DOLAR 45,0500 0.02%
GBP 60,9483 -0.04%
EURO 52,8074 -0.06%
ALTIN 6.645,80-1,97
BIST 14.329,34-1,81%
BITCOIN 3425502-0.81645%
ETH 1028400.11003%
İstanbul
14°

AÇIK

ÖZEL HABER
Dijital aşk mı, siber tuzak mı?
Türkiye–Almanya ticaretinde 250 milyar euro hedefi

Türkiye–Almanya ticaretinde 250 milyar euro hedefi

DEİK ve Alman-Türk İş Konseyi’nin İstanbul’daki toplantısında, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelecek 10 yılına yönelik yol haritası ele alındı. BCG iş birliğiyle hazırlanan raporda, ticaret hacminin 250 milyar avroya çıkarılması hedefi ve Türkiye’nin AB sürecinin ekonomik entegrasyona etkisi öne çıktı.

28/04/2026 17:01
Türkiye–Almanya ticaretinde 250 milyar euro hedefi

Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı, Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyeleri’nin katılımlarıyla 27 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantının iki ana gündem maddesi olarak; DEİK ile Boston Consulting Group’un Almanya ve Türkiye ofisleriyle Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin önümüzdeki on yıllık vizyonunu ortaya çıkaran Türkiye-Almanya İş Birliğinin Geleceği raporu ve Türkiye’nin AB tam üyeliği konusunda özel sektör girişiminin değerlendirildiği iki saatlik toplantıda, Türkiye’nin Almanya ve AB ile ticaret ve yatırım konusundaki güçlü entegrasyonu ve gelecek vizyonu değerlendirildi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye ile Almanya’nın yıllardır cesur kararlar alarak, büyük hedefler koyarak ve bu hedeflerin peşinden kararlılıkla giderek başarıyı birlikte inşa etmiş iki ülke olduğunu söyledi. DEİK ve BCG’nin hazırladığı Türkiye-Almanya İş Birliğinin Geleceği raporunda, orta ve uzun vadede nerelere gelebiliriz sorusuna cevap arandığını belirten Olpak, “5-10 yıllık periyotlarda neler olabileceğine ait tespitler ve rakamsal hedefler oradan hareketle bulundu. Son dönem küresel konjonktürün getirmiş olduğu mega trendleri ve bu trendlerin ortaya çıkardığı fırsat ve riskleri analiz edildi. Almanya ve Türkiyenin bu gelişmeler karşısında geleceğe dönük stratejileri analiz edilince görüldü ki birçok başlıkta örtüşen stratejilerimiz var. İkili ticaret hacmimizi 5 yıl dolayında 125 milyar Avroya ve 10 yıl dolayında da 250 milyar Avroya çıkarabilecek bir potansiyelimiz var” dedi.

 “TÜRKİYE VE ALMANYA ARASINDA 10 FARKLI BÜYÜME ALANI OLACAĞINI TESPİT ETTİK”

Raporda, Türkiye ve Almanya’nın geleceğe yönelik çizdikleri stratejilerinin dikkate alınarak, 10 farklı büyüme alanı olacağını tespit ettiklerini belirten Olpak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Almanya ve AB, tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi hedefliyor. Türkiye’nin Almanya ve AB ülkeleri için yakın coğrafyada, güvenilir ve önemi artan bir üretim merkezi konumunun pekiştiğini söyleyebiliriz. Türkiye, derin iş bağları, tedarik zinciri entegrasyonu ve benzer KOBİ sektör yapısı sayesinde yetenekli ortaklarla Almanya’ya yatırım yapmak için iyi bir konumda. Türkiye, dijitalleşmiş altyapısıyla uygun maliyetli bir sağlık sistemi sunuyor. Almanya, Avrupa’nın 3’üncü en büyük girişim ekosistemine sahip ve hükümet tarafından güçlü bir şekilde destekleniyor. Almanya ve Türkiye, tekstil, iş verimliliği, finansal yazılım, oyun, iklim teknolojileri ve yapay zekâ konularına odaklanan, karşılıklı olarak yüksek yatırım çeken konulara sahipler. Almanya, Avrupa’da e-ticaret lideri olmaya devam ediyor ve Avrupa gümrük yasasını e-ticaretin zorluklarına uyarlamak için devam eden önerileri bulunuyor. Raporda, Türk KOBİ’lerin Almanya’da e-ticaret alanında etkin olabilecekleri alanları belirledik, bu konuda hangi platformlar ve yolları izleyerek ilerleyebileceklerini analiz ettik. Türkiye ve Almanya birlikte çalışarak her iki ülkenin işgücü piyasasındaki açıklarını kapatabilirler. AB’de veri merkezleri toplam elektrik tüketiminin yüzde 2.7’sinden sorumlu ve 2030 yılına kadar yüzde 28’e ulaşması öngörülüyor. Enerji boyutuyla birlikte ele aldığımızda bu alanda iş birliğinin önemi ortada. Türkiye, artan ilgiyle birlikte güçlü bir turizm altyapısına sahip; Almanya, Türkiye’ye gelen turist sayısında en büyük paya sahip ülke konumunda. Hazar ve Afrika bölgeleri yüksek ekonomik büyüme potansiyeline sahip. Üç temel uzun vadeli trend, Hazar ve Afrika’daki yatırım fırsatlarını şekillendiriyor: altyapı ihtiyacı, enerji geçişi ve katma değerli üretim. Türkiye ve Almanya, Hazar bölgesi ve Afrika’da benzersiz ve birbirini tamamlayıcı güçlü yönlerini kullanarak iş birliği yapabilirler.”

 “TÜRKİYE VE ALMANYA ARASINDAKİ BU POTANSİYELİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”

Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff ise, dünyanın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin dünyaya ihtiyacından daha fazla olduğunu belirterek, “Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya’nın imajı Türkiye’de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor” dedi. Almanya’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olduğunu aktaran Wulff, “Dünyanın Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin dünyaya ihtiyacından daha fazla. Şüphesiz sahip olduğumuz en büyük sermaye karşılıklı güven. Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya’nın imajı Türkiye’de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor. Türkiye lehinde pek çok şey söz konusu. Tedarik zincirinin Hürmüz Boğazı’ndan Akdeniz limanlarına doğru kaydığını görüyoruz. Akdeniz limanlarında bir yoğunluk var. Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik olarak avantajı burada yatıyor. Başka özelliklerle birlikte personel maliyetleri görece olarak daha düşük. Almanya bu fırsatlardan faydalanmak istiyor” dedi.

 “TÜRKİYE’NİN AB’YE TAM ÜYELİK ZAMANI GELMİŞTİR”

DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ise, “Almanya’nın hem ülkemiz hem de Avrupa Birliği içindeki stratejik ağırlığını dikkate alarak, Türkiye’nin önde gelen firmalarını ve gruplarını bu yapının parçası olmaya davet ettik” dedi. DEİK ile Boston Consulting Group’un Almanya ve Türkiye ofisleriyle Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin önümüzdeki on yıllık vizyonunu ortaya koyan raporun hazırlandığını belirten Yalçındağ, “Amacımız yaklaşık 50 milyar avroluk mevcut ticaret hacmini doğru sektör öncelikleri ve stratejik adımlarla daha ileri taşımanın yollarını belirlemektir. Raporda, jeostratejik dönüşüm, iklim ve enerji, inovasyon ve rekabetçilik ile demografi ve iş gücü dinamiklerini temel eksenler olarak ele alıyor” dedi.

 “TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİĞİ OLMASI GEREKİYOR”

Türkiye ve Almanya arasındaki entegrasyonun tek başına gerçek potansiyeli ortaya çıkarmadığını belirten Yalçındağ, “Ortak ve müreffeh bir gelecek için, iş dünyası olarak nihai hedefimizin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği olması gerekiyor. Avrupa Birliği bugün 500 milyonluk nüfusu ve 18,5 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle büyük bir potansiyel taşıyor. Türkiye’nin katılımıyla bu yapı 600 milyonluk nüfusa ve yaklaşık 20 trilyon dolarlık bir ekonomik güce ulaşacaktır. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasıyla bölgemizin enerji ve tedarik zincirleri güvenliği, savunma kapasitesi, dijital rekabetçilik gibi birçok alanda stratejik özerkliğe çok daha rahat bir şekilde erişebileceğini düşünüyoruz. Dün bazı koşullar bakımından erken görünen bu hedef, yarın geç kalınmış bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle bugünün en doğru zaman olduğunu düşünüyorum. Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası; Türkiye gazdan elektriğe, yenilenebilir kaynaklardan veri hatlarına kadar Avrupa’nın dayanıklılığını arttıran bir bağlantı merkezi rolü üstleniyor. Türkiye henüz Avrupa Birliği’nin tam bir parçası değilken dahi bu yoğun ticaret ve yatırım ilişkisini kurabildiysek, tam entegrasyon senaryosunun yaratacağı fırsat çok daha büyüktür” dedi.

Toplantının ardından, DEİK Başkanı Nail Olpak, Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Rahmi Koç Müzesinde bulunan Eski Alman İmparatoru Wilhelm Kaiser II tarafından Sultan V. Mehmet Reşat’a hediye edilen Vagonu ziyaret etti.

En az 10 karakter gerekli