Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, dijital dolandırıcılığın artık sadece teknik bir sızma değil, bir “sosyal dejenerasyon” problemi olduğunu vurguladı. Özellikle ileri yaştaki bireyleri hedef alan dolandırıcılar, “hayatımın aşkı” maskesiyle kalplerini çaldıkları kurbanlarının ceplerini boşaltıyor. Teknolojik ilerlemeler sadece iş dünyasını değil, siber suç yöntemlerini de kökten değiştirdi. Artık hackerlar sadece banka hesaplarına sızmıyor; insanların en savunmasız olduğu noktaya, yani duygularına saldırıyor. Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu ile yaptığımız özel röportaj, modern dünyanın getirdiği yalnızlığın siber suçlular için nasıl devasa bir pazar oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde aile bağlarının zayıflaması, ileri yaştaki bireyleri internetteki sahte “ilgi ve sevgi” vaatlerine daha açık hale getiriyor.
Alev Akkoyunlu’ya göre problemin temelinde, büyükşehir yaşamının oluşturduğu izolasyon yatıyor. İstanbul özelinde trafiğin, yoğun çalışma temposunun ve aile fertleri arasındaki fiziksel mesafenin ebeveynleri yalnızlaştırdığını belirten Akkoyunlu, şu tespiti yapıyor: “Belli bir yaşın üzerindeki yetişkinler, aileleri tarafından istemeden de olsa yalnız bırakılıyor. Bu kişiler sosyal bir iletişim kurma, sevgi ve ilgi görme ihtiyacı hissediyorlar.
Siber suçlular ise bu boşluğu profesyonelce dolduruyor. Sosyal medyada kurulan sahte dostluklar, haftalarca süren nazik yazışmaların ardından sarsılmaz bir duygusal bağa dönüşüyor ve dolandırıcılık hikâyesi tam da bu noktada, güvenin zirve yaptığı yerde başlıyor.

Dolandırıcılık yöntemlerinin sadece karmaşık algoritmalarla sınırlı olmadığını ifade eden Akkoyunlu, bazen en ilkel yöntemlerin bile işe yaradığını çarpıcı örneklerle anlatıyor: “İnsanlar bazen o kadar basit şeylere düşebiliyor ki; Angelina Jolie’nin resmini kullanarak arkadaş olmak isteyenleri gerçek sananlar var. Brad Pitt profiliyle aylarca kandırılan kadınlar gördük. Bu işin niş kısmı olsa da asıl tehlike, görseli güzel ama tanınmayan kişilerin fotoğraflarıyla kurulan tuzaklar. Eskiden bu tuzaklara hep erkeklerin düştüğü konuşulurdu, şimdi görüyoruz ki kadınlar da genç ve yakışıklı ‘sevgili’ vaadiyle hedef alınıyor. Burada gelir grubunun da bir önemi yok; psikolojik yalnızlık yaşayan zengin bir iş adamı da, emekli bir memur da aynı oltaya düşebiliyor.” 2026 yılında artık sadece sesli mesajlar veya fotoğraflar güvenlik için yeterli değil. Akkoyunlu, Deepfake teknolojisinin ulaştığı korkutucu boyuta dikkat çekiyor: “Eskiden ‘karşındakini görüntülü aramadan inanma’ derdik. Artık bu bir güvenlik garantisi değil. Deepfake görüntüleri artık canlı (live) olarak yapılabiliyor. Karşınızda konuştuğunuz kişi, o sırada tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulmuş bir yüz ve ses taklidi olabilir. Görüntülü konuştuğu halde kandırılan kurbanlar var. Eğer karşınızdaki kişi buluşma tekliflerini ‘işim var, annem yanımda, otobüsteyim’ gibi bahanelerle sürekli erteliyor ama görüntülü görüşmede sadece belli açılardan kısa süreli görünüyorsa, büyük olasılıkla bir manipülasyonun içindesinizdir.

Ebeveynlerin dolandırıldığını anlamak için teknik bilgiden ziyade “iyi bir gözlemci” olmak gerektiğini vurgulayan Alev Akkoyunlu, bir ebeveynin telefonunu aniden gizlemeye başlaması, mesajlarını saklaması veya bilgisayar başında anormal uzun vakitler geçirmesinin ilk sinyaller olduğunu belirtiyor. Akkoyunlu, “Ebeveyninizin hesaplarında yüklü miktarda, özellikle izi sürülemeyen Bitcoin veya elektronik para transferleri varsa bu en büyük alarmdır. Dolandırıcılar, kurbanlarını ‘çocukların bizi kıskanıyor, onlara söyleme’ diyerek ailesinden koparır. Bu noktada Bitdefender Family Plan gibi aile koruma çözümleri devreye girmeli. Çocuklarımızı koruduğumuz gibi, ileri yaştaki ebeveynlerimizin de hangi uygulamaları kullandığını, kimlerle iletişim kurduğunu kontrollü bir şekilde takip etmeliyiz” diye konuştu. Röportajın en dikkat çekici noktalarından biri de biyolojik değişimlerin siber güvenliğe etkisi oldu. Akkoyunlu, hormon seviyelerinin yaşla birlikte düşmesinin davranış modellerini etkilediğini belirterek: “Beynimizin çalışma sistemi üzerine yaptığım araştırmalarda gördüm ki; belli bir yaştan sonra insanların tepkileri ve düşünce modelleri çocuklara yaklaşıyor. Hormonlar zirve noktasından aşağı inerken, bireyler daha duygusal, daha çabuk inanan ve çocuksu tepkiler veren bir yapıya bürünebiliyor. Bu yüzden çocuklara uyguladığımız dijital koruma kalkanının bir benzerini, onları kırmadan ve özgürlüklerini kısıtlamadan büyüklerimiz için de oluşturmalıyız” uyarısında bulunuyor.
Dolandırılan bireylerin yaşadığı en büyük travmanın “utanç” olduğunu söyleyen Akkoyunlu, ailelerin bu durumu fark ettiğinde sergilemesi gereken tutumu şöyle özetliyor: “Yaşlı bireyler dolandırıldıklarını anlasalar bile utandıkları için saklıyorlar. Onlara yaklaşırken kullanılması gereken ilk yardım cümlesi: ‘Hepimizin başına gelebilir, sen yalnız değilsin’ olmalı. Zeki iş adamlarından genç üniversitelilere kadar herkes bu tuzaklara düşebiliyor. Önemli olan zararın neresinden dönüldüğüdür. Mutlaka bilişim suçları bürolarına ve savcılığa gidilip şikayetçi olunmalı.
Akkoyunlu, sürecin profesyonel bir yalanlar silsilesi olduğunu belirtiyor:
1.Olta atma: Arkadaşlık sitelerinde veya okey/oyun uygulamalarında sahte profillerle temas kurulur.
2. Duygusal bağ: Haftalarca süren “günaydın” mesajları, ilgi ve sevgi gösterileriyle güven kazanılır.
3.İlk talep: Genellikle “yurt dışından yanına gelmek istiyorum ama pasaport param eksik” veya “uçak bileti almam lazım” yalanı söylenir.
4. Zincirleme yalanlar: Para gönderildikten sonra “havaalanında engellendim”, “eniştem izin vermedi”, “ekstra vize masrafı çıktı” denilerek kurban bir döngüye sokulur.
Alev Akkoyunlu, son olarak şu tavsiyede bulunuyor: “İnternette dostluklar kurulabilir, hatta yapay zekayla dertleşenler bile var. Ancak işin içine finansal bir talep ve para transferi girdiği anda o iletişim derhal kesilmelidir. Dijital dünyada aşkın bedeli, hayat boyu biriktirdiğiniz emekli ikramiyeniz olmamalı.

GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceEKONOMİ
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.