ABD ile Kanada arasındaki ticaret gerilimi yeni bir aşamaya taşınıyor. Washington yönetiminin Kanada’dan ithal edilen çok sayıda ürüne yüzde 50 gümrük vergisi getirme planı, özellikle ABD pazarına bağımlı Kanadalı üreticiler ve küçük işletmeler açısından yeni bir maliyet baskısı yaratırken, iki ülkenin Kuzey Amerika’daki ticaret düzeninin geleceğine ilişkin belirsizliği de artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338’inci maddesine dayanarak Kanada’dan ithal edilen bazı ürünlere çarşamba gününden itibaren yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı. Yeni tarifelerin yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada ürününü kapsaması bekleniyor. Bu tutar, ABD’nin 2025’te Kanada’dan gerçekleştirdiği 383 milyar dolarlık mal ithalatının yaklaşık yüzde 5,2’sine karşılık geliyor.

Yeni vergiler şarap, mobilya, süt ürünleri, çimento, giyim, olta ve hokey ekipmanlarının da aralarında bulunduğu çeşitli ürünleri kapsıyor. Uygulamanın özellikle ABD pazarına yüksek oranda bağımlı üreticiler üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.
Kanada tarafı ise tarifelerin devreye girmesinden önce Washington ile görüşmelerini sürdürüyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, pazartesi günü yaptığı açıklamada ABD ile müzakerelerin “yoğun ve hassas” şekilde devam ettiğini belirtti. Carney, tarifelerin yürürlüğe girmesinden önce Trump ile görüşmeyi beklediğini ifade etti.
Kanada’nın ABD ile ticari ilişkilerden sorumlu Bakanı Dominic LeBlanc ve baş müzakereci Janice Charette de son haftalarda ABD’li yetkililerle temaslarını artırdı. Ancak tarafların henüz taslak bir ticaret anlaşmasına ulaşamadığı belirtiliyor.
Müzakerelerin önemli başlıklarından birini Kanada’da üretilen otomobillere uygulanan vergiler oluşturuyor. Uygulamanın, daha önceki bazı tarifelerden farklı olarak ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) kapsamında tercihli ticaret hakkından yararlanan ürünleri de kapsaması, Kanada ekonomisi açısından riskleri artırıyor.
Trump yönetiminin USMCA’nın 16 yıl daha uzatılması önerisini kabul etmeyerek anlaşmayı yıllık değerlendirmelere tabi hale getirmesi de ticari belirsizliği artıran gelişmeler arasında bulunuyor.
Bu durumun Kanada’da yatırım ve istihdam kararlarını baskılayabileceği, iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinde daha uzun süreli bir belirsizlik yaratabileceği değerlendiriliyor.
Yeni tarifelerin etkisinin özellikle ahşap ürünleri ve şarap sektöründe hissedilmesi bekleniyor. Kanada’nın batısındaki orman yangınlarından etkilenen şarap üreticileri, ABD pazarına erişimde ek bir maliyetle karşı karşıya kalabilir.
Kanadalı özel mutfak dolabı üreticisi Cabico Ltd’nin sahibi Alain Ouzilleau, yüzde 50’lik verginin üreticiler tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını belirtti. Ouzilleau, ABD’li müşterilerin de maliyetin tamamını üstlenemeyeceğini ifade ederek bazı Kanada ürünlerinin ABD pazarındaki rekabet gücünü kaybedebileceği uyarısında bulundu.
Kanada Bağımsız İşletmeler Federasyonu Başkanı Dan Kelly de ABD müşterilerine bağımlı küçük ve orta ölçekli işletmelerin tarifeler karşısında daha kırılgan olduğunu söyledi. Kelly, yeni uygulamanın Kanadalı tedarikçiler kadar bu şirketlerden ürün alan ABD’li işletmeleri de etkileyebileceğine dikkati çekti.
ABD ve Kanada arasındaki görüşmelerde süt ürünleri ticareti de kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile Kanadalı Bakan Dominic LeBlanc’ın son dört haftada altı kez görüştüğü belirtiliyor.
ABD tarafının müzakerelerde Kanada’nın süt ürünleri sisteminin yanı sıra bazı eyaletlerde Amerikan alkollü içeceklerinin mağaza raflarından kaldırılmasını da gündeme getirdiği aktarılıyor.
Kanada’nın Ontario eyaleti Başbakanı Doug Ford, ABD ile “adil bir anlaşmaya” varılması halinde Amerikan alkollü içeceklerinin yeniden satışa sunulabileceğini açıklamıştı. Ancak yeni tarifelerin yürürlüğe girmesiyle eyaletlerin bu yöndeki adımları yeniden değerlendirmesi bekleniyor.
ABD Ulusal Eyalet Tarım Bakanlıkları Birliği CEO’su Ted McKinney ise süt ürünleri konusundaki anlaşmazlığın müzakerelerin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirtti.
Trump yönetiminin yeni tarifeler için dayanak gösterdiği 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338’inci maddesi, ABD mallarına karşı ayrımcılık yaptığı değerlendirilen ticaret ortaklarına yüzde 50’ye kadar cezalandırıcı tarife uygulanmasına imkân tanıyor.
Büyük Buhran döneminden kalan bu düzenlemenin yeniden kullanılması, ABD’nin ticaret politikasında daha sert bir çizgiye yöneldiği değerlendirmelerini beraberinde getiriyor.
Ekonomi tarihçileri, 1930’larda uygulanan yüksek tarifelerin diğer ülkelerin misilleme adımlarını tetikleyerek küresel ticarette daralmaya ve ekonomik krizin derinleşmesine katkı sağladığı görüşünde. Yeni uygulamanın ise yalnızca Kanada-ABD ticaretini değil, Kuzey Amerika’daki mevcut ticaret düzeninin geleceğini de yakından ilgilendirdiği belirtiliyor.
EKONOMİ
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önceEKONOMİ
29 Ağustos 2026EKONOMİ
29 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
29 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.