Güney komşumuz Suriye ile olan ticari ilişkilerimiz, 2025 yılında ‘tekil başarı’ olmaktan çıkıp ‘sistematik bir zafer’ haline geldi. TİM Suriye Masası’nın koordinasyonuyla yürütülen çalışmalar meyvesini verdi ve Türkiye, üretim kapasitesiyle bölgenin doğal ticaret merkezi olduğunu tescilledi. Gıdadan elektroniğe kadar her sektörde yaşanan bu büyük ivme, 2026 yılı için çok daha güçlü bir ekonomik ortaklığın habercisi niteliğinde.
2025 yılı, Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinin “gelgeç” bir ticaretten ziyade, kurumsal ve öngörülebilir bir zemine oturduğu yıl oldu. Sahada kurulan sürekli diyalog mekanizmaları ve lojistik uyum hızı, ulaşılan 2,6 milyar dolarlık hacmin temel taşlarını oluşturdu.
Suriye pazarı artık sadece sınır illerinin değil, tüm Türkiye’nin odağında. Şehir bazlı rakamlar, ticaretin Anadolu’nun derinliklerine yayıldığını kanıtlıyor. İşte o şehirler:
Gaziantep: 653 milyon dolar ile liderliğini korudu (Artış: Yüzde 35,7).
İstanbul: 382 milyon dolar ile dev bir sıçrama yaptı (Artış: Yüzde 140,1).
Ankara: Yüzde 1.501’lik astronomik artışla 281,8 milyon dolara ulaşarak yılın sürprizini yaptı.
İhracatın lokomotifi temel ihtiyaçlar olurken, teknolojik ürünlerdeki artış dikkat çekti:
Hububat ve bakliyat, 700 milyon dolarla zirvede.
Kimyevi maddeler, 299,1 milyon dolar (Artış: Yüzde 78,6).
Elektrik-elektronik, 224,3 milyon dolar (Artış: Yüzde 61).

TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, ulaşılan bu rakamın tesadüf değil, sistematik bir çalışmanın sonucu olduğunu vurguladı:
“Artık yatırım ve ticaret el ele yürüyor. 2025 yılı, ilişkilerimizin daha kurumsal bir yapıya evrildiği bir dönem oldu. Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması, Türkiye için Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan dev bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor.”
Orta Doğu’da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretini daha geniş bir çerçeveye taşıdığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel perspektifi şu sözlerle tamamladı:
“Orta Doğu’da istikrarın güçlenmesi, ekonomik ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağlıyor. Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması; Türkiye açısından yalnızca ikili ticareti büyüten bir gelişme değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, üretim kapasitesi, tedarik zinciri gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal merkez ülkelerinden biri. Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret daha dengeli, daha öngörülebilir ve uzun vadeli bir yapıya doğru ilerlediğinden; 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlenmesini, ihracat
2025’teki bu rekor ivmenin ardından, 2026 yılında ihracatın sadece hacim olarak değil, nitelik ve ürün çeşitliliği açısından da derinleşmesi bekleniyor. Türkiye, üretim gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal ticaret merkezi olma yolunda ilerliyor.
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceEKONOMİ
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önce