Karadeniz ile Kafkaslar’ın kesişiminde yer alan Artvin, farklı rakımlarda yetişen bitki türleri ve geleneksel arıcılık yöntemleriyle Türkiye’nin bal üretiminde dikkat çeken merkezlerden biri. Bölgede üretilen bazı özel ballar uluslararası pazarda yüksek fiyatlara ulaşırken, bu üretimin kırsal ekonomiyi destekleyecek bir modele dönüştürülmesi hedefleniyor.

Financial Times’ın haberine göre Türkiye, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunuyor. Artvin’in yüksek ve ulaşılması güç vadilerinde üretilen bazı özel ballar ise uluslararası pazarda oldukça yüksek fiyatlardan alıcı buluyor.
2021 yılında mağaralardan çıkarılan Centauri balının kilogramı 10 bin euroya satıldı. Artvin’in bir vadisinde üretilen Elvish balı ise geçen yıl İngiltere’deki Harrods mağazasında 200 gramlık hediye seti halinde 1250 sterlin fiyatla satışa sunuldu.
Artvin’deki arıcılığın özelliklerinden biri de bölgede bulunan Kafkas arısı. Uzun hortumu sayesinde diğer arıların ulaşmakta zorlandığı derin çiçeklerden nektar toplayabilen bu arı, bölgedeki farklı aromalara sahip balların üretimine katkı sağlıyor.
Gezici arıcılar da mevsim boyunca kovanlarını farklı rakımlara taşıyor. Kovanlar önce vadilerdeki meyve bahçelerine, ardından çiçeklenme dönemine göre daha yüksek bölgelere götürülüyor.
Artvin’in bal potansiyelini uluslararası pazara taşımaya yönelik girişimlerden biri de Profunda. Şef Zeynep Ekşioğlu ve Mustafa Multan tarafından geliştirilen modelde, balın biyokimyasal özelliklerinin bilimsel olarak ortaya konulması hedefleniyor.
Paylaşılan laboratuvar sonuçlarında Profunda balının antioksidan özelliklerinin Yeni Zelanda’nın manuka balıyla karşılaştırılabilir düzeyde olduğu belirtiliyor. Projenin hedefleri arasında yüksek katma değerli ürünler geliştirmek ve bölgede genç nüfus için ekonomik fırsatlar yaratmak bulunuyor.
Artvin’in bal üretimindeki potansiyeline karşın kırsal bölgelerde ekonomik ve sosyal sorunlar devam ediyor. Financial Times’ın aktardığı değerlendirmelerde, nüfus kaybı, ulaşım sorunları, baraj ve madencilik faaliyetlerinin geleneksel kırsal yaşam üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor.
TEMA’nın 2021 tarihli çalışmasına göre Artvin’deki tarım arazilerinin yaklaşık yarısı maden ruhsatları kapsamında bulunuyor. Bazı köylerde okul ve iş imkanlarının azalması da kırsal nüfusun sürdürülebilirliği açısından sorun oluşturuyor.
Gezici arıcıların yabani çiçek balını kilogram başına yaklaşık 45 dolardan sattığı belirtiliyor. Yaklaşık 50 kovandan, kovan başına ortalama 10 kilogram bal elde edilmesi halinde üreticinin yıllık satış geliri yaklaşık 22 bin 500 dolara ulaşabiliyor.
Özel ve yüksek katma değerli ballarda ise gelir potansiyeli çok daha yüksek seviyelere çıkabiliyor. Türkiye’nin tanınan ürünlerinden Anzer balının kilogram fiyatının da 200 doların üzerine çıkabildiği belirtiliyor.
Artvin’de bal hasadı bu yıl yüksek rakımlı bölgelerdeki sert kış koşulları nedeniyle gecikti. Buna rağmen bölgenin farklı bitki örtüsü, rakım çeşitliliği ve geleneksel arıcılık kültürü, üretimin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için önemli bir potansiyel oluşturuyor.
Bölgedeki yeni girişimlerin amacı, balı yalnızca geleneksel bir tarım ürünü olarak değil, bilimsel özellikleri ortaya konulmuş ve uluslararası pazarda değer yaratabilen bir ürün olarak konumlandırmak. Bu modelin aynı zamanda arıcılığın korunmasına ve genç nüfusun kırsalda kalmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
GÜNDEM KORİDORU
17 gün önceEKONOMİ
16 Ağustos 2026EKONOMİ
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.