DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Cesaretleriyle markaya hayalleriyle Kayseri’ye yön veriyorlar
COP31, Antalya için tarihi fırsat

COP31, Antalya için tarihi fırsat

Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31'in kent tarımı için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Antalya'nın iklim değişikliği, kuraklık ve artan üretim maliyetleri karşısında yeni bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Çandır, su verimliliği, dijital tarım, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu tedarik zincirleri ve coğrafi işaretli ürünlerin küresel pazarlara taşınmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti.

08/07/2026 12:44
COP31, Antalya için tarihi fırsat

Türkiye’nin örtü altı üretimden yaş meyve-sebze ihracatına kadar birçok alanda öncü kentlerinden biri olan Antalya’nın güçlü bir tarımsal altyapıya sahip olduğunu belirten Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, son yıllarda yaşanan küresel gelişmelerin ve değişen rekabet koşullarının sektörün geleceğini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.

 “İKLİM AVANTAJIYLA REKABET ETME DÖNEMİ GERİDE KALIYOR”

Antalya’nın tarımsal bilgi birikimi, üretim tecrübesi, ihracat kabiliyeti ve girişimci üretici yapısıyla Türkiye’nin en güçlü tarım kentlerinden biri olduğunu belirten Çandır, rekabet koşullarının değiştiğine dikkat çekti. Tarımda yeni dönemin daha verimli, daha teknolojik ve daha yüksek katma değerli üretim anlayışını zorunlu kıldığını ifade eden Çandır, şöyle konuştu: “Antalya, tarımsal bilgi birikimi, üretim tecrübesi, ihracat kabiliyeti, girişimci üretici yapısı ve iklim avantajıyla güçlü bir tarım kentidir. Ancak artık iklim avantajı ile rekabet etme dönemi geride kalıyor. Diğer bölgelerde modern, büyük ölçekli ve jeotermal destekli sera yatırımları hızla artıyor. Bu nedenle Antalya’nın tarımsal geleceğini daha verimli, daha teknolojik ve daha yüksek katma değerli bir yapıya taşımamız gerekiyor.” Önümüzdeki dönemde dijital tarım uygulamaları, otomasyon sistemleri, su ve enerji verimliliği, tohum ve fide üretimi, ihracata yönelik özel çeşitler ile markalaşmış yerel ürünlerin daha fazla önem kazanacağını belirten Çandır, temel hedeflerinin Antalya’nın üretim gücünü daha yüksek rekabet avantajına dönüştürmek olduğunu söyledi.

KURAKLIK VE SU KRİZİ TARIMIN GÜNDEMİNDE

İklim değişikliğinin etkilerinin Antalya’da her geçen gün daha fazla hissedildiğini belirten Ali Çandır, kuraklık, aşırı sıcaklar, ani yağışlar, sel ve hortum gibi doğal afetlerin artık üreticilerin günlük riskleri arasına girdiğini ifade etti. Bu durumun hem verim hem de kalite kayıplarına yol açtığını kaydeden Çandır, artan enerji ve su maliyetlerinin de üreticiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getirdi. İklim değişikliğine karşı yürüttükleri çalışmalara değinen Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle örtü altı üretimde su, enerji ve iklimlendirme maliyetleri rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı çalışma temamızı ‘Su’ olarak belirledik. Amacımız, kaçınamayacağımız kuraklık ve su kıtlığı koşullarına karşı dirençli bir Antalya tarımı oluşturmaktır.” Antalya Ticaret Borsası’nın son yıllarda özellikle markalaşma ve coğrafi işaretli ürünler konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Çandır, bu alandaki en önemli projelerden birinin Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX olduğunu söyledi. YÖREX’in bugün Türkiye’nin en güçlü yerel ürün platformlarından biri haline geldiğini ifade eden Çandır, fuarın yerel ürünlerin tanıtımı ve pazara erişimi açısından önemli katkılar sağladığını belirtti. “2010 yılından bu yana yaklaşık 3 milyon ziyaretçiyi ağırlayan YÖREX, coğrafi işaret bilincinin gelişmesine önemli katkı sağlamıştır” diyen Çandır, Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının 109’dan 1.852’ye, Avrupa Birliği tescilli ürün sayısının ise 49’a ulaşmasının bu alandaki farkındalığın geldiği noktayı gösterdiğini kaydetti. Korkuteli Karyağdı Armudu ile Antalya Tavşan Yüreği Zeytini ve zeytinyağına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Çandır, kalite yarışmaları ve bilimsel analizlerle Antalya zeytinyağının marka değerini artırmaya çalıştıklarını söyledi.

AdobeStock 416761131

“COP31 ANTALYA TARIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT”

Gelecek döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Çandır, odağın daha fazla teknoloji, daha fazla katma değer ve daha güçlü markalaşma üzerine kurulduğunu belirtti.

Su verimliliği, dijital tarım, yenilenebilir enerji, tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması, tohumculuk ve fidecilik ile coğrafi işaretli ürünlerin ihracata hazırlanmasının öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını kaydeden Çandır, üreticilerin finansmana erişiminin de gündemlerindeki önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi. Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in kent ve tarım sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Çandır, “Bu süreci suya dirençli üretim, düşük karbonlu tedarik zincirleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve yerel ürünlerin küresel tanıtımı açısından değerlendirmek istiyoruz” dedi. Kadın girişimcilerin tarım ve ticaret sektöründeki rolüne de değinen Ali Çandır, kadınların ekonomik hayata katılımını yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından stratejik bir unsur olarak gördüklerini söyledi. Antalya’da kadın girişimcilerin özellikle tarım, kooperatifçilik, yöresel ürünler, gıda işleme ve e-ticaret alanlarında daha görünür hale geldiğini belirten Çandır, kadın emeğinin tarımsal üretimin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Kadın girişimcilere yönelik coğrafi işaret, ambalajlama, gıda güvenliği, dijital pazarlama ve ticari eşleştirme çalışmalarına devam ettiklerini belirten Çandır, kadınların yalnızca üretimde yer alan değil, aynı zamanda karar veren ve markalaşma süreçlerini yöneten aktörler olmasını önemsediklerini vurguladı. Antalya’nın Türkiye’nin en önemli tarım ihracat merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini belirten Çandır, “2026 yılının ilk 5 ayında toplam ihracatımız yüzde 8,4 artarak 983 milyon dolara, tarım ihracatımız ise yüzde 9,1 artışla 617 milyon dolara ulaştı. Tarımın toplam ihracattaki payı yüzde 63 oldu” dedi.

AdobeStock 277006832

“ANTALYA’YI ULUSLARARASI TARIM MARKASI HALİNE GETİRMELİYİZ”

Antalya’nın çok güçlü bir tarımsal mirasa sahip olduğunu vurgulayan Çandır, bu birikimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Coğrafi işaretli ürünlerimizi hikâyesi olan markalara dönüştürmeliyiz. Antalya’yı sadece üretim merkezi değil; kaliteli, güvenilir, izlenebilir ve yüksek katma değerli tarımın uluslararası markası olarak konumlandırmalıyız.”

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.