Sağlıklı yaşam trendlerinin yükselişe geçmesiyle birlikte gıda endüstrisinde geleneksel şekerin yerini alabilecek doğal bileşenlere yönelik arayışlar her geçen gün ivme kazanıyor. Bu dönüşümün en stratejik aktörlerinden biri olarak değerlendirilen endüstriyel bitki yetiştiriciliğini gündemine alan İstanbul Ticaret Borsası, yerli üretimin potansiyelini uzman isimlerle mercek altına aldı. Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, “Hepimiz günlük hayatımızda şekeri azaltmaya çalışıyoruz. Şeker tadından vazgeçmek de kolay olmuyor… Stevia, tam da bu noktada ezber bozan bir ürün olarak öne çıkıyor” diyerek bitkinin önemini vurguladı.

Gıda imalatında kalori oranını düşürmek isteyen üreticiler için bu doğal ham madde çok ciddi fırsatlar barındırıyor. Bitkinin gıda sanayisindeki rolüne değinen araştırmacı Dr. Ahu Çınar, şekerin sadece tat vermediğini, aynı zamanda kıvam ve raf ömrü sağladığını belirterek, “Bugün birçok üründe şekerin bir kısmı stevia ile ikame edilerek hem tat korunabiliyor hem de enerji değeri düşürülebiliyor. Özellikle şeker hastalarına yönelik düşük kalorili ürünlerde kullanılabilmesi sağlık açısından da değerli” ifadelerini kullandı. Üretimde iklimsel faktörlerin ve bölgesel uygunluğun kritik rol oynadığını ekleyen Çınar, “Eskişehir ve Tokat’ta beklentileri karşılayamadık ancak İzmir, Yalova ve Diyarbakır denemelerinde daha olumlu sonuçlar aldık” dedi.

Türkiye’nin bu alanda henüz tescilli çeşit ve üretim alanı sınırlılığı nedeniyle dışa bağımlı bir tablo sergilediği belirtiliyor. İthalat yükünü hafifletmek adına yerli üretimin acilen desteklenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Sabri Erbaş, “Ülkemizde üretim alanlarımız sınırlı olduğu için bugün dünya ile rekabet etmemiz kolay görünmüyor. Daha yüksek şeker oranına sahip çeşitlerin ülkemizde tescillenmesi halinde üretim ve tüketim ayağının daha da gelişmesi mümkün olacaktır” dedi. Erbaş, “İşçilik maliyetlerinin mekanizasyonla azaltılması ve makineli hasat sistemlerinin geliştirilmesi halinde, daha büyük üretim alanlarında stevia yetiştiriciliği yapılabilir” vizyonunu paylaştı.
Yatırımın toprağa düştüğü ilk andan itibaren üreticisine masraflarını çıkarma imkanı tanıyan bu model, düşük maliyetli yapısıyla dikkat çekiyor. Üretim aşamasındaki kârlılık oranlarını ve saha deneyimlerini paylaşan çiftçi Selahattin Güvenç, “İlk yıl dönüm başına yaklaşık 150 kilogram kuru yaprak alınırken, ikinci yıldan itibaren verim 1 ton seviyelerine kadar çıkabiliyor. İlk yıl elde edilen ürünle masrafların yaklaşık yüzde 70-80’i karşılanabiliyor” şeklinde konuştu. Ekonomik anlamda asıl kazancın fide maliyetinin bittiği ikinci yıldan sonra başladığını belirten Güvenç, “İkinci yıldan itibaren üreticinin tek maliyeti hasat işçiliği giderleri oluyor. Stevia çok kazançlı bir ürün” diyerek üreticilere tavsiyede bulundu.
GÜNDEM KORİDORU
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceEKONOMİ
22 gün önceEKONOMİ
26 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.