Türkiye’de bireysel kredi kullanımındaki artış, borçluluk seviyesini de yeni bir noktaya taşıdı. Bankacılık verilerine göre nüfusun yaklaşık yarısına karşılık gelen 44,3 milyon kişi bireysel kredi kullanırken, kişi başına düşen ortalama borç bakiyesi 155 bin liraya ulaştı.
31 Temmuz itibarıyla tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarından oluşan toplam borç 6 trilyon 852 milyar lirayı aştı. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 4 trilyon 704 milyar lira olan toplam borç, bir yılda önemli ölçüde yükseldi.
Toplam borç içinde en büyük kalem ise 2 trilyon 572 milyar liralık hacimle ihtiyaç kredileri oldu.

İhtiyaç kredisi kullananların krediye başvurma nedenlerinde mevcut borçların yönetilmesi ilk sırada yer alıyor.
Verilere göre ihtiyaç kredisi talebinde bulunanların yaklaşık yüzde 55-57’si, mevcut finansal yükümlülüklerini daha düzenli hale getirmek veya borçlarını yönetmek amacıyla kredi kullanmayı planlıyor.
Günlük ve temel ihtiyaçların finansmanı ise yüzde 36-38’lik payla ikinci sırada bulunuyor.
Bu tablo, ihtiyaç kredilerinin yalnızca yeni bir harcamayı finanse etmek için değil, mevcut borç yükünü çevirmek amacıyla da yoğun şekilde kullanıldığını gösteriyor.
Kredi kullanımında harcama türüne göre dönemsel değişimler de dikkat çekiyor.
TeklifimGelsin verilerine göre tatil kredisine yönelik talep yılın başında yüzde 12,6 seviyesinde bulunurken, ilkbahar aylarında yükseldi ve nisanda yüzde 17,1 ile yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Düğün kredilerinde ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Ocak ayında yüzde 11,5 olan düğün finansmanı talebi, yaz dönemine yaklaşırken gerileyerek haziranda yüzde 8,8’e düştü. Gelir grupları arasında da kredi kullanım amacı farklılaşıyor. Üst gelir grubunda tatil kredisi talebi yüzde 20,8’e ulaşırken, en alt gelir grubunda bu oran yüzde 9,8 seviyesinde kaldı. Eğitim amaçlı kredi kullanımında da üst gelir grubunun payı yüzde 20,2 ile öne çıkarken, orta ve alt gelir gruplarında oran yaklaşık yüzde 15 düzeyinde gerçekleşti.

Bireysel borçluluğun artmasının yanında geri ödemelerde yaşanan sorunlar da yakından izleniyor. BDDK verilerinden derlenen bilgilere göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı yüzde 6,1’e yükseldi. Böylece söz konusu oran son dokuz yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı ise yüzde 5,3 olarak gerçekleşti. Bankacılık sektörünün genelinde takip oranının yüzde 3 seviyesinde bulunması, bireysel kredi ve kredi kartlarındaki riskin sektör ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu ortaya koydu.

İhtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranları 2021-2023 döneminde genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi.
Ancak 2024 itibarıyla tablo değişmeye başladı. Bu tarihten sonra hem ihtiyaç kredilerinde hem de bireysel kredi kartlarında takip oranları yeniden yükselişe geçti.
Borç hacmindeki hızlı büyüme ile takip oranlarındaki artışın aynı dönemde görülmesi, hanehalkının kredi yükünün yanı sıra geri ödeme kapasitesinin de finansal gündemde daha fazla önem kazandığına işaret ediyor.
Özellikle ihtiyaç kredilerindeki takip oranının dokuz yılın zirvesine ulaşması, bireysel borçlanmada risklerin yakından takip edilmesi gereken bir seviyeye geldiğini gösteriyor.
GÜNDEM KORİDORU
9 gün önceEKONOMİ
23 gün önceEKONOMİ
09 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.