Belirsizliğe karşın küresel piyasa algısının olumlu olduğunu dile getiren Şimşek, küresel ekonomik görünümün 2026 için kısa vadede Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler açısından olumlu bir senaryo çizebileceğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin ticaret ortaklarında sınırlı da olsa bir toparlanma yaşandığını ve bunun dış talep açısından önemli olduğunu, avro/dolar paritesinin ülke açısından olumlu ilerlediğini, gümüş ve bakır gibi istisnalar olsa da emtia ve enerji fiyatlarının bir süre daha düşük kalmasının beklendiğini söyledi.
Ticaretteki korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan dünya nüfusu, dönüştürücü ve yıkıcı teknolojiler, iklim değişikliği, artan jeopolitik gerilimler ve çatışmalara değinen Şimşek, “Özellikle orta-uzun vadeye baktığımızda zorlu bir resim var” diye konuştu.
Şimşek, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine devam etmesinin beklendiğini, Fed’in enflasyonu düşürme çabalarının devam edip etmeyeceğine ve artan korumacılık eğilimlerine ilişkin endişelerin bulunduğunu söyledi.
Bu zorluklara karşılık kendilerinin bölgede entegrasyona önem vereceklerini, bağlantısallığı artıracaklarını, yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarına ve hizmet ihracatına odaklanacaklarını belirten Şimşek, Türkiye’nin bu konulardaki avantajlarına işaret etti.
Bakan Şimşek hem iç hem dış talep açısından 2025’in zorlu geçtiğini belirterek, bu olumsuzluklara karşın Türkiye’nin ciddi avantajlarının bulunduğunu, bunun ön koşulunun dezenflasyonun, yani fiyat istikrarının sağlanması olduğunu söyledi.
Şimşek, geçmiş dönemdeki dönüşüm sürelerine nazaran yapay zekanın çok hızlı ilerlediğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapay zeka çok daha hızlı ve şu anda inanılmaz yatırımların yapıldığı bir alan. Yapay zekayı sadece ChatGPT tarzı platformlar üzerinden görmeyin. Bu aslında üretim hatlarından tutun yeni malzemelerin keşfinden, sağlıktaki devrimden, savunma sanayisindeki devrime kadar pek çok alanı kapsıyor. Olaya basit bir şekilde bir uygulama üzerinden bakmamak lazım. Dolayısıyla yapay zeka dönüşümü rekor düzeyde yatırımı tetiklemiş durumda. Bizim de mutlaka bu alana odaklanmamız lazım.”
Bakan Şimşek, 2025’te yaşanan ekonomik gelişmelere değindi, “Yani kolay bir yıl olduğunu tabii ki söyleyemeyiz. Çünkü geçen sene hakikaten zorlu bir yıldı. Ama bütün zorluklara rağmen ilerleme kaydetmeye devam ettik. Biliyorum reel sektörün bilançosu farklı bir resim arz ediyor olabilir. Ama nihayetinde makrofinansal istikrar kalıcı bir şekilde bilançodaki iyileşmenin ön koşuludur” dedi.
Rezervlere ilişkin endişeleri giderdiklerini ve geniş tanımlı rezerv yeterliliğini sağladıklarını, 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) gerilediğini ve dış finansman maliyetlerinin düştüğünü dile getiren Şimşek, yurt dışından temin edilen finansmanın maliyetlerinin gerilediğini, Kur Korumalı Mevduattan (KKM) çıkışı başarılı bir şekilde yönettiklerini, swap hariç net rezervlerde 123 milyar dolarlık artış sağladıklarını anlattı.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, enflasyonun düşmeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Enflasyon düşüyor. Bakın 2023’te enflasyon yüzde 65 civarıydı. 2024’te yüzde 44’e düştük, 2025’te de yüzde 31 civarına düştük. Şimdi hedefimiz bunu 2026’da yüzde 20’nin altına indirmek. Buradaki düşüş tek boyutlu değil. Gerçekten bütün alt bileşenlerde enflasyonda gerileme var. Yıllık hizmet enflasyonu yüzde 91’den 2024’te yüzde 66’ya, 2025’te yüzde 44’e düştü. Gıda enflasyonu 2023’te yüzde 72’ydi, 2024’te yüzde 44’lere, 2025’te yüzde 28 civarına kadar geriledi. Temel mal enflasyonu benzer şekilde yüzde 27’ye ve hatta 2025 yılında yüzde 18’in altına geriledi.”
Şimşek, enflasyonun düşmeye nasıl devam edeceğine ilişkin, “Merkez Bankamızın uyguladığı bir politika seti var. Kamu maliyesinde özellikle hedeflenen enflasyonla uyumlu yönetilen-yönetilen fiyat düzenlemeleri yaptık. Yani kamunun fiyatlarını o çerçevede ayarladık. Arz yönlü tedbirler devreye giriyor. Mesela konut arzında çok ciddi artış var ve bu kira enflasyonunu olumlıu yönde etkiliyor. Enflasyon beklentileri yüksek seyretse de düşmeye devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Şimşek, hizmet enflasyonu bileşenlerinden olan eğitimde fiyat artışlarında kural bazlı bir çerçeve ortaya koyduklarını belirterek, geçen yılı zorlaştıran unsurlardan birisinin de tarımdaki don ve kuraklık kaynaklı gıda fiyatları olduğunu ifade etti. Bu senenin yağışlar açısından bereketli başladığını dile getiren Bakan Şimşek, 2026’da tarımda ciddi bir verimlilik ve üretim artışı beklediklerini söyledi.
Şimşek, enflasyon beklentilerindeki iyileşmeye işaret ederek, “Koşullar dezenflasyona müsait. Yani dezenflasyonu destekliyor ve biz bu konuda kararlıyız. 2026 yılında da sonrasında da enflasyonu düşürmek için elimizdeki bütün enstrümanlarla mücadeleye kararlı bir şekilde devam edeceğiz” dedi.
Şimşek, yılın ilk çeyreğinde ödedikleri borçtan daha az borçlanacaklarını belirterek, “Yüzde 80 borç çevirme oranı sayesinde ilk 3 ayda yaklaşık 306 milyar TL’lik bir kaynağı bankacılık sistemi içinde tutarak reel sektörün kullanımına bırakmış olacağız. Yavaş yavaş öyle bir döneme gireceğiz ki, bankalar sizin kapınızı çalmaya başlayacak.” dedi.
Şimşek, zayıf doların ve düşük petrol fiyatlarının dezenflasyonu desteklediğini, risk iştahının nispeten yüksek olduğunu söyledi. Hem iç hem de dış koşulların enflasyonda ilave düşüşü desteklediğini ifade eden Şimşek, “Mesele şu: Biz 2026’nın sonunda yüzde 20’nin altına düşebilecek miyiz? Geçen sene yaşadığımız birtakım şokları yaşamazsak ben olabileceğine samimi şekilde inanıyorum. Tabii ki inanmanın ötesinde ona göre bir politika seti, ona göre bir çaba içerisinde olacağız. Dolayısıyla biz enflasyonu düşüreceğimize inanıyoruz” diye konuştu.
Bakan Şimşek, cari açık hedeflerine de değinerek, “2025’te cari açık hedefimiz milli gelire oran olarak yüzde 2 idi. Yılı yüzde 1,5’la, hatta 1,5’in altında kapatacağımızı düşünüyoruz. Yani hedefimizi dış denge tahmininde tutturmuş oluyoruz” dedi.
Şimşek, hem bankacılık sektörünün hem de reel sektörün dış finansmana erişiminin arttığından bahsederek, “Şu anda dış finansmana erişimde ve maliyetlerde sorunları önemli ölçüde çözmüş durumdayız” şeklinde konuştu.
Ödemeler dengesindeki iyileşmeye işaret eden Şimşek, altın ve enerji hariç ithalatta yüzde 9’a yakın bir artış yaşandığını, bu konuda özellikle Asya’ya yönelik bir strateji üzerinde çalıştıklarını, Ticaret Bakanlığının yeni yıla önemli tedbirlerle başladığını, özellikle küçük esnafı ve KOBİ’leri koruyacak ve piyasadaki sorunlu ürünleri engelleyecek çok kritik bir adım atıldığını anlattı.
Şimşek, “Ticaret politikası ayağında da aktivist bir yaklaşım içerisindeyiz. Dünya da öyle, biz de öyleyiz. Bu alanda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Nispeten rekabetçi olduğumuz hizmet ihracatında da çok iyi bir noktadayız” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
8 saat önceGÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önce