DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Palamutta rekor sezon beklentisi: Tanesi 50 liraya kadar…
Türk savunma sanayisinde 25 yıllık sıçrama

Türk savunma sanayisinde 25 yıllık sıçrama

Türk savunma sanayisi son çeyrek asırda hazır alım ve lisanslı üretim ağırlıklı yapıdan özgün platformlar geliştiren küresel bir oyuncuya dönüştü. Sektörde firma sayısı 56’dan 4 bin 500’ün üzerine, proje hacmi 5,5 milyar dolardan 100 milyar doların üzerine çıkarken, savunma ve havacılık ihracatı 2025’te 10,05 milyar dolara ulaştı.

14/08/2026 12:54
Türk savunma sanayisinde 25 yıllık sıçrama

Türk savunma sanayisi, yaklaşık 25 yıllık dönemde üretim kapasitesinden teknolojik yetkinliğe, yerlilik oranından ihracata kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi.

2000’li yılların başında büyük ölçüde yurt dışı tedarik ve lisanslı üretime dayanan sektör, bugün insansız hava araçlarından savaş uçaklarına, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine kadar geniş bir alanda özgün platformlar geliştiren bir yapıya ulaştı.

2002 yılında 56 savunma sanayisi firmasının faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü sektörde, 2024-2026 döneminde firma sayısı 4 bin 500’ün, proje sayısı ise 1400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 5,5 milyar dolar olan toplam proje hacmi de 100 milyar doların üzerine taşındı.

Türk savunma sanayii projeleri neler? Altay tankı ne zaman teslim edilecek? Yeni nesil donanımlarıyla sahalara iniyor - KARAR

İHRACAT 248 MİLYON DOLARDAN 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI

Sektörün büyümesi ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002’de 248 milyon dolar seviyesinde bulunan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 10,05 milyar dolara ulaştı.

2026’nın ocak-temmuz döneminde 5,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolara yükseldi.

Savunma ve havacılık sektörünün cirosu da 2002’de yaklaşık 1,1 milyar dolar seviyesindeyken 2026’da 20 milyar doların üzerine çıktı.

Türk Savunma Sanayi Şirketleri - 2025 - Blog

YERLİLİK ORANI YÜZDE 80’İ AŞTI

Savunma sanayisindeki dönüşümün önemli göstergelerinden biri de yerlilik oranındaki yükseliş oldu. Yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunan yerlilik oranı yüzde 80’in üzerine çıktı.

Yıllık AR-GE harcamaları ise yaklaşık 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine yükseldi. Doğrudan istihdamın 100 bin kişiyi geçtiği sektörde çalışanların yaş ortalaması 34 olarak kaydedildi.

Bu süreçte hazır alım, lisans altında üretim ve teknoloji transferi ağırlıklı tedarik modeli yerini yurt içinde geliştirme, özgün tasarım ve kritik alt sistemlerin millileştirilmesine bıraktı.

İHA’LARDAN KAAN’A UZANAN DÖNÜŞÜM

TOBB ETÜ'de Savunma Sanayi ve Akademik Kariyer İmkânı Bir Ar - TOBB ETÜ

Son çeyrek asrın en dikkat çekici gelişim alanlarından birini insansız hava araçları oluşturdu. Bayraktar TB2 ile uluslararası pazarda görünürlük kazanan Türkiye, Bayraktar AKINCI ile yüksek faydalı yük, uzun menzil ve ağır mühimmat entegrasyonuna dayanan stratejik kapasitesini artırdı.

BAYRAKTAR KIZILELMA ile insansız muharip jet uçağı sınıfına geçiş hedeflenirken, ANKA ve AKSUNGUR projeleri de uzun havada kalış, keşif-gözetleme ve uydu haberleşmesi kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağladı.

İnsanlı askeri havacılıkta ise KAAN ve HÜRJET öne çıkan projeler arasında yer aldı. KAAN, düşük görünürlük, gelişmiş aviyonik, radar ve görev sistemleriyle Türkiye’nin en iddialı havacılık projelerinden biri olurken, HÜRJET ile jet eğitim uçağı ihtiyacının milli platformla karşılanması hedeflendi.

T129 ATAK programıyla elde edilen üretim ve entegrasyon tecrübesinin ardından T625 GÖKBEY ile özgün helikopter geliştirme kapasitesi de ileri taşındı.

Savunma sanayi

MİLGEM’DEN MİLDEN’E DENİZLERDE YERLİLEŞME

Deniz platformlarında MİLGEM Projesi, Türkiye’nin özgün savaş gemisi tasarım ve üretim kabiliyetinin temel taşlarından biri oldu.

MİLGEM ile kazanılan mühendislik tecrübesi korvetlerden fırkateynlere taşınırken, TF-2000 Hava Savunma Muhribi ile uzun menzilli hava savunma kapasitesinin denizlere taşınması hedefleniyor.

MİLDEN Projesi ise Türkiye’nin kendi denizaltısını tasarlayıp inşa etme hedefinin en önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

TCG ANADOLU ile Bayraktar TB3’ün birlikte kullanılması da kısa pistli gemilerden insansız hava aracı operasyonlarına dayanan yeni bir deniz-hava harekât konseptinin önünü açtı.

ÇELİK KUBBE İLE KATMANLI HAVA SAVUNMASI

Türkiye, hava savunmasında HİSAR ve SİPER projeleriyle farklı irtifa ve menzillerdeki tehditlere karşı milli sistemler geliştirdi.

ÇELİK KUBBE ise radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp unsurları, komuta-kontrol altyapısı ve farklı menzillerdeki hava savunma sistemlerini tek ağ altında buluşturmayı hedefleyen bütünleşik hava savunma mimarisi olarak öne çıktı.

SOM, ATMACA ve KARA ATMACA projeleriyle hava, deniz ve kara platformlarında hassas taarruz kapasitesi geliştirilirken, TAYFUN ile uzun menzilli kara hedeflerine yönelik füze kabiliyeti ileri seviyeye taşındı.

Türk savunma sanayisi dünyanın odağında - Hürriyet Haberler

MİLLİ MOTORLAR STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR

Kritik teknolojilerde bağımsızlık hedefinin önemli başlıklarından birini motor ve güç sistemleri oluşturuyor.

PD170, TF6000 ve KTJ projeleriyle İHA motorlarından turbofan motorlara ve seyir füzelerinin güç sistemlerine kadar farklı alanlarda çalışmalar yürütülüyor.

Kara sistemlerinde ALTAY ana muharebe tankı; zırh, aktif koruma, atış kontrol ve güç grubu teknolojilerinde geniş bir sanayi ekosisteminin oluşmasına katkı sağlarken, KORAL ve milli radar sistemleri de elektronik harp ve sensör teknolojilerinde Türkiye’nin kapasitesini artırdı.

Yıldırımhan: Türkiye'nin ilk kıtalararası balistik füzesine dair ne biliyoruz? | Euronews

TÜRK SAVUNMA ÜRÜNLERİ 185 ÜLKEYE ULAŞTI

Savunma sanayisinin ihracat modeli de son yıllarda değişim gösterdi. Doğrudan ürün satışının yanı sıra eğitim, bakım-idame, sistem entegrasyonu, ortak üretim ve teknoloji işbirliği modelleri ağırlık kazandı.

Türk savunma sanayisi ürünleri bugün 185 ülkeye ihraç edilirken, yaklaşık 230 farklı ürün tipi dünya genelinde kullanılıyor.

Sektörün 2000’li yılların başındaki önceliği savunma ihtiyaçlarının daha büyük bölümünü yerli imkanlarla karşılamak olurken, 2026 itibarıyla hedef kritik teknolojilerde bağımsızlığı derinleştirmek, seri üretim kapasitesini artırmak ve küresel savunma pazarındaki payı kalıcı şekilde büyütmek olarak öne çıkıyor.Content media

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.