DOLAR 45,0710 0.04%
GBP 60,9306 0.03%
EURO 52,9233 0.2%
ALTIN 6.611,46-0,66
BIST 14.406,440,54%
BITCOIN 34914881.60693%
ETH 1047992.12448%
İstanbul
15°

AÇIK

ÖZEL HABER
Sigortada yeni dönem: “Hız artık tercih değil, temel…
Türkiye sahada! Suriye’nin yeniden inşası için dev adım

Türkiye sahada! Suriye’nin yeniden inşası için dev adım

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) ile Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Suriye’nin savaş sonrası toparlanma sürecine katkı sunmak amacıyla sahaya indi. Heyet, altyapıdan eğitime, sağlıktan istihdama kadar geniş bir yelpazede projeler geliştirerek ülkenin yeniden ayağa kalkmasına destek olmayı amaçlıyor.

29/04/2026 14:09
Türkiye sahada! Suriye’nin yeniden inşası için dev adım

İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal’ın başkanlık ettiği temaslarda, üye kuruluşların toplamda 154 milyon dolarlık proje hacmine ulaştığı açıklandı. Bu projelerin, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.

DÖRT ŞEHİRDE YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ

13–16 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen ziyaret kapsamında Şam, Halep, Humus ve Der’a’da çeşitli görüşmeler yapıldı. Heyet; kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek ülkenin mevcut durumunu çok yönlü biçimde değerlendirdi.

Görüşmelerde öne çıkan temel başlıklar arasında, insani yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçiş ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi yer aldı.

DSC09434

“SADECE YARDIM YETMEZ” VURGUSU

Ziyaretin en dikkat çekici sonuçlarından biri, Suriye’de artık yalnızca acil yardım odaklı çalışmaların yeterli olmadığı yönündeki ortak görüş oldu. Taraflar, kalıcı iyileşmenin üretim, istihdam ve altyapı yatırımlarıyla mümkün olacağı konusunda hemfikir.

Eyüp Akbal, süreci şu sözlerle özetledi:
Suriye’nin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca fiziki yapıların değil, toplumsal hayatın ve umudun da yeniden inşası anlamına geldiğini belirten Akbal, kalıcı çözümler için üretim ve istihdam odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu ifade etti.

İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal, ziyaretin ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada sahadaki tabloyu ayrıntılı şekilde ortaya koydu. Akbal, sözlerine Suriye’nin mevcut durumunu tarif ederek başladı:

“Suriye bugün ağır bir yıkımın ardından toparlanmaya çalışan, yeniden inşa ve kalkınma eşiğinde bulunan; ancak altyapı, istihdam ve güvenlik sorunları nedeniyle oldukça kırılgan bir geçiş süreci yaşayan bir ülke görünümündedir. Sahada gördüğümüz manzara bize şunu açıkça göstermiştir: Mesele sadece yıkılan binalar değildir. Aynı zamanda bir toplumun ekonomik, sosyal ve kurumsal dokusu da ciddi şekilde zarar görmüştür.”

DSC09628

Türkiye ile Suriye arasındaki bağlara da dikkat çeken Akbal, bu ilişkinin sıradan bir komşuluk ilişkisinin ötesinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiyi yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik temaslarla sınırlı görmek doğru değildir. Bu ilişki; tarihî, kültürel ve insani bağlarla şekillenmiş derin bir kardeşlik hukukuna dayanmaktadır. Aynı coğrafyanın hafızasını taşıyan, aynı medeniyet birikiminden beslenen iki toplumdan söz ediyoruz. Dolayısıyla Suriye’ye bakarken meseleyi sadece siyasi bir başlık olarak değil, ortak bir sorumluluk alanı olarak değerlendiriyoruz.”

Saha ziyaretlerinin temel amacının durumu yerinde görmek ve ihtiyaçları doğrudan muhataplarından dinlemek olduğunu belirten Akbal, gözlemlerinin oldukça çarpıcı olduğunu ifade etti:

“Gittiğimiz her bölgede insanların hâlâ son derece zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini gördük. Barınma sorunu devam ediyor. Eğitim altyapısı büyük ölçüde hasar almış durumda. Sağlık hizmetlerine erişim birçok yerde son derece sınırlı. Su, kanalizasyon, yol ve diğer temel kamu hizmetlerinde ciddi eksiklikler var. İnsanlar yalnızca evleri yıkıldığı için değil; çocuklarını gönderecek okul bulamadıkları, hastaneler çalışmadığı, suya erişemedikleri ve iş imkânı olmadığı için de geri dönemiyor.”

DSC00020

Akbal, konuşmasında en önemli kırılma noktasının yaklaşım değişikliği olduğunu vurgulayarak, insani yardımın tek başına yeterli olmadığını şu sözlerle dile getirdi:

“Suriye’de artık yalnızca insani yardımı konuşmak yeterli değildir. Elbette acil ihtiyaçların karşılanması hayati önemdedir ve bu sorumluluk devam etmektedir. Ancak gelinen noktada mesele, yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçiş meselesidir. Yani sadece gıda ulaştırmak, sadece geçici barınma sağlamak ya da sadece acil müdahalelerde bulunmakla bu süreci yönetemeyiz. Asıl mesele; insanların kendi şehirlerinde yeniden ayağa kalkabilmesini sağlamak, üretimi yeniden başlatmak ve toplumsal yapıyı güçlendirmektir.”

Bu çerçevede istihdam, üretim ve sosyal kalkınmanın önemine dikkat çeken Akbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalıcı çözüm; üretimden, istihdamdan ve güçlü bir toplumsal yapının inşasından geçmektedir. Gençlerin meslek sahibi olması, kadınların üretime daha güçlü katılması, çocukların yeniden eğitimle buluşması ve yerel ekonominin canlanması bu sürecin temel taşlarıdır. Suriye artık sadece yardım alan bir ülke değil, aynı zamanda yatırım çekmesi gereken bir ülke haline gelmelidir.”

Suriye tarafının çadır kentlerin kapatılması yönündeki hedefini de değerlendiren Akbal, bunun önemli ancak zorlu bir süreç olduğuna işaret etti:

“2027 yılına kadar çadır kentlerin tamamen kapatılması ve yaklaşık 1,2 milyon insanın kendi memleketlerine dönmesi hedefleniyor. Bu son derece önemli bir hedeftir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için yalnızca konut inşa etmek yeterli değildir. Altyapının kurulması, güvenliğin sağlanması, iş imkânlarının oluşturulması ve toplumsal düzenin yeniden tesis edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde geri dönüşler kalıcı olmayacaktır.”

DSC09703

Eğitim alanındaki tabloya da geniş yer ayıran Akbal, savaşın en ağır etkilerinden birinin çocuklar üzerinde görüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Suriye’de yaklaşık 2 milyon çocuk eğitimden uzak kalmış durumdadır. Ülke genelinde 7 bin okulun acil onarıma ihtiyacı vardır. Bu sadece fiziki bir eksiklik değil, aynı zamanda geleceğin inşası açısından ciddi bir risktir. Biz bu sürece yalnızca okul binalarını onarmak olarak bakmıyoruz. Amacımız; nitelikli, sürdürülebilir ve geleceğe umut veren bir eğitim sistemini birlikte inşa etmektir.”

Türkiye’nin sahip olduğu tecrübeye de değinen Akbal, bu birikimin sahaya aktarılacağını belirtti:

“Türkiye son yıllarda afet yönetimi, sağlık sistemi, şehircilik ve yeniden inşa süreçlerinde önemli bir tecrübe biriktirmiştir. Özellikle son büyük afetler sonrası ortaya koyduğu toparlanma kapasitesi dikkat çekicidir. Biz bu tecrübeyi bir üstünlük unsuru olarak değil, kardeşlik sorumluluğunun bir gereği olarak paylaşıyoruz. Suriye’nin yeniden ayağa kalkma sürecinde Türkiye’nin kamu kurumları, üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşları yapıcı katkılar sunabilir.”

Sahadan elde edilen veriler ışığında çözümün dört temel başlık etrafında şekillendiğini vurgulayan Akbal, şunları söyledi:

“Kalıcı bir iyileşme için dört ana başlık belirleyicidir: barınma ve altyapı, istihdam, güvenlik ve kurumlar arası koordinasyon. İnsanlar ancak güven içinde yaşayabilecekleri, çocuklarını okula gönderebilecekleri, sağlık hizmetine ulaşabilecekleri ve geçimlerini sağlayabilecekleri bir zemine kavuşurlarsa kalıcı olarak geri dönebilir.”

Konuşmasının sonunda geleceğe dair beklentilerini paylaşan Akbal, Suriye’nin yeniden istikrarın merkezi haline gelebileceğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz bu sürece yalnızca bugünün ihtiyaçları açısından değil, yarının inşası açısından bakıyoruz. Suriye büyük acılar yaşamış olabilir; ancak aynı zamanda güçlü bir toparlanma iradesine de sahiptir. Bizim görevimiz bu iradeyi desteklemek, ortak aklı ve iş birliğini güçlendirmektir. Temennimiz; Suriye’nin krizlerle anılan bir ülke olmaktan çıkarak, yeniden üretimin, eğitimin, kültürel canlılığın ve toplumsal barışın güçlendiği bir zemine kavuşmasıdır.”

DSC09477

Gerçekleştirilen temaslar sonucunda kurumlar arası koordinasyonu güçlendirecek mekanizmaların kurulması, bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması ve düzenli istişare kanallarının oluşturulması yönünde mutabakata varıldığı bildirildi. İDSB heyetinin, saha ziyaretine ilişkin kapsamlı bir analiz raporunu önümüzdeki süreçte kamuoyuyla paylaşacağı da belirtildi.

2027 HEDEFİ: ÇADIR KENTLERİN TAMAMEN KALDIRILMASI

Heyetin Suriye Acil Durumlar ve Afet Bakanlığı ile yaptığı görüşmelerde, 2027 yılına kadar çadır kentlerin kapatılması hedefi öne çıktı.

Bu plan kapsamında yaklaşık 1,2 milyon yerinden edilmiş kişinin kendi şehirlerine dönmesi öngörülüyor. Ancak bu dönüşün gerçekleşebilmesi için barınma, altyapı, güvenlik ve ekonomik imkânların birlikte sağlanması gerektiği vurgulandı.

TÜRKİYE’DEN TEKNİK VE AKADEMİK DESTEK

Görüşmelerde, yeni eğitim kampüsleri kurulması, hastanelerin güçlendirilmesi ve modern sağlık tesislerinin inşası gibi projeler gündeme geldi.

Ayrıca Türkiye ile akademik iş birlikleri, burs programları ve şehir planlama alanında teknik destek sağlanması planlanıyor. Türk üniversitelerinin özellikle akıllı şehirler ve modern şehircilik konusunda katkı sunması hedefleniyor.

Tarım alanında ise atıl durumdaki arazilerin yeniden üretime kazandırılması öncelikli konular arasında yer aldı.

DSC00211

HALEP’TE ÇALIŞTAY PLANI

Saha incelemeleri kapsamında, daha önce inşa edilen yerleşim alanlarının güvenliği ve altyapısı da ele alındı. Uygun bölgelerin modernize edilerek yeni yaşam alanlarına dönüştürülmesi gündeme geldi.

Bu doğrultuda, Haziran ayında Halep’te şehircilik ve yeniden yapılanma konulu bir çalıştay düzenlenmesi planlanıyor.

EĞİTİMDE BÜYÜK KAYIP: 7 BİN OKUL ONARIM BEKLİYOR

Suriye genelinde eğitim altyapısındaki tahribat da dikkat çekici boyutta.

  • Yaklaşık 2 milyon çocuk eğitimden uzak kaldı
  • 7 bin okul acil onarım gerektiriyor
  • Der’a’da 960 okuldan 120’si tamamen yıkılmış durumda

İDSB heyeti, yalnızca fiziki onarımla sınırlı kalmayıp, Türkiye’deki eğitim modellerinin bölgeye taşınmasını ve yeni eğitim komplekslerinin kurulmasını hedefliyor.

KÜLTÜREL MİRAS VE İBADETHANELER DE GÜNDEMDE

Savaşın etkilediği alanlardan biri de dini ve kültürel yapılar oldu. Yaklaşık 1.500 caminin zarar gördüğü belirtilirken, bu yapıların yeniden ihyası öncelikli hedefler arasında yer aldı.

Türkiye’nin vakıf ve şehircilik tecrübesinin bu süreçte önemli katkı sunacağı ifade edildi.

DSC09934

ORTAK KOMİSYONLAR KURULACAK

Görüşmeler sonucunda, sürecin daha etkin yürütülmesi için:

  • Kurumlar arası ortak komisyonlar kurulması
  • Bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması
  • Düzenli istişare mekanizmalarının oluşturulması

konularında mutabakata varıldı.

SAHADAN ÇIKAN SONUÇ: ÇOK KATMANLI KRİZ

Heyetin değerlendirmelerine göre Suriye’deki sorunlar yalnızca fiziki yıkımla sınırlı değil.

Barınma, eğitim, sağlık, altyapı, istihdam ve toplumsal denge gibi birçok alanda derin bir tahribat söz konusu. Bu nedenle çözümün de çok boyutlu olması gerektiği vurgulanıyor.

DSC00002

UZUN VADELİ YAKLAŞIM VURGUSU

İDSB, sürece kısa vadeli yardımların ötesinde, uzun vadeli kalkınma perspektifiyle yaklaştığını açıkladı.

Amaç; insanların kendi şehirlerinde yeniden yaşam kurabildiği, üretimin canlandığı ve toplumsal yapının güçlendiği bir Suriye’nin inşasına katkı sunmak.

KAPSAMLI RAPOR HAZIRLANACAK

Heyet, ziyaretin ardından sahadaki ihtiyaçları detaylı biçimde analiz eden kapsamlı bir rapor hazırlayarak kamuoyu ile paylaşacak.

Bu raporun, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projeler için yol haritası niteliği taşıması bekleniyor.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.