İklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve doğal kaynaklar üzerindeki baskı, güvenilir ve erişilebilir gıdaya ulaşımı küresel gündemin en kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı tarafından yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması da mevcut dönüşüm hızının 2030 hedeflerine ulaşmak için yeterli olmadığını gösterdi.
Nature Food dergisinde yayımlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik ile yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana başlık altında değerlendirildi.
Toplam 44 göstergenin incelendiği çalışmada, 22 göstergede küresel ortalamalar açısından ilerleme kaydedilirken 15 göstergede kayda değer bir değişim yaşanmadı. Yedi göstergede ise mevcut tablonun daha da kötüleştiği belirlendi.

Araştırmaya göre güvenli suya erişim, bilgiye ulaşım, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme gösteren alanlar arasında yer aldı.
Buna karşılık sivil toplumun karar alma süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonlarında olumsuz eğilimler görüldü.
Çalışmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarına dikkat çekilirken, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde hiçbir ülkenin sıfır emisyon hedefine ulaşamayacağı öngörüldü.
Araştırmada ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı bölgesel olarak da incelendi.
Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Amerika kıtasında ve Japonya 16 göstergede Asya’da hedeflere en fazla yaklaşan ülkeler arasında yer aldı.
Bölgesel farklılıkların hedeflere ulaşmak için gereken iyileşme hızına da yansıdığı görüldü. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliği dahil olmak üzere 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için yıllık yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerektiği hesaplandı. Avrupa’da ise ihtiyaç duyulan iyileşme oranlarının diğer bölgelere kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.
Araştırmayı değerlendiren TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sistemlerinin yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Sidar, “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor” dedi.
Mevcut ilerleme hızının 2030 hedefleri açısından yeterli olmadığını belirten Sidar, dönüşümün hızlandırılması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.”
Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki birikiminin önemli bir avantaj oluşturduğunu ifade eden Sidar, sektörün uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” diye konuştu.
Araştırmanın gündeme taşıdığı başlıklar, TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde de ele alınacak.
“Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvede iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm başlıkları tartışılacak.
İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin katılacağı zirvede, gıda sistemlerinin geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği modellerinin değerlendirilmesi bekleniyor.
EKONOMİ
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
31 Ağustos 2026EKONOMİ
31 Ağustos 2026EKONOMİ
31 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
31 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.