DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Tarımda yapay zekâ devrimi Borsa Meydanı’nda tartışılacak
Türk endüstriyel mutfağı Amerika’da kaliteyle büyüyor

Türk endüstriyel mutfağı Amerika’da kaliteyle büyüyor

Türk endüstriyel mutfak sektörü, küresel pazarlardaki büyüme stratejisinde Amerika kıtasını öncelikli hedef pazar olarak konumlandırırken, fiyat rekabetinden ziyade kalite, tasarım ve üretim kabiliyetiyle öne çıkmayı hedefliyor. Son beş yılda Amerika kıtasındaki ihracatlarını yüzde 40 artırdıklarını ifade eden Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) Başkanı Bekir Topuz, "Amerika'da Türk ürünleri Avrupa kalitesinde algılanıyor. Hedefimiz bu güçlü kalite algısını koruyarak Amerika, Kanada ve Latin Amerika’da daha fazla pazar payına ulaşmak.” dedi.

30/08/2026 16:52
Türk endüstriyel mutfağı Amerika’da kaliteyle büyüyor

Ticaret Bakanlığı destekleri, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB ve Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) iş birliğiyle düzenlenen URGE projesi çerçevesinde, Meksiko City’de gerçekleştirilen Abastur Endüstriyel Mutfak Fuarı’na Türkiye’den 11’i URGE kapsamında, 2’si bireysel olmak üzere toplam 13 firma katılım sağladı. Fuarda 22 binin üzerinde satın almacı ve ziyaretçi ağırlanırken, Türk firmaları bölgedeki profesyonel alıcılarla yeni ticari bağlantılar kurdu. T.C. Meksiko Ticaret Müşavirleri Zahide Karacaçoban ve Mehmet Cumhur da Abastur Fuarı’nda Türk firmalarını ziyaret ederek sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.

TUSİD Başkanı Bekir Topuz, sektör olarak yaklaşık beş yıldır Amerika kıtasını stratejik bir hedef pazar olarak ele aldıklarını belirterek, ABD başta olmak üzere Kanada ve Latin Amerika ülkelerinde düzenlenen sektörel fuarlara düzenli katılım sağladıklarını söyledi.

2229istanbul endustriyel mutfak imalatcilari

AMERİKA KITASINDA BEŞ YILDA YÜZDE 40 BÜYÜME

Türk endüstriyel mutfak sektörünün Amerika kıtasındaki ihracatının son beş yılda yaklaşık yüzde 40 arttığını belirten Topuz, bu yükselişin her yıl pazara yönelik yapılan çalışmaların ve artan ticari temasların sonucu olduğunu ifade etti.

Topuz, “Amerika kıtasını yaklaşık beş yıldır sektörümüzün öncelikli hedef pazarlarından biri olarak görüyoruz. Bu süreçte bölgedeki fuarlara düzenli olarak katıldık, firmalarımızın alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağladık. Bugün geldiğimiz noktada Amerika kıtasındaki ihracatımızda yaklaşık yüzde 40’lık bir artıştan söz ediyoruz. Bu ivmenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” dedi.

Sektörün Amerika kıtasındaki pazar potansiyelinin mevcut ihracat rakamlarının çok üzerinde olduğunu vurgulayan Topuz, bölgeden alınacak küçük bir pazar payının dahi Türkiye’nin toplam endüstriyel mutfak ihracatında önemli bir sıçrama yaratabileceğine dikkat çekti.

“Amerika kıtasının büyüklüğü bize çok önemli bir fırsat sunuyor. Bölgenin mutfak sektöründeki ithalatından yalnızca yüzde 2 pay alabilsek, sektörümüzün mevcut ihracatına denk bir büyüklüğe ulaşabilecek potansiyelden bahsediyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Amerika kıtasında daha fazla görünür olmamız, daha fazla firmamızla pazarda yer almamız gerekiyor.” diye konuştu.

TÜRK MALI AMERİKA’DA AVRUPA KALİTESİNDE ALGILANIYOR

Amerika kıtasının Türk endüstriyel mutfak sektörü açısından en önemli avantajlarından birinin Türk ürünlerinin kalite algısı olduğunu belirten Topuz, bölgedeki alıcıların Türk ürünlerini Avrupa menşeli ürünlerle aynı kalite kategorisinde değerlendirdiğini söyledi.

Topuz, “Amerika kıtasında Türkiye’ye yönelik algı bizim için çok değerli. Buradaki alıcılar Türk ürününü yalnızca fiyat üzerinden değerlendirmiyor; öncelikle kaliteye bakıyor. Türk ürünleri Avrupa kalitesiyle aynı standartlarda görülürken, Avrupa’ya kıyasla daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulabiliyor. Bu da sektörümüz açısından önemli bir rekabet avantajı yaratıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin farklı sektörlerde oluşturduğu üretim ve kalite algısının endüstriyel mutfak sektörüne de olumlu yansıdığını dile getiren Topuz, “Türkiye’nin farklı sektörlerde yıllar içinde oluşturduğu ‘iyi ve kaliteli ürün’ algısı burada bizim de önümüzü açıyor. Hatta bir Kanadalı müşterimizin ürünlerini kataloğunda özellikle ‘Made in Türkiye’ ibaresiyle göstermesi dikkat çekiciydi. Çünkü bunun Çin ürünü olmadığını, Türk üretimi olduğunu ve belli bir kalite standardını temsil ettiğini özellikle göstermek istiyor.” dedi.

Profesyonel Endustriyel Mutfak Ekipmanlari 1

REKABET FİYATLA DEĞİL, KALİTE VE TASARIMLA KURULUYOR

Çin’in bölgedeki en önemli rakiplerden biri olduğunu ancak Türk firmalarının bu rekabeti yalnızca fiyat üzerinden yürütmesinin mümkün olmadığını belirten Topuz, sektörün güçlü tarafının yüksek kaliteyi rekabetçi fiyat ve tasarımla birleştirebilmesi olduğunu ifade etti.

Topuz, “Çin ile fiyat üzerinden rekabet etmemiz mümkün değil. Bizim stratejimiz farklı olmalı. Avrupa ürünleriyle aynı kalite seviyesinde üretip daha ulaşılabilir fiyat sunabiliyoruz. Bunun yanında Türk ürünlerinin tasarım tarafı da güçlü. Özellikle pizza fırınları, pişirme ekipmanları, buzdolapları, bulaşık makineleri ve döner ekipmanları gibi birçok ürün grubumuz Amerika pazarında karşılık buluyor.” diye konuştu.

Amerika kıtasındaki müşterilerin satın alma kararlarında kaliteyi ilk sıraya koymasının Türk üreticiler için önemli bir fırsat olduğunu belirten Topuz, bu avantajın korunması için firmaların ürün kalitesinden ve teknolojik yetkinliklerinden taviz vermemesi gerektiğini vurguladı.

MEKSİKA, LATİN AMERİKA’YA AÇILAN KAPI OLACAK

Abastur Fuarı’nın yalnızca Meksika pazarına erişim açısından değil, Latin Amerika’nın geneline ulaşmak açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Topuz, Meksika’nın 1,8 milyar dolarlık mutfak sektörü ithalatına sahip olduğunu söyledi.

Meksika’nın başta ABD ve Çin olmak üzere önemli miktarda ithalat gerçekleştirdiğini ifade eden Topuz, Türkiye’nin mevcut ihracatının ise yaklaşık 100 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirterek, “Meksika tek başına önemli bir pazar. Ancak bizim buraya bakışımız sadece Meksika ile sınırlı değil. Kolombiya, Panama, Kosta Rika, Porto Riko, Brezilya, Şili ve

Arjantin gibi ülkeler de radarımızda. Abastur, bu coğrafyaya giriş yapmak ve bölgedeki alıcılarla doğrudan temas kurmak açısından önemli bir platform.” dedi.

Uzak coğrafyalarda ticari ilişkilerin oluşmasının zaman aldığını ancak sektörün son beş yıldaki performansının gelecek açısından umut verdiğini kaydeden Topuz, Amerika kıtasında önümüzdeki 10 yıllık süreçte çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşılabileceğine inandığını kaydetti.

Amerika kıtasında elde edilen ticari bağlantıların İstanbul’da devam ettirilmesi için de çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Topuz, 10 Kasım’da İstanbul’da başlayacak Hostech by TUSİD kapsamında Amerika kıtasından 100’ün üzerinde profesyonel alıcının İstanbul’da ağırlanacağını açıkladı.

Topuz, “Meksika dahil Amerika kıtasının farklı ülkelerinden 100’ün üzerinde önemli alıcıyla görüşmelerimizi tamamladık. Bu alıcıları İstanbul’a davet ediyoruz. Amacımız fuarı yalnızca bir sergileme alanı olarak değil, doğrudan ticari bağlantıların kurulduğu bir platform haline getirmek. Amerika’da kurduğumuz ilişkileri İstanbul’da somut iş bağlantılarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi.

Hostech by TUSİD’e yönelik uluslararası ilginin de şimdiden güçlü olduğunu belirten Topuz, 130 farklı ülkeden yaklaşık 1.200 yabancı profesyonelin kayıt yaptırdığını, toplam yabancı ziyaretçi sayısının ise fuar döneminde 5 bin seviyesine ulaşmasını beklediklerini söyledi.

İHRACATTA MİKTAR BAZINDA YÜZDE 17’LİK GERİLEME

Sektörün Amerika pazarındaki büyüme hedefleri devam ederken, Türkiye’nin endüstriyel mutfak ihracatında son dönemde yaşanan gerilemeye de dikkat çeken Topuz, özellikle paslanmaz çelikte uygulanan ilave vergiler ve anti-damping önlemlerinin üreticiler üzerindeki etkisinin sürdüğünü ifade etti.

Sektör ihracatının yılın ilk altı ayında 1,23 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Topuz, “Rakam bazında baktığımızda ihracatımızdaki gerileme yaklaşık yüzde 6 seviyesinde. Ancak miktar bazındaki düşüş yüzde 17’ye ulaşıyor. Vergilerin başladığı 2024 yılından bu yana ise ihracatta miktar bazındaki kayıp yüzde 30’a ulaşırken, aynı anda ithalat da yüzde 30 arttı. Bu tablo, sektörün ciddi bir baskı altında olduğunu gösteriyor. Bizim beklentimiz, uygulanan vergilerin sektörün rekabet gücünü de dikkate alacak şekilde yeniden değerlendirilmesi.” dedi.

WhatsApp Image 2026 08 30 at 11.45.06

Paslanmaz çelikteki maliyet baskısının özellikle tamamen paslanmaz hammaddeden üretilen tencere, tava, kepçe ve kevgir gibi ürün gruplarında ciddi sorunlara yol açtığını belirten Topuz, Türkiye’nin bazı ürün gruplarında üretimin neredeyse bittiğini, ithalata daha fazla bağımlı hale gelinmesinin de sanayi açısından dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.

DEVLET DESTEKLERİNDE ARTIŞ BEKLENTİSİ

Türk firmalarının küresel pazarlarda daha güçlü konumlanabilmesi için ihracat desteklerinin artırılmasının önemli olduğunu ifade eden Topuz, mevcut destek seviyelerinin rakip ülkelerle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını belirtti.

Topuz, “İhracatçının küresel pazarlarda daha güçlü rekabet edebilmesi için devlet desteklerinin artırılması gerektiğine inanıyoruz. Çin’de ihracatçıya sağlanan desteklerin daha yüksek seviyelerde olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin de ihracatçısını daha güçlü koruyan ve yeni pazarlara giriş maliyetlerini azaltan bir destek modeline ihtiyacı var. Mevcut desteğin en az iki katına çıkarılması sektörümüzün uluslararası rekabet gücüne ciddi katkı sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk endüstriyel mutfak sektörünün Amerika kıtasındaki büyüme stratejisini sürdüreceğini vurgulayan Topuz, “Bizim için hedef artık Amerika kıtasında kalıcı bir Türk markası ve üretim algısı oluşturmak. Kalite konusunda yakaladığımız konumu koruyarak, daha fazla firmamızla bu pazarlarda yer almak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde Amerika, Kanada ve Latin Amerika ülkeleri sektörümüzün ihracat rotasında çok daha önemli bir yere sahip olacak.” ifadelerini kullandı.

KALİTE ALGISI ELİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR

Fuara katılan firmalardan N’DUSTRIO Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı da Meksika’nın Türk endüstriyel mutfak sektörü açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, “Meksika, nüfusu, pazar potansiyeli ve Türk ürünlerinin burada konumlandığı yer açısından bizim için oldukça önemli bir pazar. Amerika kıtasında Türk firmaları ve Türk ürünleri Avrupa menşeli ürünlerle aynı kalite kategorisinde değerlendiriliyor. Bu algı, fiyat rekabetinde de elimizi güçlendiriyor. Avrupa’daki rakibimiz 10 birim seviyesinde fiyatlandırılıyorsa, burada biz de benzer bir seviyeden rekabet edebiliyoruz. Oysa farklı pazarlarda Türk ürünlerinden daha düşük fiyat beklenebiliyor. Meksika’da ise müşteriler Avrupa kalitesindeki bir ürüne Avrupa seviyesinde fiyat vermeye hazır. Bu bizim açımızdan yalnızca satış hacmi değil, aynı zamanda kârlılık açısından da çok değerli. Önümüzdeki dönemde daha fazla bu tür pazarlara odaklanarak, yüksek kalite ve katma değer üzerinden büyümemiz gerektiğine inanıyoruz.” dedi.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.