Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, sektörün mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu paylaşmak amacıyla Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Komite Başkanı Murat Baykara, lojistik sektörünün yalnızca hizmet ihracatı açısından değil, Türkiye’nin mal ticaretinin sürdürülebilirliği bakımından da stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.
Baykara, lojistik ve yük taşımacılığının Türkiye ekonomisinin görünmeyen ama taşıyıcı kolonlarından biri olduğunu belirterek, “Bu sektör, ihracatın devamlılığını sağlayan, üretimi dünya pazarlarına bağlayan stratejik bir alan. 2024’te 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirdik. Bunun neredeyse yarısı yük taşımacılığından geldi” dedi.
2025 Kasım itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın 42,25 milyar dolara ulaştığını, bunun 19,57 milyar dolarının yük taşımacılığı kaynaklı olduğunu da sözlerine ekledi.
Sektördeki kurumsal büyümeye dikkat çeken Baykara, HİB bünyesinde faaliyet gösteren lojistik ve yük taşımacılığı firmalarının sayısının son üç yılda ciddi bir artış gösterdiğini söyledi.
“2022 başında 255 olan üye firma sayımız 701’e yükseldi. Bu artış sayesinde sektörümüz, HİB çatısı altında üye sayısı bakımından üçüncü sıraya yerleşti. Bu tablo, firmalarımızın sektöre ve ihracat potansiyeline duyduğu güvenin açık göstergesi” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin sahip olduğu ulaşım altyapısının küresel rekabette önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Baykara, limanlar, havalimanları, karayolu ve demiryolu ağlarının entegre yapısının Türkiye’yi doğal bir lojistik merkez haline getirdiğini söyledi.
“Karayoluyla 1.000–1.200 kilometrelik, havayoluyla ise üç saatlik uçuş mesafesinde çok geniş bir pazara erişebiliyoruz. Güçlü bağlantılar, düşük riskli ekonomik yapı ve nitelikli iş gücüyle Türkiye lojistikte benzersiz bir konuma sahip” dedi.

Baykara, uluslararası taşımacılıkta karayolunun özellikle AB ve komşu ülkelerle ticarette belirleyici rolünü koruduğunu ifade ederek, son 10 yılda karayolu ile yapılan ihracatın yüzde 55 arttığını söyledi.
2014’te 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatının 2024’te 85,8 milyar dolara ulaştığını aktardı.
Denizyolunda ise 2014–2024 döneminde konteyner taşımacılığının TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarının ton bazında yüzde 38 arttığını belirten Baykara, limanların demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesinin ve transit taşımayı kolaylaştıracak düzenlemelerin kritik önem taşıdığını dile getirdi.
Havayolu taşımacılığında ihracatın değersel payının yüzde 13 seviyesinde olduğunu söyleyen Baykara, ton bazında son 10 yılda ortalama yüzde 47’lik artış yaşandığını kaydetti.
Demiryolu taşımacılığında ise Türkiye’nin Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlarda stratejik bir geçiş ülkesi olduğuna dikkat çekti.

Avrupa-Asya ticaret hacminin önümüzdeki beş yılda üç katına çıkmasının beklendiğini hatırlatan Baykara, bu büyümede Orta Koridor’un en verimli alternatiflerden biri olduğunu söyledi.
“Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Via Carpatia ve Kuşak-Yol projelerinin kesişim noktasında yer alan Türkiye, küresel transit taşımacılığın merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip” dedi.
HİB koordinasyonunda yürütülen araştırmaların, Hazar geçişli Orta Koridor’un artık yalnızca alternatif bir güzergâh değil, küresel ticaret için kritik bir altyapı haline geldiğini ortaya koyduğunu belirten Baykara, AB’nin Orta Asya’yı stratejik öncelik ilan ederek yatırımlarını hızlandırdığına dikkat çekti.

Baykara, AB’nin Orta Asya ile rekabetçi ve sürdürülebilir bir ticaret ilişkisi kurabilmesi için Türkiye ile lojistik bağlarını güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Karayolu transit kotaları ve sürücü vizeleri gibi tarife dışı engeller, hem Türkiye-AB ticaretini pahalılaştırıyor hem de AB’li firmaların Kafkasya ve Orta Asya ile bağlarını zayıflatıyor” dedi.
Bu kısıtlamaların kaldırılması halinde Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 12 artabileceğini ifade eden Baykara, Türk taşımacılarının bölgeye dair tarihsel bilgi ve saha tecrübesiyle AB’li firmalar için güçlü bir rehber olduğunu söyledi.
Sektörün yol haritasını da paylaşan Baykara, orta vadede yük taşımacılığı ve lojistik gelirlerini 40 milyar doların üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
“2030’da Asya–Avrupa taşımalarında Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltmek istiyoruz. Orta Koridor’u en cazip güzergâh haline getirmek, e-ticaret taşımacılığında bölgesel merkez olmak, lojistik maliyetlerini düşürmek ve Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasına girmek önceliklerimiz arasında” diye konuştu.
GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceEKONOMİ
11 gün önceEKONOMİ
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
28 Nisan 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.