Türkiye’de her yıl on binlerce aile, miras gayrimenkulleri paylaşamadığı için mahkeme kapısına dayanıyor. Ortaklığın giderilmesi davaları son on yılda iki kattan fazla artış gösterirken, uyuşmazlıkları çözmesi amacıyla devreye alınan zorunlu arabuluculuk sisteminde de anlaşma oranları son dönemde düşüş sergiliyor. Süreçlerin tıkanmasındaki en temel etkenin mülklerin gerçek piyasa değerine ilişkin farklı beklentiler olduğunu tespit eden Denge Değerleme, bağımsız raporların önemini vurguluyor. Genel Müdür Simla Budakoğlu Sönmezler uyuşmazlıkların kaynağına değinerek, “En iyi miras paylaşımı, mahkemeye hiç gitmeyendir. Mirasçılar güvenilir bir değer tespiti aldığında, anlaşmazlığın büyük kısmı daha dava açılmadan çözülüyor” dedi.

Miras paylaşımlarında tarafların düştüğü en büyük yanılgılardan biri, eşit paylaşımın her mirasçıya eşit sayıda taşınmaz verilmesi anlamına geldiği düşüncesi oluyor. Oysa her gayrimenkulün konumu, imar durumu, kira getirisi ve kullanım potansiyeli tamamen farklı dinamiklere dayanıyor. Adaletin sağlanması adına mülklerin adet üzerinden değil, bütüncül bir değerleme sistemi üzerinden ele alınması gerekiyor. Konuyu değerlendiren Simla Budakoğlu Sönmezler, “On taşınmazdan oluşan bir portföyün beş mirasçı arasında paylaşımında, yalnızca kaç taşınmaz kime düştü yaklaşımı adil bir sonuç üretmiyor. Bu tür yapılarda denge, tüm portföyün tek bir değer sistemi içinde ele alınmasıyla kurulabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Mirasçıların kendi aralarında ortak bir uzlaşı zemini yakalayamaması durumunda, bölünemeyen gayrimenkuller hukuki zorunlulukla mahkemeler kanalıyla açık artırma usulüyle satışa çıkarılıyor. Bu tür zorunlu satışlarda mülkler çoğu zaman gerçek piyasa değerinin oldukça altında fiyatlara alıcı bulabiliyor. Satış süreçlerine eklenen yüksek yasal giderler, mahkeme harçları ve aracılık maliyetleri de eklendiğinde, günün sonunda mirasçıların elde ettiği net nakdi pay önemli ölçüde eriyor.
Çok parçalı miras yapılarında ortaya çıkan ekonomik dengesizliklerin önüne geçilmesinde en sağlıklı yöntem, varlıklar bütüncül değerlendikten sonra aradaki farkların nakdi denkleştirme ile kapatılması oluyor. Tarafsız bir gözle hazırlanan raporların hukuki bir kalkan görevi üstlendiğini belirten Simla Budakoğlu Sönmezler, “Doğru ve bağımsız değerleme, mirasçılar arasında ortak bir güven zemini oluşturur. Bu güven zemini uzlaşmayı kolaylaştırır ve aileleri uzun, yıpratıcı hukuki süreçlerden koruyabilir. Çok parçalı bir mirasta adalet, taşınmazları saymakla değil, doğru değerlemekle sağlanır.” şeklinde konuştu.
GÜNDEM KORİDORU
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceEKONOMİ
22 gün önceEKONOMİ
26 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.