Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), küresel enerji dönüşümü açısından önemli bir girişime sahne olmaya hazırlanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, zirvede elektrifikasyonun hızlandırılmasını amaçlayan “35’te 35” hedefinin ülkelerin ortak taahhüdüne dönüştürülmesi için çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.
Küresel enerji tüketiminde elektriğin mevcut yüzde 23’lük payının 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılmasını öngören girişimin, enerji yatırımlarından sanayi politikalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandırması bekleniyor.
Dünya genelinde elektrik talebinin toplam enerji talebinden üç kat daha hızlı arttığına dikkat çeken Fatih Birol, küresel enerji sisteminin yeni bir döneme girdiğini belirtti.
COP31’in yalnızca uluslararası liderlerin bir araya geldiği bir toplantı olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Birol, Antalya’dan somut ve kalıcı bir hedefin çıkmasını istediklerini söyledi.
Bu doğrultuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Birol, elektrifikasyon hedefinin uluslararası bir taahhüde dönüşmesinin önemini vurguladı.
Birol, “Şu anda dünyada elektrik, toplam enerji tüketiminin yüzde 23’üne sahip. Bunu 2035’te yüzde 35’e getirmek yani yüzde 23’ten yüzde 35’e getirmek çok önemli bir hedef. Eğer Antalya’da birçok ülke, onlarca, yüzlerce ülke bunun altına imza atarsa bu bence çok muazzam bir başarı olacak ve dünya piyasalarına, yatırımcılarına ciddi bir işaret verecek.” dedi.
Elektrifikasyonun hızlandırılması amacıyla gündeme getirilen girişimin, küresel enerji piyasalarına uzun vadeli bir yön göstermesi hedefleniyor.
Elektriğin toplam enerji tüketimindeki payının artırılması, enerji üretim ve dağıtım altyapısından elektrikli ulaşım teknolojilerine kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor.
Birol, Türkiye’de gerçekleştirilecek COP31’in bu dönüşüm açısından önemli bir başlangıç noktası olabileceğini belirterek, “Dünyada enerjinin geleceği elektriktedir. Bunun kontratının yapıldığı yer, bunun tahayyülünün yapıldığı yer Antalya olacak. Yıllarca herkes Antalya’yı bu hedefle birlikte anacak.” ifadelerini kullandı.
COP31 kapsamında üzerinde çalışılan girişimin yalnızca bir hedef açıklamasıyla sınırlı kalmaması planlanıyor.
Türkiye ve Avustralya hükümetlerinin Uluslararası Enerji Ajansına yıllık izleme ve raporlama görevi vermesi öngörülüyor.
Bu kapsamda ülkelerin elektrik kullanımını artırmaya yönelik uygulamaları değerlendirilecek, elektriğin toplam enerji tüketimindeki payında kaydedilen ilerleme düzenli olarak takip edilecek.
Birol, oluşturulması planlanan mekanizmanın ülkelerin performansını ortaya koyacağını ve desteğe ihtiyaç duyan ülkelerin belirlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Girişimin uluslararası alanda şimdiden ilgi gördüğünü belirten Birol, “35’te 35” hedefinin Emine Erdoğan’ın da katıldığı New York’taki Birleşmiş Milletler toplantısında dünya kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlattı.
Birçok ülkenin taahhüde katılmaya hazır olduğunu aktaran Birol, hedefin kabul edilmesinin ardından uygulama sürecinin de yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol
Küresel elektrik tüketimindeki artışın arkasında üç temel gelişmenin bulunduğuna işaret eden Birol, yapay zekâ teknolojileri, elektrikli araçlar ve iklimlendirme sistemlerinin enerji talebini hızlandırdığını belirtti.
Özellikle yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı giderek büyüyor. Dijital altyapı yatırımlarındaki artış, ülkelerin enerji planlamalarında yeni kapasite ihtiyaçlarını gündeme getiriyor.
Elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payının da yükseldiğini ifade eden Birol, “Beş sene önce dünyada satılan arabaların sadece yüzde 5’i elektrikliydi. Bu sene yüzde 32’si elektrikli. Bu da elektrik talebinin büyümesine ilave bir güç veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel sıcaklıkların artmasıyla klima kullanımının yaygınlaşması da elektrik talebini artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
![]()
Fatih Birol’a göre elektrik çağının önündeki temel sorun yalnızca yeni üretim tesislerinin kurulması değil, üretilen enerjinin tüketicilere ulaştırılmasını sağlayacak altyapının güçlendirilmesi.
Elektrik üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımların iletim ve dağıtım şebekelerindeki gelişmelerle desteklenmesi gerektiğini belirten Birol, dünya genelinde bu alanda önemli bir altyapı ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti.
Birol, “Bunun önündeki en büyük sınav bence elektrik santrali yapmak değil. Bunları dünya olarak yapıyoruz ama bunu şebekelerle evlere, fabrikalara götürmek. Dünyada şu anda bir şebeke sorunu var. Bu şebeke sorununu atlatmak için de bir seferberlik var. Bunu en büyük sınav olarak görüyorum.” dedi.
Daha önce farklı ülkelerde gerçekleştirilen iklim zirvelerinde görev aldığını hatırlatan Birol, COP31‘in Türkiye’de düzenlenmesinin kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Son yıllarda küresel iklim gündemine yönelik ilginin bir miktar azaldığını değerlendiren Birol, Antalya’daki zirvenin uluslararası iş birliğini yeniden güçlendirebileceğini belirtti.
COP31’in başarılı sonuçlar ortaya koymasını beklediğini dile getiren Birol, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konferansın hem küresel enerji dönüşümüne hem de iklim politikalarına katkı sunabileceğini vurguladı.
GÜNDEM KORİDORU
25 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Ekim 2026EKONOMİ
25 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
25 Ekim 2026EKONOMİ
25 Ekim 2026SPOR
25 Ekim 2026EKONOMİ
25 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.