DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Avrupa’da iş birlikleri gelişiyor, ekonomide iyileşme bekleniyor
TUCSA’dan 17 Ağustos’ta kritik yapı güvenliği çağrısı

TUCSA’dan 17 Ağustos’ta kritik yapı güvenliği çağrısı

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında açıklamalarda bulunan Türk Yapısal Çelik Derneği Başkanı Selami Gürel, mevcut yapı stokunun hızla dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, “Depremi engelleyemeyiz ancak depremin yapılarda ve şehirlerde yaratacağı yıkımı azaltabiliriz. Çelik tercih değil, zorunluluktur” dedi.

17/08/2026 15:01
TUCSA’dan 17 Ağustos’ta kritik yapı güvenliği çağrısı

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken, Türkiye’de deprem dirençli kentlerin oluşturulmasına yönelik tartışmalar sürüyor. Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Başkanı Selami Gürel, güvenli ve sürdürülebilir yapılaşmanın hızlandırılması gerektiğini belirterek mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinde yapısal çeliğin daha fazla kullanılmasını önerdi.

17 Ağustos Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 depremlerinin yapı güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten TUCSA, deprem riskinin yalnızca afetlerin yıl dönümlerinde gündeme gelmemesi ve güvenli yapılaşmanın sürekli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

“GÜVENLİ ŞEHİRLERİ DEPREMDEN ÖNCE İNŞA ETMELİYİZ”

Depremin önlenemeyeceğini ancak yaratacağı yıkımın azaltılabileceğini vurgulayan Gürel, mevcut yapı stokunun hızla dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Gürel, “Depremi engelleyemeyiz ancak depremin yapılarda ve şehirlerde yaratacağı yıkımı azaltabiliriz. Güvenli şehirleri depremden sonra değil, deprem olmadan önce inşa etmeliyiz. Bunun yolu, bugünden güvenli ve dirençli yapılar inşa etmekten ve mevcut yapı stokunu hızla dönüştürmekten geçiyor. Aynı şeyi yapmaya devam edip farklı bir sonuç beklemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yapısal çelik üretimindeki kapasitesine de dikkat çeken Gürel, ülkenin dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci büyük çelik yapı üreticisi olduğunu belirtti.

“Çelik yapılar ile sağlam, hafif, hızlı, güvenli ve sürdürülebilir yapılaşmaya geçmemiz mümkün. Bunu hayata geçirecek üretime ve yetkinliğe sahip bir ülkeyiz” diyen Gürel, mevcut sanayi altyapısının kentsel dönüşüm sürecinde daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

WhatsApp Image 2026 08 17 at 14.44.04 1

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Başkanı Selami Gürel

“YAPISAL ÇELİK MÜHENDİSLİK GERÇEĞİDİR”

Yapısal çeliğin özellikle deprem yükü açısından sağladığı avantajlara işaret eden Gürel, çelik yapıların geleneksel yöntemlere göre daha hafif olduğunu söyledi.

Gürel, “Çelik, geleneksel yöntemlere göre çok daha hafif bir malzemedir. Bina ne kadar hafifse deprem sırasında üzerine binen yük o kadar azalır. Bu bir tercih ya da tartışma konusu değil, mühendislik gerçeğidir” dedi.

Endüstriyel üretim ve hızlı uygulama imkanının da yapısal çeliğin avantajları arasında yer aldığını belirten Gürel, sistemin özellikle kentsel dönüşüm projelerinde daha yaygın değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

2 MİLYON 378 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLANDI

Türkiye’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin verilere de değinen Gürel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan rakamlara göre 2012’den bu yana 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşüm kapsamına alındığını, bunların 2 milyon 378 bininin dönüşümünün tamamlandığını söyledi.

Gürel, “Bu büyük bir güç ancak önümüzde hâlâ büyük bir ihtiyaç var. Bu üretim kapasitesine, mühendislik bilgisine ve sanayi altyapısına sahip bir ülke olarak kentsel dönüşümde çelik kullanımının artması için hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

OKUL, HASTANE VE YURTLAR İÇİN ÇELİK VURGUSU

Gürel, özellikle afet dönemlerinde kritik görev üstlenen okul, hastane ve yurt gibi yapılarda çelik kullanımının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Çok katlı konut yapıları dahil olmak üzere çelik karkaslı modüler yapı sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Gürel, çeliğin standart yapı malzemelerinden biri haline gelmesinin deprem dirençli kent hedefini destekleyeceğini söyledi.

“ÇELİK TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR”

Kentsel dönüşüm sürecinde hız kadar mühendislik kalitesinin de korunması gerektiğinin altını çizen Gürel, güvenlik ve sürdürülebilirlikten taviz verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Gürel, “Geleceğe ilişkin somut sorumluluklar almak zorundayız. İhtiyacımız olan, bu gerçeğe uygun şehirler ve yapılar inşa etmek. Kentsel dönüşümü hızlandırırken güvenlikten, sürdürülebilirlikten ve mühendislik kalitesinden taviz vermemeliyiz. Doğru tasarlanan ve doğru uygulanan çelik yapılar, bu dönüşümde güvenliğin önemli unsurlarından biri olacaktır. Çelik tercih değil, zorunluluktur” dedi.

17 Ağustos ve diğer depremlerde hayatını kaybedenleri anan Gürel, “Onlara borcumuz, aynı kaybı bir daha yaşamamak için bugün harekete geçmektir” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.