DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Halka arzda ikinci perde: Sermaye kadar güven de…
Sanayinin gücü makinede, geleceği ise teknolojide

Sanayinin gücü makinede, geleceği ise teknolojide

14/09/2026 14:02
Sanayinin gücü makinede, geleceği ise teknolojide

Bir ülkenin sanayi gücünü anlamak için yalnızca fabrikalarına, ihracat rakamlarına ya da üretim miktarına bakmak yeterli değil. O fabrikalarda hangi teknolojilerin kullanıldığına, makinelerin ne kadar verimli çalıştığına ve üretimin ne ölçüde yerli mühendislik birikimine dayandığına da bakmak gerekiyor. Çünkü makine, sanayinin yalnızca bir parçası değil; sanayiyi mümkün kılan temel güçlerden biri.

Ekonomi Gazetecileri Derneği yönetimi olarak (Hasan Arslan, Celal Toprak, Vahap Munyar, Recep Erçin, Hüsne Pamuk, Gülay Yücel Sarıkaya, Mustafa Denizli) geçtiğimiz hafta bir araya geldiğimiz TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, TÜYAP Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop ve TÜYAP Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü’nün değerlendirmeleri, bu gerçeği bir kez daha gündeme taşıdı. Buluşmada öne çıkan başlıklar, Türkiye’nin üretim geleceğinin yalnızca daha fazla makineye sahip olmakla değil, mevcut kapasitesini doğru kullanmakla da yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

TİAD Yönetim Kurulu Başkani Murat Akyüz.JPG

TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz

MAKİNE TEKNOLOJİLERİ SAVUNMA SANAYİNDE BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR

Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda elde ettiği başarılar, üretim altyapısının önemini açık biçimde ortaya koyuyor.

Savunma sanayisi ihracatının yaklaşık 10 yılda 1 milyar dolardan 12-13 milyar dolar seviyesine yükselmesi ve 20 milyar dolarlık hedefin gündeme gelmesi, bu alandaki gelişimin boyutunu gösteriyor. Otomotiv ihracatının da 1 milyar dolar seviyelerinden 35 milyar dolara ulaşması, üretim teknolojilerinin ekonomik sonuçlarını ortaya koyan bir başka örnek.

Ancak bu rakamların arkasında yalnızca savunma ya da otomotiv sektörlerinin başarısı bulunmuyor. Bu başarıların önemli bir bölümünde makine üreticilerinin, takım tezgâhlarının, yazılımın ve mühendisliğin katkısı var.

Murat Akyüz’ün de vurguladığı gibi, savunma sanayisinin gelişimini makine sektöründen bağımsız düşünmek mümkün değil. Çünkü yüksek hassasiyet gerektiren parçaların üretiminden karmaşık sistemlerin geliştirilmesine kadar pek çok aşamada makine teknolojileri belirleyici rol oynuyor.

Bu nedenle makine sektörünü yalnızca kendi cirosu ve ihracatı üzerinden değerlendirmek eksik bir yaklaşım olur. Asıl ekonomik etkisi, diğer sektörlerin üretim kabiliyetini artırmasında ortaya çıkıyor.

DAHA FAZLA MAKİNE DEĞİL, DAHA AKILLI ÜRETİM

Bugün sanayicinin önündeki en önemli sorulardan biri şu: Mevcut makine parkurumuzdan ne kadar verim alabiliyoruz?

Son yıllarda gündeme gelen atıl kapasite tartışmaları, bu soruyu daha da önemli hale getirdi. Ancak bir makinenin belirli bir süre çalışmaması, her zaman gereksiz bir yatırım yapıldığı anlamına gelmiyor.

Seri üretim yapan bir otomotiv fabrikasıyla savunma sanayisi için hassas bir parça üreten işletmenin üretim dinamikleri aynı değil. Birinde yüksek miktarda üretim ve kesintisiz çalışma ön plana çıkarken diğerinde tek bir parçanın kusursuz biçimde işlenmesi gerekebiliyor.

Dolayısıyla makine parkurunu yalnızca çalışma süresiyle değerlendirmek doğru değil. Üretimin niteliğini, kullanılan teknolojiyi ve ortaya çıkan ürünün katma değerini de hesaba katmak gerekiyor.

Burada asıl mesele ise verimlilik.

Doğru kesici takımlar, nitelikli çalışanlar, hassas ölçüm sistemleri, uygun yazılımlar ve otomasyon, üretimin kalitesini ve etkinliğini doğrudan etkiliyor. Yüksek teknolojiye sahip bir makineye yatırım yapıp onu destekleyen unsurlardan tasarruf etmek, beklenen kazancı sınırlayabiliyor.

Sanayicinin artık yalnızca makinenin fiyatını değil, o makinenin işletmeye sağlayacağı toplam faydayı da hesaplaması gerekiyor.

KÜRESEL REKABETİN YENİ KURALLARI NELER?

Makine sektöründe rekabet, artık yalnızca üretim maliyetleri üzerinden yürümüyor. Teknoloji geliştirme kapasitesi, mühendislik kalitesi, satış sonrası hizmetler ve uluslararası iş birlikleri de en az fiyat kadar önemli hale geliyor.

Çinli üreticilerin fiyat avantajı, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin sanayi destekleri ve Avrupa’daki ekonomik gelişmeler, küresel rekabetin ne kadar çetin olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin bu ortamda güçlü bir konum elde etmesi için kendi üretim kapasitesini geliştirmesi kadar, küresel ölçekte iş birlikleri kurması da gerekiyor.

Murat Akyüz’ün dikkat çektiği birliktelik kültürü bu açıdan önemli. Türk firmalarının yalnızca kendi başarılarına odaklanmak yerine ortak hareket etmesi, teknoloji paylaşımını artırması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yapı kurması gerekiyor.

Yerli üretim hedefiyle küresel ticaretin gerçeklerini birlikte değerlendirmek de bu sürecin önemli bir parçası.

Çünkü asıl hedef, yalnızca ithalatı azaltmak değil; Türkiye’de geliştirilen teknolojilerin dünya pazarlarında daha fazla karşılık bulmasını sağlamak olmalı.

ZEYNEP UNAL 1

TÜYAP Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop

ÜRETİMİN BULUŞMA NOKTASI: MAKTEK AVRASYA

İşte MAKTEK Avrasya 2026’nın önemi de burada ortaya çıkıyor.

28 Eylül-3 Ekim tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, takım tezgâhlarından metal işleme teknolojilerine, robotik sistemlerden otomasyona ve dijital üretim çözümlerine kadar geniş bir alanı bir araya getirecek.

30’un üzerinde ülkeden 1.000’den fazla firma, marka ve temsilciliğin yer almasının beklendiği organizasyon, yalnızca makine sektörünün değil, üretim yapan pek çok sektörün de buluşma noktası olacak.

TÜYAP Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop ve TÜYAP Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü’nün değerlendirmelerinde öne çıkan uluslararasılaşma hedefi, fuarın ekonomik değerini artıran unsurlardan biri. Farklı ülkelerden alıcıların, üreticilerin ve sektör profesyonellerinin aynı ortamda buluşması, yeni ticari bağlantılar ve teknoloji iş birlikleri için önemli fırsatlar sunuyor.

Fuarcılığın gerçek değeri de tam olarak burada yatıyor. Bir fuar, yalnızca makinelerin sergilendiği bir alan değil; sektörün ihtiyaçlarının, yatırım beklentilerinin ve geleceğe ilişkin hedeflerinin karşılaştığı bir platform.

Üstelik bu hareketlilik fuar alanının dışına da taşınıyor. Konaklama, ulaşım, lojistik, reklam ve organizasyon gibi birçok sektör, bu tür büyük buluşmalardan ekonomik katkı sağlıyor. İstanbul’un uluslararası ticaretteki konumu da bu açıdan önemli bir avantaj oluşturuyor.

TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü.JPG

TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü

ORTAK BİR HEDEFE İHTİYAÇ VAR

Üretimin geleceğini şekillendiren bir başka başlık da yapay zekâ. Makine sektörü, bu dönüşümün dışında kalacak bir alan değil. Aksine yazılım, otomasyon, veri ve yapay zekâ uygulamaları, üretimin giderek daha önemli unsurları haline geliyor.

Makinelerin gelecekte yapay zekâyla birlikte çalışacağı hibrit üretim modelleri, sanayinin önündeki yeni dönemin işaretlerini taşıyor.

Bu değişim, gençler ve yeni kuşak mühendisler için de önemli fırsatlar sunuyor. Makine teknolojileri artık yalnızca mekanik bilgiyle sınırlı değil; elektronik, yazılım, veri analizi ve otomasyonla birlikte gelişiyor.

Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir yer edinmesi için eğitimden teknoloji geliştirmeye, üretimden ihracata kadar bütün alanlarda ortak bir hedefe ihtiyacı var.

MAKTEK Avrasya 2026’ya ilişkin değerlendirmelerden anlıyoruz ki; Türkiye’nin sanayi geleceği, üretim kapasitesini ne kadar büyüttüğü kadar, bu kapasiteden ne kadar değer ürettiğiyle de belirlenecek.

Daha fazla makine almak elbette önemli. Ancak bu yatırımları doğru teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve verimlilik anlayışıyla desteklemek gerekiyor.

Savunma sanayisinde, otomotivde ve diğer üretim alanlarında elde edilen başarıların kalıcı hale gelmesi de buna bağlı.

Makine sektörünün stratejik önemini daha iyi anlamak, sanayinin bütününü daha güçlü hale getirmek anlamına geliyor. Bu nedenle MAKTEK Avrasya’yı yalnızca bir fuar olarak değil, Türkiye’nin üretim geleceğine ilişkin önemli bir buluşma olarak değerlendirmek gerekiyor.

Çünkü sanayide asıl başarı, yalnızca makine üretmekte değil; o makineyle daha nitelikli, daha verimli ve daha rekabetçi bir Türkiye üretmekte yatıyor.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.