Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iş dünyasının sürdürülebilirlik ve iklim finansmanı gündemi yoğunlaşıyor. Şirketler bir yandan zirveye yönelik hazırlıklarını sürdürürken, diğer yandan iklim teknolojileri, biyolojik çeşitlilik ve yeşil dönüşüm alanlarında yeni destek mekanizmaları oluşturuyor.
L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, COP31’in sürdürülebilirlik konusunda toplumdaki farkındalığı güçlendireceğini belirterek, Antalya’da yeşil ekonomiye ilişkin iyi uygulamaların öne çıkacağını ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik yol haritasının önemli başlıklardan biri olacağını söyledi.
L’Oréal’in COP31 öncesinde iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik projeleri desteklemek amacıyla 20 milyon euroluk fon ayırdığını açıklayan Tanrıkulu, bu kaynağın yeni iklim girişimleri için önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade etti.
Şirketin Cambridge Üniversitesi ile yürüttüğü 100 milyon euroluk başka bir fon programının da kadınlardan gençlere kadar farklı gruplara yönelik projeleri kapsadığını belirten Tanrıkulu, Türkiye’den bu tür uluslararası fonlara yapılan başvuruların yeterli seviyede olmadığına dikkat çekti.
Tanrıkulu, “Türkiye’deki iklim girişimlerini daha çok görmek istiyoruz ama Türkiye fonlara yeterince başvurmuyor” değerlendirmesinde bulunarak, önümüzdeki dönemde Türkiye’den daha fazla projenin finansman mekanizmalarından yararlanmasını hedeflediklerini söyledi.

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu
Şirketin sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında biyolojik çeşitliliğe yönelik projeler de yürütülüyor. Yurttaşlık Günü kapsamında çalışanların katılımıyla hazırlanan 200 arı oteli, Türkiye Kalkınma Vakfı iş birliğiyle Mardin, Batman ve Diyarbakır’daki tarım ve orman alanlarına yerleştirildi.
Atıl durumdaki dekorasyon malzemelerinden üretilen arı otelleriyle doğal yaşamın desteklenmesi ve arı popülasyonlarının korunmasına yönelik farkındalığın artırılması amaçlanıyor.
COP31 öncesindeki iş dünyası toplantılarında yeşil finansman ve enerji dönüşümü de öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, yeşil dönüşümde elektrifikasyon, enerji depolama sistemleri ve şebeke yatırımlarının önemine dikkat çekti.
Koç, 2035 yılına yönelik elektrifikasyon hedeflerine ulaşılması halinde, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkelerde enerji maliyetlerinde önemli düşüş sağlanabileceğini belirtti.
Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Koç, üretim ile tüketim arasındaki farkın azaltılması için şebeke ve depolama yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Dünyadaki mevcut enerji depolama kapasitesinin çok üzerinde yeni kapasiteye ihtiyaç bulunduğuna dikkat çeken Koç, bu alanın iş dünyası açısından da yeni yatırım fırsatları oluşturduğunu ifade etti.
Koç Holding’in COP31’in Küresel İş Ortağı olduğunu belirten Koç, zirvenin yeni iş birlikleri, teşvik mekanizmaları ve uluslararası yatırım fırsatları açısından önemli bir platform oluşturmasını beklediklerini kaydetti.
COP31’e doğru ilerleyen süreçte iklim finansmanı, yeşil teknoloji yatırımları, enerji dönüşümü ve biyolojik çeşitlilik gibi alanlarda özel sektörün rolü giderek genişliyor. Şirketlerin oluşturduğu fon mekanizmaları ve yeni yatırım programları, iklim hedeflerinin somut projelere dönüştürülmesi açısından öne çıkıyor.
Türkiye’den daha fazla girişimin uluslararası iklim fonlarına erişmesi ise COP31 sonrasında da yeşil dönüşüm gündeminin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.
GÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026SPOR
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.