DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Asıl hikâye şimdi başlıyor

Cenevre’den Antalya’ya uzanan “uygulama” gündemi

02/11/2026 11:34

Madencilik, Mineraller, Metaller ve Sürdürülebilir Kalkınma Hükümetlerarası Forumu (IGF), 22. Yıllık Genel Kurulu’nu 12-14 Ekim’de Cenevre’deki BM yerleşkesinde topladı. Toplantıya 100’ü aşkın hükümetten 700’ün üzerinde katılımcı katıldı. Tema, birbirine bağımlı bir dünyada güvenin nasıl kurulacağıydı. IGF’de hükümetler, vergiden maden kapanışına kadar politika deneyimlerini aksayan yönleriyle birlikte masaya koyuyor; forumu yatırım fuarlarından ayıran da bu açıklık.

 Listeden uygulamaya

Toplantıda öne çıkan ilk tespit, bir minerali kritik ilan etmenin yatırımı ve tedarik güvenliğini kendiliğinden getirmediğiydi. Örneğin Hindistan, kritik ve stratejik mineral listesindeki 24 minerali kapsayan yedi yıllık program için yaklaşık 1,8 milyar dolar kamu kaynağı ayırdı. Paket 1.200 arama projesini, işleme tesislerini ve geri dönüşümü birlikte kapsıyor. Küresel ölçekte ise finansman açığı büyüyor. Dünyada temiz enerji teknolojileri pazarı 2025’te yüzde 20 büyüyerek 1,2 trilyon dolara ulaştı, kritik mineral yatırımları ise aynı yıl yüzde 9 geriledi. Rafinajın birkaç merkezde yoğunlaşması da farklı kıtalardaki madenleri aynı darboğaza bağlıyor. Rekabetin giderek rezervden çok işleme ve altyapı kapasitesi üzerinden yürüdüğünü görüyoruz.

Devletin yeni rolü

Kamu ortaklığında tek doğru model yok. Moğolistan’ın Oyu Tolgoi projesindeki yüzde 34’lük ortaklığı borçla finanse edildi. Ancak, borcun ve faizlerin gelecekteki kâr paylarından ödenmesi öngörüldüğünden, yüksek ortaklık oranı devletin gelir elde etmesinin önüne geçti. Daha sonraki bir uranyum madeni anlaşmasında ise farklı bir model benimsendi: Devlet, kâr dağıtımında öncelik sağlayan yüzde 10’luk imtiyazlı payın yanında, madenin işletilmesi karşılığında yüzde 5’lik özel devlet hakkı alıyor. Sonraki uranyum anlaşmasında yüzde 10 imtiyazlı pay ve üretimden yüzde 5 pay modelini seçti. Gine ise işleme derinleştikçe değişen devlet payıyla yerel rafinajı teşvik ediyor. Bu örneklerde payın büyüklüğünden çok, devletin hangi riski üstlendiği ve gelire ne zaman ulaşabildiği belirleyici oluyor.

Güvenin ölçüsü

Yerel halkla fayda paylaşımında rakamlar yanıltıcı olabiliyor. Bir uranyum projesinde yıllık 900 bin dolarlık katkı, 300 bin kişilik bölgede kişi başına yalnızca 3 dolara denk geliyor. Bu nedenle başarı, harcanan tutardan çok eğitim, sağlık ve yerel gelirde yarattığı kalıcı değişimle değerlendiriliyor. Moğolistan katılımı genişleten yeni çevresel etki yaklaşımıyla inceleme sürelerini 150 günden 50 güne indirdi; bu da katılım ile hızın çelişmediğini gösteriyor. Zambiya’nın kapanış planlamasını proje başlangıcına taşıması da aynı mantığın ürünü.

Türkiye için fırsat

IGF’de, her ülkenin madenden nihai ürüne kadar tüm zinciri tek başına kurmasının ekonomik olmayabileceği açıkça konuşuldu. Türkiye’nin otomotivden beyaz eşyaya, seramikten kimyaya uzanan bir imalat tabanı var. Buna bor ve kromdaki teknik birikimi ve lojistik konumu eklendiğinde Türkiye yalnızca hammadde sahibi bir ülke olarak kalmıyor. Bölgesel değer zincirinde işleme ve sanayi merkezi olma potansiyeli taşıyor.

Cenevre’den Antalya’ya

Bu tartışma kasımda Türkiye’nin kapısına geliyor. 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31’de enerji dönüşümünün hızı, büyük ölçüde bu dönüşümü mümkün kılacak minerallerin nasıl üretileceğine bağlı. Yenilenebilir enerji ve elektrikli araç hedefleri ancak izlenebilir ve yerel halkla uzlaşı içinde yürütülen bir madencilikle gerçekleşebilir. COP31’in ev sahibi ve başkanı olarak Türkiye, IGF’deki “uygulama” vurgusunu iklim masasına taşıyabilir. Kritik mineralleri yalnızca bir tedarik meselesi olarak değil, adil dönüşümün ve yeşil sanayileşmenin temeli olarak konumlandırabilir. Cenevre’de altı çizilen güven meselesi Antalya’da da masada olacak; bu güven ancak açık kurallar ve sahada görülen sonuçlarla kurulabilir.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.