’nin dijital altyapısına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.
Vodafone ve DAMAC Digital iş birliğiyle İzmir’de hayata geçirilen veri merkezinin açılışı öncesinde düzenlenen basın buluşmasında konuşan Aksoy, yeni yatırımın yalnızca bir veri merkezi projesi olmadığını, Türkiye’nin dijital geleceğine yönelik uzun vadeli vizyonun bir parçası olduğunu ifade etti.
Dünyanın baş döndürücü bir teknolojik dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Aksoy, yapay zekânın hayatın her alanında gündemin merkezine yerleştiğini söyledi. Ancak bu dönüşümün arka planında kamuoyunda daha az konuşulan güçlü bir altyapı bulunduğunu vurgulayan Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapay zekâ gibi yeni teknolojileri mümkün kılan yalnızca algoritmalar ve son kullanıcıya ulaşan uygulamalar değil. Bizler basit bir sorgu için telefonumuzdan yapay zekâya başvurduğumuzda arka planda baz istasyonlarını, yer altındaki fiber kabloları, veri merkezlerini ve çok daha fazlasını içeren görünmez bir yolculuk gerçekleşiyor. Geleceği şekillendirecek bu yeni teknolojilerin arkasında yüksek kapasiteli bağlantı altyapıları, veri merkezleri ve bulut bilişim gibi temel bileşenler var.”
Bu altyapıların artık yalnızca teknoloji şirketleri açısından değil, tüm sektörler ve ülkeler bakımından stratejik bir konuma geldiğini belirten Aksoy, teknolojinin işletmeler açısından rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini kaydetti.
Aksoy, “Her yeni değişim beraberinde yeni ihtiyaçları da getiriyor. Dönüşümü doğru okumak, ihtiyaçları doğru saptamak ve tüm bunlara uygun bir yol haritası oluşturmak neredeyse varoluşsal bir mesele haline geldi” dedi.

Vodafone’un küresel teknoloji altyapısındaki konumuna da değinen Aksoy, şirketin Avrupa ve Afrika’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olduğunu söyledi. Vodafone’un 330 milyondan fazla bireysel müşteriye, 4,7 milyon işletmeye hizmet sunduğunu ve dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağladığını aktardı.
Mobil ve fiber ağların yanı sıra deniz altı kabloları ve alçak yörünge uydularıyla karada, denizde ve uzayda faaliyet gösterdiklerini belirten Aksoy, bu altyapı üzerinde farklı sektörlere yönelik platform ve servisler geliştirdiklerini ifade etti.
Vodafone’un IoT alanındaki çalışmalarına da dikkat çeken Aksoy, 6,4 milyon M2M bağlantısına, 100’ün üzerinde küresel teknoloji iş ortağına ve 250’nin üzerinde uzman ekip üyesine sahip olduklarını söyledi.
Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Aksoy, Vodafone’un ülkedeki 20 yıllık faaliyetleri boyunca önemli bir yatırım gerçekleştirdiğini belirterek, “Türkiye’ye yaptığımız toplam yatırımın reel değeri bugün itibarıyla yaklaşık 600 milyar TL’ye ulaştı” diye konuştu.
Aksoy, altyapı ve müşteri kanallarının yanı sıra veri merkezleri ve yenilenebilir enerji alanlarındaki yatırımlarla bu değeri artırmaya devam ettiklerini söyledi. Şirketin 1.200’ün üzerinde tedarikçi ve yaklaşık 6 bin satış noktasından oluşan ekosistemiyle 40 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam yarattığını aktaran Aksoy, 25 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 2 milyondan fazla kurumsal müşteriye hizmet verdiklerini kaydetti.
Türkiye’de 5G döneminin 1 Nisan itibarıyla başladığını hatırlatan Aksoy, Vodafone’un 81 il ve 922 ilçede aynı anda 5G sinyali vererek şirketin dünya çapındaki en büyük 5G lansmanını gerçekleştirdiğini söyledi.
Türkiye’de 5G için beş yıldır yoğun hazırlık ve yatırım yaptıklarını belirten Aksoy, “Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına ve en yüksek 5G baz istasyonu sayısına sahip operatörüyüz” dedi.
Bu liderliğin bağımsız performans testleriyle de doğrulandığını ifade eden Aksoy, 5G ile müşterilere en yüksek hızlarda 20 kata kadar, ortalama kullanıcı deneyiminde ise 3 kata varan iyileşme sağladıklarını söyledi.
Aksoy, P3 Mobil Karşılaştırma Raporu’nda en yüksek performans puanını aldıklarını belirterek, “P3 Test Şampiyonu” ve “P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu” seçildiklerini aktardı.
5G’nin işletmeler için yalnızca hız artışı anlamına gelmediğini belirten Aksoy, yeni teknolojinin üretimden lojistiğe, perakendeden akıllı şehirlere kadar birçok alanda dönüşüm sağlayacağını ifade etti.
Yapılan değerlendirmelere göre 5G’nin Türkiye ekonomisine yaklaşık 1 trilyon TL katkı sağlayabileceğini ve özellikle işletmelerde yüzde 15-20 seviyesinde verimlilik artışı yaratabileceğini söyleyen Aksoy, operasyonel maliyetlerde de yüzde 15-30’a varan iyileşme potansiyeline dikkat çekti.
Aksoy, 5G’nin makineler, robotlar ve sensörlerin gerçek zamanlı çalışmasını mümkün kıldığını belirterek, verinin buluta taşınmadan sahaya yakın noktalarda işlenebilmesinin işletmeler açısından önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
“5G yalnızca daha yüksek hız sunan bir teknoloji değil; yapay zekânın, nesnelerin internetinin ve dijital ekonominin üzerinde yükseleceği temel altyapı olacak” diyen Aksoy, şebeke dilimleme ve mobil özel şebeke gibi teknolojilerle işletmelere özel kapasite ve performans imkânı sağlandığını kaydetti.
BSH Türkiye ile Çerkezköy tesislerinde üretim sektöründe 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebeke teknolojisini ilk kez devreye aldıklarını belirten Aksoy, 5G tabanlı görüntü işleme çözümüyle üretim hattındaki verilerin gerçek zamanlı analiz edilebildiğini söyledi.
Perakende alanında da çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini aktaran Aksoy, Penti’de mağaza aydınlatması ve klimaların 5G sistemiyle yönetilmesi sayesinde yaklaşık yüzde 20 elektrik tasarrufu sağlandığını belirtti. İpekyol’da operasyonlardaki veri akışının sürekli ve güvenilir hale getirildiğini, Yargıcı’da ise mağaza içi yoğunluk ve müşteri davranışlarının ölçülebilir hale geldiğini ifade etti.
Dijital dönüşümün en kritik unsurlarından birinin veri olduğunu belirten Aksoy, dünyada her gün yaklaşık 400 milyon terabayt yeni veri üretildiğini söyledi. Küresel ölçekte 11 bini aşkın veri merkezinin bu veri trafiğini karşılamaya çalıştığını aktaran Aksoy, yapay zekâ modellerinin gelişmesiyle veri işleme ihtiyacının da hızla arttığını ifade etti.
“Veri, günümüzün en değerli hammaddesi” diyen Aksoy, yalnızca veri üretmenin yeterli olmadığını, verinin güvenli şekilde saklanması, hızlı biçimde işlenmesi ve iş kararlarına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Aksoy, dünyada üretilen verinin yüzde 70’inden fazlasının analiz edilmediğini belirterek, şirketler açısından rekabet avantajının artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, veriyi ne kadar hızlı işlediği, ne kadar güvenli yönettiği ve yapay zekâyla ne kadar anlamlı hale getirdiğiyle belirlendiğini kaydetti.
Vodafone’un Türkiye’nin farklı noktalarında faaliyet gösteren beş veri merkezi üzerinden işletmelere bulut, bağlantı, yönetilen hizmetler ve siber güvenlik çözümleri sunduğunu belirten Aksoy, bu merkezlerde yapay zekâ uygulamalarına özel tasarlanmış yeni nesil GPU teknolojilerinin de kullanıldığını söyledi.
Aksoy, “Bugün altyapılarımızda her ay 100 petabyte’ın üzerinde veri işliyoruz. Bu ölçek; milyonlarca işlemin, binlerce uygulamanın ve sayısız sinyalin gerçek zamanlı analiz edilmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
İzmir Veri Merkezi’nin Vodafone’un Türkiye’deki altıncı veri merkezi olacağını belirten Aksoy, yatırımın şirketin kendi altyapısını güçlendirmenin ötesinde Türkiye’nin bulut altyapısının geliştirilmesine ve işletmelerin artan veri işleme ile yapay zekâ ihtiyaçlarına cevap verilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Aksoy, İzmir’in coğrafi konumuna da dikkat çekerek, “İzmir’i Türkiye ve Akdeniz’de bir veri merkezi hub’ı haline getirmeyi hedefliyoruz. Veri merkezimizin açılışı bu doğrultuda attığımız önemli bir adım olacak” dedi.
İzmir Veri Merkezi’nin 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirten Aksoy, merkezin kapasitesinin etaplar halinde artırılabilecek şekilde tasarlandığını söyledi.
İlk fazda 650’den fazla kabinet ile 4 MW’lık kapasitenin devreye alınacağını aktaran Aksoy, yatırımın mevcut aşamadaki maliyetinin yaklaşık 100 milyon dolar olduğunu açıkladı.
Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “DAMAC Digital ile uzun vadeli ortaklığımız kapsamında bu yatırım tutarını 300 milyon dolar seviyelerine ve kapasitemizi de 20 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz.”
7 bin 500 metrekarelik alana sahip veri merkezinin farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve yabancı şirkete hizmet vereceğini belirten Aksoy, merkezin uluslararası Tier III standartlarında yedekli mimariye ve yüksek altyapı güvenliğine sahip olduğunu söyledi.
Veri merkezinde sismik izolatör uygulamasının da bulunduğunu aktaran Aksoy, bu teknoloji sayesinde deprem gibi doğal afetlere karşı daha yüksek koruma ve hizmet sürekliliği sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Merkezin aynı zamanda yapay zekâ iş yüklerine uyumlu ölçeklenebilir bir mimariye sahip olduğunu kaydetti.
İzmir Veri Merkezi’nin DAMAC Digital ile gerçekleştirilen iş birliğiyle hayata geçirildiğini hatırlatan Aksoy, ortaklığın yalnızca finansal bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
DAMAC Digital’ın farklı bölgelerde veri merkezi geliştirme konusundaki küresel deneyimi ile Vodafone’un marka değeri, teknoloji yetkinlikleri ve geniş müşteri tabanının birbirini tamamladığını belirten Aksoy, bu sayede merkezin kısa sürede tamamlandığını ifade etti.
Aksoy, “Bu iş birliğini yalnızca finansal bir yatırım olarak görmek doğru olmaz. Veri merkezi geliştirme, işletme ve yatırım alanındaki küresel deneyimin Türkiye’ye taşınmasını sağlayan stratejik bir iş birliği olarak adlandırmak daha doğru olur” dedi.
Vodafone Türkiye olarak dijital dönüşümün yalnızca bugünün değil, geleceğin de rekabet alanı olduğuna inandıklarını vurgulayan Aksoy, İzmir Veri Merkezi yatırımının bu vizyonun somut örneklerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.
EKONOMİ
2 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceSPOR
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceEMLAK
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.