Türkiye’de İş Dünyası dergisinin her ay iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdiği Mahkeme Sohbetleri’nin haziran ayı buluşması, Turquality programı ekseninde gerçekleştirildi. Toplantıya İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreteri S. Armağan Vurdu, ASELSAN Kıdemli Uzmanı Fatma Duru, Polifarma CEO’su Başbuğ Öke, Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, Bürotime Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tosunoğlu, Togg Yatırım ve Maliyet Muhasebesi Lideri Eren Kurt, Penti Yurtdışı İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Berna Fırat, AGS Global Kurucusu Ahmet Güler, Kıdemli Pazar Araştırmaları Yöneticisi Ufuk Akbal ve Koton Satış ve İş Geliştirme Direktör Yardımcısı Ulaş Karadadaş katıldı.
Farklı sektörlerden gelen üst düzey yöneticiler, Turquality’nin markalara sağladığı katkıları kendi deneyimleri üzerinden değerlendirirken, Türk şirketlerinin küresel rekabette daha güçlü konuma ulaşabilmesi için gerekli dönüşüm alanlarını da ele aldı.

Türk markalarının küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmede markalaşma ve kurumsallaşmanın kritik önem taşıdığını belirten İMMİB Genel Sekreteri S. Armağan Vurdu, devlet destekli Turquality programının bu dönüşümde önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini söyledi. Programın bugün geldiği noktada markalaşmanın ötesine geçtiğini ifade eden Vurdu, firmaların kurumsal yapılarını güçlendirmelerine ve süreçlerini geliştirmelerine önemli katkılar sağladığını vurguladı.
“Turquality programı dünyada bir ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı. Yaklaşık 20 yıl önce ‘10 yılda 10 Türk markası’ hedefiyle yola çıkıldı. Bugün hem Marka hem de Turquality programları kapsamında 500’e yakın firmamız bu desteklerden yararlanıyor” diyen Vurdu, programın şirketlerin yalnızca marka değerlerini değil, kurumsal kapasitelerini de geliştirdiğini kaydetti.
Vurdu, “Firmalarımız, Turquality ile kazandıkları ivmeyi doğru stratejilerle destekler, ürün ve süreçlerini sürdürülebilir şekilde revize ederlerse uluslararası pazarlarda daha hızlı yol alabilir ve markalaşma konusunda çok daha güçlü bir konuma ulaşabilirler” değerlendirmesinde bulundu.

Türk markalarının küresel yolculuğunda Turquality’nin önemli bir rol üstlendiğini belirten AGS Global Kurucusu Ahmet Güler, programın yalnızca bir destek mekanizması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“150’den fazla ülkede Türk markalarına yönelik hedef pazar araştırmaları yürütüyoruz. Bu süreçte bizi de globalleştiren, ufkumuzu genişleten program Turquality oldu” diyen Güler, programın şirketlere sağladığı en büyük katkının kurumsal dönüşüm olduğunu vurguladı.
Programın bugün 500’ün üzerinde markayı bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Güler, “Burası adeta bir Şampiyonlar Ligi. Dünyada eşi benzeri olmayan, ilk ve tek örneği olan bir programdan bahsediyoruz. Elbette geliştirilmesi gereken yönleri vardır ancak Türk markalarının küresel rekabet gücünü artıran çok değerli bir yapı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

40 yıl önce kurulan yerli ilaç şirketi Polifarma, küresel sağlık sektöründe daha güçlü bir oyuncu olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını ve Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Polifarma İlaç CEO’su Başbuğ Öke, Turquality programının bu yolculukta kendileri için kritik bir destek mekanizması olduğunu belirterek, şirketin üretim gücü, Ar-Ge yatırımları ve kurumsallaşma vizyonuyla uluslararası pazarlarda kalıcı bir marka olmayı hedeflediğini söyledi.
Öke, “Polifarma 40 yıllık yolculuğunda bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren, uluslararası kalite standartlarında yüksek üretim kapasitesine sahip ve nadir hastalıklara yönelik ilaç etkin maddesi üretebilen bir firma konumuna ulaştı. Ancak bizim için başarı yalnızca rakamlarla ölçülmüyor. Asıl hedefimiz; güvenilirliği, kalite anlayışı ve sürdürülebilir büyüme modeliyle dünyanın farklı coğrafyalarında tercih edilen güçlü bir Türk sağlık markası yaratmak” dedi.
Bu hedef doğrultusunda Turquality programını önemli bir dönüşüm aracı olarak gördüklerini belirten Öke, şöyle devam etti:
“Turquality’yi, yerli üretim gücümüzü global pazarlarda daha görünür, güvenilir ve rekabetçi bir Türk ilaç markasına dönüştüren önemli bir kaldıraç olarak görüyoruz. Programın şirketlere sağladığı en önemli katkının yalnızca finansal destekler olmadığına inanıyoruz. Turquality aynı zamanda dönüşüm sürecini hızlandıran, kurumsal yetkinlikleri geliştiren ve şirketleri global rekabete hazırlayan sistematik bir gelişim yaklaşımı sunuyor.”
Polifarma’nın global büyüme hedefinin arkasındaki en önemli güçlerden birinin üretim ve Ar-Ge altyapısı olduğunu vurgulayan Öke, Eylül 2025’te Sağlık Bakanı tarafından açılışı gerçekleştirilen PolAr-Ge Tesisinin bu vizyonun en önemli yatırımlarından biri olduğunu ifade ederek, “PolAr-Ge Tesisimiz, Türkiye’nin en gelişmiş ve kapsamlı Ar-Ge merkezlerinden biri. Bugün bu merkezde geliştirdiğimiz projeler ve ürettiğimiz ilaç etkin maddeleriyle gurur duyuyoruz. Bunlardan biri de nadir hastalıklar alanında, SMA tedavisinde kullanılan bir ilaç etkin maddesi. Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen bu ürünün dünya çapında yaygınlaşmasını sağlamak bizim için son derece önemli” şeklinde konuştu.
Polifarma’nın uzun vadeli hedeflerine de değinen Öke, sürdürülebilir ve güçlü bir kurumsal yapının şirketin geleceği açısından temel önceliklerden biri olduğunu belirtti: “Bizim daha büyük hayallerimiz var. Bu şirketin bundan 20 yıl, 30 yıl sonra da güçlü bir şekilde var olmasını istiyoruz. Bu nedenle kurumsallaşmayı en önemli hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Kişilere bağlı organizasyonlardan ziyade, ortak hayalleri ve hedefleri olan, güçlü sistemler üzerine kurulu bir kurum yapısına geçmek istiyoruz. Globalleşme, Ar-Ge ve kurumsallaşma ekseninde ilerlediğimiz bu yolculukta Turquality programını son derece değerli görüyoruz.”

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, Turquality programının Türkiye’den güçlü markalar çıkarmayı hedefleyen çok önemli bir organizasyon olduğunu ancak uygulama aşamasında yaşanan aksaklıkların firmaların motivasyonunu olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Programa büyük bir heyecanla dahil olduklarını belirten Güzeliş, hazırlık sürecinin şirkete önemli kazanımlar sağladığını ancak teşviklerin kullanımında karşılaştıkları sorunlar nedeniyle bekledikleri ölçüde fayda sağlayamadıklarını ifade etti.
Güzeliş, “Turquality sürecine çok büyük bir heyecanla girdim. Milyon dolarlık teşviklerden faydalanabilecek bir vizyonumuz vardı. Yaklaşık bir buçuk yıl boyunca yoğun şekilde çalıştık, ekipler kurduk. Açık söylemek gerekirse teşviklerden beklediğimiz ölçüde istifade edemedik. Ancak Turquality’ye hazırlık süreci bize çok şey öğretti. Bu nedenle programa emeği geçen bütün kurumlara ve bu sistemi ortaya koyanlara teşekkür ediyorum” dedi.
Berlin’deki ilk mağazasını açtıktan sonra Almanya’da 10 mağazaya ulaşmayı hedeflediklerini anlatan Güzeliş, teşvik süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin yatırım planlarını etkilediğini belirterek, “Berlin’de ilk mağazamı açtım ve Almanya’nın çeşitli şehirlerinde 10 mağaza açmayı planlıyordum. Ancak teşvikleri alamayınca bütün yatırımları kendi imkanlarımızla yapmak zorunda kaldık. Reklamlar yaptık, insertler hazırladık, billboardlara çıktık ancak farklı gerekçelerle desteklerden yararlanamadık. Bu durum yatırım kararlarımızı daha temkinli hale getirdi” diye konuştu.
Turquality programının geliştirilmesi halinde hem Türk markalarının hem de Türkiye ekonomisinin önemli kazanımlar elde edeceğini ifade eden Güzeliş, “Ben yine söylüyorum; bu çok değerli ve çok doğru bir program. Buradan dünya çapında çok önemli markalar çıkabilir. Ancak uygulama detaylarının geliştirilmesi gerekiyor. Bu başarıldığında hem Türkiye kazanır hem markalar kazanır hem de hepimiz kazanmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bürotime Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tosunoğlu, yer aldıkları Turquality programının şirketin markalaşma yolculuğuna önemli katkılar sağladığını belirterek, programın özellikle sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek şekilde güncellenmesi gerektiğini söyledi. Turquality ‘nin vizyon kazandıran önemli bir proje olduğunu vurgulayan Tosunoğlu, programa emeği geçenlere teşekkür etti.
Tosunoğlu, “Öncelikle marka olarak da şahsım adına da Turquality’ye emeği geçen herkese canıgönülden çok teşekkür ediyorum. Zamanında çok güzel bir program ortaya koymuşlar. Firmaların gelişimine katkı sağlamayı hedefleyen çok değerli bir proje. Biz de 18 yıl önce Turquality kapsamına girdik ve markamızın bugün geldiği noktada Turquality’nin çok büyük bir payı olduğuna inanıyorum” dedi.
Programın şirketlerine yalnızca finansal destek değil, önemli bir vizyon da kazandırdığını ifade eden Tosunoğlu, “Bu süreçte bazı destekleri aldık, bazılarını alamadık. Ancak Turquality bize çok ciddi bir vizyon ve değer kattı. Markalaşma yolculuğumuzda önemli katkıları oldu” diye konuştu.
Turquality programının mevcut yapısında geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu dile getiren Tosunoğlu, özellikle uzun yıllardır programda yer alan firmaların yeni ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirtti. “Bugün geldiğimiz noktada bazı sıkıntılarımız var. İlk beş yıl desteklerden faydalanıyorsunuz, sonrasında ise destekler oldukça sınırlı hale geliyor. Oysa bugün ihtiyaçlarımız çok daha farklı. Firmaların sürdürülebilir büyümesini sağlayacak yeni bir yapıya ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

ASELSAN Kıdemli Uzmanı Fatma Duru, şirketin finans direktörlüğü bünyesinde ulusal ve uluslararası destek ile teşvik programlarını takip ettiklerini belirterek, bu alandaki desteklerin şirketin küresel faaliyetlerine önemli katkı sunduğunu söyledi.
Duru, ASELSAN’ın Turquality programına 2018-2019 döneminde dahil olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti: “Finans Direktörlüğüne bağlı olarak çalışıyoruz. Hem ulusal hem de uluslararası destek ve teşvik programlarını yakından takip ediyoruz.”
ASELSAN’ın uluslararası ölçekte geniş bir faaliyet ağına sahip olduğuna dikkat çeken Duru, destek programlarının bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini belirterek şöyle konuştu: “Borsa İstanbul’un piyasa değeri en yüksek şirketi olan ASELSAN, aynı zamanda en çok bilinen ve sevilen markalarından biri. Marka bilinirliğimiz ve kurumsal itibarımızın dünya çapında devamı ve geliştirilmesi için pek çok etkinliğe katılıyor ve tanıtım faaliyetleri düzenliyoruz. Bu faaliyetler kapsamında hem ulusal hem de uluslararası destek ve teşvik programlarını yakından takip ediyoruz. Turquality programına da ASELSAN olarak 2018-2019 yıllarında dahil olduk. ASELSAN uluslararası ölçekte geniş bir faaliyet ağına sahip. Destek programları bu süreçte önemli bir rol üstleniyor. Bugün 95’in üzerinde ülkeye ihracatımız ve 25’in üzerinde yurt dışı ofisimiz bulunuyor. Dolayısıyla Turquality bizim en fazla faydalandığımız destek programlarından biri. Bu nedenle Ticaret Bakanlığımızın sunduğu programlar bizim için büyük önem taşıyor.”
İhracata yönelik diğer destek mekanizmalarını da yakından takip ettiklerini ifade eden Duru, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun yanında Ticaret Bakanlığımız tarafından sunulan destekler ile ihracat destek programlarını da yakından takip ediyor ve aktif şekilde yararlanıyoruz.”

Hazır giyim markası Koton, yaklaşık 20 yıldır Turquality programı kapsamında yürüttüğü çalışmalarla yurt dışındaki büyümesini sürdürüyor. Koton Satış ve İş Geliştirme Direktörü Ulaş Karadaş, Turquality desteği sayesinde şirketin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti.
Karadaş, “Koton yaklaşık 20 yıldır Turquality’nin bir üyesi ve dördüncü destek döneminde yoluna devam ediyor. Şu anda iki ayrı pazarda çalışmalarımız bulunuyor. Bunlardan biri Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri, diğeri ise Macaristan. Her iki pazarda da süreçlerimiz sorunsuz şekilde devam ediyor ve oldukça hızlı ilerliyor.” dedi.
Markalaşma çalışmalarında verilen desteklerin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Karadaş, “Turquality’nin markalaşma sürecindeki katkıları, birçok Türk firması için olduğu gibi Koton için de çok önemli. Kira, dekorasyon ve reklam yatırımları konusunda sağlanan destekler oldukça faydalı oluyor. Dolayısıyla Turquality programından oldukça memnunuz” diye konuştu.
EKONOMİ
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.