Evcil hayvanlarla kurulan bağ, son yıllarda yalnızca bireysel yaşamların değil, büyük bir sektörün de dönüşümünü beraberinde getiriyor. Kediler ve köpekler başta olmak üzere evcil hayvanların ailelerin birer ferdi olarak görülmesi, onlara yönelik yaklaşımı temel ihtiyaçların karşılanmasından çok daha ileri bir noktaya taşıyor. Bugün pek çok hayvan sahibi, birlikte yaşadığı canlının yalnızca beslenmesini değil, sağlıklı, mutlu ve kaliteli bir yaşam sürmesini önemsiyor. Bu değişimin merkezinde ise hayvan sevgisi bulunuyor. Evcil hayvanlara duyulan bağlılık arttıkça mama seçiminden sağlık kontrollerine, bakım ürünlerinden oyuncaklara, aksesuarlardan teknoloji çözümlerine kadar uzanan geniş bir pazar ortaya çıkıyor. Böylece pet sektörü, yalnızca ürünlerin alınıp satıldığı bir alan olmaktan çıkarak yaşam tarzının bir parçasına dönüşüyor. Türkiye’de bu dönüşümün ekonomik karşılığı da giderek büyüyor. 2024 yılında yaklaşık 41 milyar lira olan Türkiye pet pazarının, 2025 itibarıyla yaklaşık 70 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Bu rakam, sektörün bir yılda yaklaşık yüzde 70 oranında ciro büyümesi kaydettiğine işaret ediyor.

Pet ekonomisinin en önemli alanlarından biri olan mama pazarı da hayvan sahiplerinin değişen beklentileriyle yeniden şekilleniyor. Tüketiciler artık yalnızca hayvanlarının beslenmesini sağlayan ürünleri değil, onların yaşına, yaşam biçimine, kilosuna ve özel ihtiyaçlarına uygun çözümleri araştırıyor. Fonksiyonel beslenme, bu dönüşümün öne çıkan başlıklarından biri haline geliyor. Kilo kontrolü, sindirim ve idrar yolu sağlığı gibi farklı ihtiyaçlara yönelik ürünlerin yanı sıra sterilize kedi ve köpeklere özel formüller de çeşitlenen ürün grupları arasında yer alıyor. Tüketicinin bilinçlenmesi, ürünün içeriğine yönelik sorgulamaları da artırıyor. Kullanılan hammaddelerin kaynağı, protein kalitesi, ürünün güvenilirliği ve hangi ihtiyaca yönelik geliştirildiği daha fazla önem taşıyor. Bu durum üreticileri de yalnızca ürün sayısını artırmaya değil, gerçek ihtiyaçlara yanıt veren, fonksiyonel ve güvenilir ürünler geliştirmeye yöneltiyor. Türkiye’nin mama üretimindeki konumu da bu gelişmeyle birlikte güçleniyor. 2025 verilerine göre ülkede 106 onaylı kedi-köpek maması üretim işletmesi bulunuyor. Aynı yıl Türkiye, 112 ülkeye 103 bin ton kedi ve köpek maması ihraç ederek yaklaşık 150 milyon dolar gelir elde etti. 2024 yılında ihracat miktarı 83 bin ton, ihracat geliri ise yaklaşık 130 milyon dolar seviyesindeydi.

Pet sektöründeki dönüşüm satış kanallarına da yansıyor. 2025 verilerine göre perakende kanalı Türkiye pet pazarının yüzde 82,8’ini oluşturuyor. Bunun yüzde 56,6’sı çevrim dışı kanallardan, yüzde 26,2’si ise e-ticaretten geliyor. Veteriner kanalı ise yüzde 17,2’lik paya sahip. Perakende kanalları içerisinde petshoplar yüzde 28,2 ile en yüksek payı alırken, büyük marketlerin payı yüzde 27,3, e-ticaretin payı ise yüzde 26,2 olarak gerçekleşiyor. Bu tablo, pet alışverişinin giderek daha fazla kanala yayıldığını gösteriyor. Hayvan sahipleri ürünleri fiziksel mağazalardan satın alırken, internet üzerinden de mama, bakım ve aksesuar ürünlerine ulaşabiliyor.

Ancak sektörün büyüklüğünü yalnızca ekonomik rakamlarla değerlendirmek, dönüşümün sosyal boyutunu eksik bırakıyor. Çünkü pet sektöründeki büyümenin arkasında insanların hayvanlarla kurduğu duygusal ilişkinin güçlenmesi bulunuyor. Evcil hayvanların aile bireyi olarak görülmesi, sahiplenme ve bakım anlayışını da etkiliyor. 2025 yılında yayımlanan Ipsos Pet Paneli verilerine göre kedi sahibi bireyler yılda ortalama 25 kez, köpek sahibi bireyler ise 14 kez mama satın alıyor. Aynı araştırmada, sokak hayvanlarına da mama alan kedi sahiplerinin kendi evcil hayvanları için yaptıkları harcamanın yüzde 38’ini, köpek sahiplerinin ise yüzde 21’ini sokak hayvanları için yaptığı görülüyor. Bu veriler, hayvan sevgisinin yalnızca sahip olunan hayvanlarla sınırlı kalmadığını, sokaktaki hayvanlara yönelik davranışlara da yansıdığını gösteriyor.
Türkiye’nin evcil hayvan sektöründe üretim ve lojistik üssü olma potansiyeli güçlenirken PETZOO Eurasia, İstanbul’u bölgesel bir ticaret ve buluşma merkezi haline getirmeyi hedefliyor. B2B görüşmelerden girişimcilik ekosistemine, teknoloji ve veterinerlikten ihracat fırsatlarına kadar fuarın gelecek vizyonunu Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü Selçuk Çetin anlattı.
Türkiye, jeopolitik konumu, üretim altyapısı ve tedarik zinciri kabiliyetiyle küresel evcil hayvan sektöründe önemli bir üretim ve lojistik merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor. Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan İstanbul ise bu dönüşümde uluslararası ticaret açısından önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. PETZOO Eurasia da fuar platformu üzerinden bu potansiyeli dış ticarete ve yeni iş bağlantılarına dönüştürmeyi amaçlıyor. Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü Selçuk Çetin, PETZOO Eurasia’nın temel misyonunun Türkiye’nin sahip olduğu üretim ve lojistik avantajını somut dış ticaret fırsatlarına dönüştürmek olduğunu belirterek, “Türkiye, artık yalnızca bir tüketim pazarı değil, çok kritik bir üretim ve lojistik üssü konumunda. PETZOO Eurasia olarak en temel misyonumuz, ülkemizin sahip olduğu bu potansiyeli somut dış ticaret verilerine dönüştürmek ve Avrasya coğrafyasının güçlü ticaret platformlarından birini inşa etmek” dedi. İstanbul’un ulaşım altyapısının da bu hedefi desteklediğini ifade eden Çetin, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bir dönemde Türkiye’nin mama, kedi kumu, tekstil, bakım ve plastik aksesuarlar gibi ürün gruplarında güçlü bir alternatif sunduğunu söyledi. Çetin, önümüzdeki beş yıl içinde İstanbul’un küresel pet sektörünün önemli buluşma noktalarından biri haline gelmesini beklediklerini aktardı.

Selçuk Çetin Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü
PETZOO Eurasia’nın ticari hedeflerinde B2B Eşleştirme Alanı ve Uluslararası Alım Heyeti Programı önemli yer tutuyor. Fuarın yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, ortaya çıkan ticari bağlantılarla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çetin, bu nedenle alıcı ve katılımcıları fuar öncesinde eşleştiren bir sistem oluşturduklarını söyledi. Çetin, “Ticaret fuarlarının başarısı artık yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, stantlarda kurulan nitelikli masaların yarattığı ciro ve imzalanan kontratlarla ölçülüyor. Biz de rastlantısal karşılaşmalar yerine hedefe yönelik, önceden planlanmış ve filtrelenmiş ticari randevular kurguluyoruz” diye konuştu. Zincir pet shop temsilcileri, e-ticaret platformlarının satın alma yöneticileri, toptancı ve distribütörlerin fuar öncesinden katılımcıların ürün profilleriyle eşleştirildiğini belirten Çetin, görüşmelerin sipariş, distribütörlük anlaşması veya fason üretim kontratlarına dönüşmesini beklediklerini ifade etti.
Sektörün geleceğinde teknolojinin ağırlığının artacağına dikkat çeken Çetin, PETZOO Next alanıyla özellikle girişimlerin görünürlük kazanmasını amaçladıklarını söyledi. Ücretsiz tanıtım alanının yenilikçi fikirleri bulunan start-up’ları sektör profesyonelleri, yatırımcılar, üreticiler ve distribütörlerle buluşturacağını belirten Çetin, önümüzdeki dönemde üç teknoloji alanının öne çıkacağını ifade etti.
Bunların başında IoT ve yapay zekâ destekli cihazlar geliyor. Akıllı mama kapları, su pınarları, akıllı tuvaletler ve hayvanların nabız, uyku ve aktivite verilerini takip eden giyilebilir cihazların yaygınlaşması bekleniyor. Dijital sağlık ve teletıp uygulamaları ile biyoteknoloji ve sürdürülebilirlik de sektörün önemli başlıkları arasında yer alıyor. Çetin, “Evcil hayvan sektörü dünyada ‘Pet-Tech’ devrimini yaşıyor. PETZOO Next’i de pet sektörüne yönelik fikirleri ve projeleri olan girişimlerin kendilerini gösterebilecekleri ve projelerini sektör profesyonelleriyle buluşturabilecekleri bir alan olarak kurguladık” dedi.

Fuarın veteriner hekimler, klinisyenler ve veteriner fakültesi öğrencilerine ücretsiz açılması da sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirme hedefinin önemli parçalarından biri. Çetin, akademik ve klinik bilginin üretici ve tedarikçilerle buluşmasının sektörün gelişimi açısından kritik olduğunu belirtti. “Klinisyen bir hekimin sahadaki klinik gözlemleri, bir mama ya da ilaç üreticisinin AR-GE laboratuvarına doğrudan ışık tutar. Klinikte karşılaşılan alerji vakaları, eklem rahatsızlıkları veya metabolik sorunlar üreticiye doğrudan girdi olarak döner ve böylece gerçek ihtiyaca cevap veren ürünler geliştirilebilir” diyen Çetin, bu etkileşimin sektörün sağlık ve refah odaklı bir ekosistem olarak gelişmesine katkı sunduğunu söyledi. Fuar kapsamında düzenlenen grooming yarışmaları, kedi ve köpek ırk standartları organizasyonları, veterinerlik seminerleri ve üniversite iş birlikleri de bu yaklaşımın tamamlayıcı unsurları olarak öne çıkıyor. Çetin, fuarın yalnızca ticari değil, aynı zamanda mesleki bilgi ve yetkinliklerin geliştirildiği bir platform olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de pet sektörünün önümüzdeki dönemde önemli fırsatlara sahip olduğunu belirten Çetin, özellikle premium ve fonksiyonel ürünler, kedi kumu üretimi ile omnichannel ve e-ticaret alanlarına dikkat çekti. Glütensiz, taze, freeze-dried (dondurularak kurutulmuş), prebiyotik ve eklem veya sindirim destekli ürünlerin küresel pazarda ilgi gördüğünü belirten Çetin, Türk üreticilerin niş ürünlerle yeni pazarlara ulaşabileceğini söyledi. Türkiye’nin bentonit kaynakları sayesinde kedi kumu üretiminde de güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Çetin, bu avantajın markalı ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin ihracat açısından fırsat sunduğunu kaydetti. Öte yandan sektörün hammadde maliyetleri, döviz hareketleri, kalite standartları ve uluslararası regülasyonlara uyum gibi başlıklarla karşı karşıya olduğunu belirten Çetin, sürdürülebilir ve rekabetçi üretimin önemine dikkat çekti. Çetin, “Kalite, ürün güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşümü yalnızca bir zorunluluk olarak değil, Türk markalarının uluslararası pazarlardaki güvenilirliğini ve rekabet gücünü artıracak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. PETZOO Eurasia’nın hedefinin ise tüm bu başlıkları aynı platformda buluşturarak Türkiye’nin evcil hayvan sektöründeki üretim, ihracat ve ticaret kapasitesini geliştirmek olduğunu belirten Çetin, fuarın sektörün küresel rekabet gücünü artıracak bir ekosistemin oluşmasına katkı sunmaya devam edeceğini söyledi.

Promax Pet Food Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Kılınçlı, gıda sektöründen gelen deneyimin hammadde kalitesi, tedarik sürekliliği, izlenebilirlik ve standardizasyon konularında önemli bir avantaj sağladığını belirterek, “Balıkçılık ve gıda tedarikinden gelen geçmişimiz sayesinde hammaddenin yalnızca fiyatına değil; kalitesine, güvenilirliğine, sürdürülebilirliğine ve üretim sürecindeki performansına birlikte bakıyoruz” dedi.
İlk yatırım döneminde 25 bin ton seviyesinde olan üretim kapasitesinin yeni üretim hattıyla 65 bin tonun üzerine çıkarıldığını belirten Kılınçlı, bu yatırımı yalnızca kapasite artışı olarak değerlendirmediklerini söyledi. Yeni hattın özellikle ihracat ve private label projelerinde daha yüksek hacimli ve çeşitli üretim taleplerine yanıt verme imkânı sunduğunu aktardı. OZAN KILINÇLI Promax Pet Food Yönetim Kurulu Başkanı
Kılınçlı, önümüzdeki dönemde üretim teknolojileri, Ar-Ge ve yeni ürün gruplarına yönelik yatırımların devam edeceğini belirterek, “65 bin tonu aşan yeni hat bizim için ulaşılmış nihai bir hedef değil; Promax Pet Food’un yeni büyüme döneminin başlangıç noktası” diye konuştu.
Ozan Kılınçlı: Bizim için başarılı bir fuarın ölçüsü yalnızca standımızı kaç kişinin ziyaret ettiği değil; fuar sonrasında kaç yeni ve sürdürülebilir iş ilişkisinin ortaya çıktığıdır.
Evcil hayvan sahiplerinin beslenme konusunda daha bilinçli hale geldiğini belirten Kılınçlı, sektörün temel beslenmenin ötesine geçtiğini söyledi. Fonksiyonel beslenme, yaşa ve yaşam biçimine özel ürünler, kilo kontrolü ile sindirim ve üriner sistem sağlığına yönelik formüllerin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını ifade etti.
Ar-Ge çalışmalarında gerçek ihtiyaçlara cevap veren ürünlere odaklandıklarını dile getiren Kılınçlı, özellikle super premium segmentteki çalışmalarını ve Food Elite markasını bu doğrultuda geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Promax Pet Food Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Kılınçlı
PETZOO Eurasia’nın yaka ipi sponsorluğunu da üstlenen Promax Pet Food, fuarı yalnızca marka görünürlüğü açısından değil, yeni ticari bağlantılar bakımından da değerlendiriyor. Şirketin bugün 35’ten fazla ülkede müşterileri bulunurken, fuar kapsamında yeni distribütörlerle tanışılması ve ihracat ile private label alanlarında yeni projeler geliştirilmesi hedefleniyor.
Evcil hayvanların ailelerin bir ferdi olarak görülmeye başlanması, pet sektöründe ürün ve hizmet beklentilerini de önemli ölçüde değiştirdi. 41 yılı aşkın sektör tecrübesine sahip Pelagos Kurucusu Murat Gönenbaba, tüketicilerin artık standart ihtiyaçların ötesinde, evcil hayvanların yaşam kalitesini destekleyen ürünlere yöneldiğini belirtti. Gönenbaba, sektörde gözlemledikleri en büyük dönüşümün evcil hayvanların evlerin birer ferdi olarak kabul edilmesi olduğunu söyledi. Bu değişimin, beslenme ve bakım anlayışını da dönüştürdüğünü belirten Gönenbaba, tüketicilerin yüksek içerik kalitesine sahip, katkısız, fonksiyonel ve sağlık destekleyici ürünlere olan ilgisinin arttığını ifade etti.

Evcil hayvanların aile içerisindeki konumunun değişmesiyle birlikte sektörün de standart ihtiyaçları karşılamanın ötesine geçtiğini kaydeden Gönenbaba, “Günümüzde tüketiciler; yüksek içerik kalitesine sahip, katkısız, fonksiyonel ve sağlık destekleyici ürünlere yönelmektedir. Yaşam kalitesini artıran yenilikçi formatlar ve güvenilir markalara olan talep her geçen gün güçlenmektedir” dedi. Gönenbaba, Pelagos’un uluslararası pazarlardaki çalışmalarına da değindi. Güçlü distribütörlükler ve kendi markalarıyla oluşturdukları sinerjinin şirketin uluslararası pazardaki konumunu güçlendirdiğini belirten Gönenbaba, özellikle Orta Doğu ve komşu coğrafyalarda sürdürülebilir bir ticaret ağı oluşturduklarını söyledi.

Önümüzdeki dönemde ihracat çalışmalarında mevcut pazarlardaki derinliği artırmayı hedeflediklerini aktaran Gönenbaba, bunun yanı sıra doğru yerel ortaklıklar ve stratejik dağıtım kanalları aracılığıyla yeni bölgelere açılacaklarını ifade etti. Gönenbaba, küresel pazar payını istikrarlı biçimde büyütmenin şirketin öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti. Gelecek dönem çalışmalarında müşteri memnuniyeti ve inovasyonu merkeze aldıklarını belirten Gönenbaba, sektörün dinamik yapısına uygun olarak inovatif ürün grupları ve yeni yatırım alanları üzerinde projeler yürüttüklerini söyledi. Gönenbaba, devam eden çalışmaların detaylarının rekabet stratejileri ve gizlilik prensipleri nedeniyle henüz paylaşılmadığını belirterek, ilerleyen dönemde pazara yön verecek yeni çözümleri ve yatırımları sektörle buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Murat Gönenbaba: Önümüzdeki dönemde yol haritamız; mevcut pazarlardaki derinliğimizi artırırken, doğru yerel ortaklıklar ve stratejik dağıtım kanalları üzerinden yeni bölge pazarlarına açılmak ve küresel pazar payımızı istikrarlı bir şekilde büyütmek olacaktır.

Pelagos Kurucusu Murat Gönenbaba
Evcil hayvan sahiplerinin beslenme konusundaki beklentileri değişirken, pet food sektöründe teknoloji, sürdürülebilirlik ve fonksiyonel ürün geliştirme öne çıkıyor. Hermos Pet Food da üretim yaklaşımını doğal beslenme ihtiyaçları ve ileri teknolojiler üzerine kuruyor. Hermos Pet Food Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Gizem Tuğrul, şirketin üretim altyapısından Ar-Ge çalışmalarına ve uluslararası büyüme hedeflerine kadar uzanan yaklaşımını değerlendirdi.
Hermos’un sektördeki farklılaşma noktalarından birinin üretim teknolojisi olduğunu belirten Tuğrul, Türkiye’de bir ilk olan FMIS teknolojisini kullandıklarını söyledi. Tuğrul, bu teknolojiyle taze eti doğrudan kuru mamanın içerisine enjekte ettiklerini belirterek, taze et bazlı beslenmeyi ileri üretim teknolojisiyle buluşturduklarını ifade etti. Bu üretim yaklaşımının protein sindirilebilirliğinde de önemli bir noktaya ulaşmalarını sağladığını aktaran Tuğrul, aminoasit bazlı protein sindirilebilirliğinin yüzde 99 seviyesine kadar ulaşabildiğini kaydetti.

Hermos’un üretim anlayışında sürdürülebilirliğin de önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Tuğrul, bu yaklaşımın yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Enerji, su, hammadde, üretim ve ambalaj süreçlerinin tamamını kapsayan bir sürdürülebilirlik anlayışı benimsediklerini belirten Tuğrul, otomasyon destekli üretim altyapısıyla kaynak kullanımını optimize ettiklerini söyledi. Güneş enerjisi sistemlerinin elektrik ihtiyaçlarının yüzde 30-35’ini karşıladığını aktaran Tuğrul, bu sayede daha verimli ve çevreye duyarlı bir üretim modeli oluşturduklarını ifade etti. Ürün geliştirme çalışmalarında yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, evcil hayvanların uzun vadeli sağlığına ve yaşam kalitesine de odaklandıklarını belirten Tuğrul, bilim ve teknolojiyi doğadan ilham alan beslenme anlayışıyla bir araya getirdiklerini söyledi. Doğal, dengeli ve fonksiyonel çözümler geliştirmeye çalıştıklarını kaydeden Tuğrul, ilerleyen yaş dönemlerini de dikkate aldıklarını ifade etti. Gelecek vizyonlarının evcil hayvanların yaşamının her dönemine yönelik yenilikçi, fonksiyonel ve sürdürülebilir beslenme çözümleri geliştirmek olduğunu belirten Tuğrul, doğru beslenme ve stres faktörlerinin azaltılmasıyla daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşamı desteklemeyi hedeflediklerini söyledi.

Hermos Pet Food Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Gizem Tuğrul
Hermos’un uluslararası faaliyetlerine de değinen Tuğrul, bugün 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini aktardı. Uluslararası büyüme stratejilerini kalite, sürdürülebilirlik, yenilikçi üretim teknolojileri ve uzun vadeli iş birlikleri üzerine inşa ettiklerini belirten Tuğrul, son dönemde Afrika pazarına da giriş yaptıklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlarda güçlü iş birlikleri ve teknoloji transferleri gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Tuğrul, Türkiye’de geliştirdikleri üretim teknolojisini ve fonksiyonel beslenme yaklaşımını daha geniş coğrafyalara taşımak istediklerini kaydetti.
GÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026SPOR
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.