Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, organizasyonun tanıtım toplantısında yaptığı açıklamalarda, Türk savunma ekosisteminin “görünmez kahramanları” olan KOBİ’lerin önemine dikkat çekti. Görgün, modern orduların artık sadece ana yüklenicilerle değil, bu yüklenicilere parça ve teknoloji sağlayan çevik alt yüklenicilerle güç kazandığını vurguladı. ICDDA’nın sadece bir fuar değil, stratejik bir iş geliştirme platformu olduğunu belirten Görgün, Airbus, Boeing, Lockheed Martin ve Rolls-Royce gibi dünya devlerinin Türk üreticileriyle bir araya gelmesinin, yerli sanayinin teknolojik rüştünü ispat etmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu iş birliklerinin, Türkiye’nin savunma ihracatında geçtiğimiz yıl ulaştığı bin 500’den fazla ihracatçı firma sayısını daha da yukarı taşıması bekleniyor.
Haberin en stratejik ayaklarından birini ise OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın’ın eğitim sistemine yönelik radikal önerileri oluşturuyor. Aydın, sanayinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak adına Meslek Yüksekokulları (MYO) ve teknoparkların bizzat Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) içerisinde, üretimin tam kalbinde konumlandırılması gerektiğini savundu. “Teorik eğitimin pratikle harmanlanmadığı bir sistemde sürdürülebilirlik mümkün değildir” diyen Aydın, OSTİM Teknik Üniversitesi örneğiyle bu modelin başarısını kanıtladıklarını belirtti. Bu vizyon, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp Özbekistan gibi dost coğrafyalara da bir “sanayi ekosistemi modeli” olarak ihraç ediliyor. Bu durum, Türkiye’nin sadece savunma araçları değil, aynı zamanda bir sanayileşme kültürü ihraç ettiğinin de en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Organizasyonun son on yıldaki büyüme ivmesi, somut verilerle de çarpıcı bir şekilde ortaya konuyor. 2013 yılında yalnızca 2 bin ikili iş görüşmesi (B2B) ve 22 ülkenin katılımıyla mütevazı bir başlangıç yapan ICDDA, 2024 yılı itibarıyla 8 binden fazla görüşme trafiğine ve 55 ülkenin aktif katılımına ulaşarak küresel bir marka haline geldi. Bu sayısal artış, Türk savunma sanayisinin alt yüklenici seviyesinde ne kadar derinleştiğini ve uluslararası güven endeksinde ne kadar üst sıralara tırmandığını kanıtlıyor. Özellikle havacılık ve uzay sanayii gibi hata payının sıfır olduğu alanlarda sağlanan bu güven, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki vazgeçilmez yerini pekiştiriyor.
Haberde yer alan en duygusal ve anlamlı detay ise Türk savunma sanayisinin köklerine yapılan vurgu oldu. OSTİM kurucularının 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Genelkurmay Başkanlığı’na yazdıkları ve her türlü yardıma hazır olduklarını bildiren tarihi dilekçenin anısına, savunma sanayinin bugünkü temsilcilerine plaket takdim edildi. Bu tören, bugünkü yüksek teknoloji atılımlarının tesadüfi bir başarı değil, elli yıl önce atılan milli bir iradenin ve “tam bağımsızlık” idealinin meyvesi olduğunu bir kez daha hatırlattı. ICDDA, bu tarihi mirası modern teknoloji ve küresel ticaretle birleştirerek Türkiye’nin savunmadaki geleceğini inşa etmeye devam ediyor.
EKONOMİ
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceEKONOMİ
20 gün önceEKONOMİ
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
07 Mayıs 2026