DOLAR 46,2812 0.02%
GBP 62,1845 0.12%
EURO 53,7912 0.42%
ALTIN 6.464,662,99
BIST 14.479,183,88%
BITCOIN 30626092.6638%
ETH 816005.49935%
İstanbul
23°

AÇIK

ÖZEL HABER
Atığı üretime dönüştürdü Gaziantep’i dünyaya açtı
Atığı üretime dönüştürdü Gaziantep’i dünyaya açtı

Atığı üretime dönüştürdü Gaziantep’i dünyaya açtı

Fatma Şahin yönetimindeki Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne bağlı Sıfır Atık Danışma Kurulu tarafından yürütülen “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” girişiminde dünyanın öncü şehirleri arasına girerek uluslararası ölçekte önemli bir başarıya imza attı. Türkiye’den listeye giren tek şehir olan Gaziantep; mekanik biyolojik ayrıştırma tesisleri, atık gazından enerji üretimi, ileri biyolojik arıtma sistemleri ve toplum temelli çevre politikalarıyla dikkat çekerken, Başkan Fatma Şahin sıfır atığı yalnızca çevresel bir uygulama değil; ekonomik kalkınma, sosyal dönüşüm ve sürdürülebilir şehirleşme modeli olarak gördüklerini söyledi.

15/06/2026 12:32
Atığı üretime dönüştürdü Gaziantep’i dünyaya açtı

Gaziantep’in Birleşmiş Milletler tarafından “Dünyanın 20 Sıfır Atık Lider Şehri” arasında gösterilmesi, kentte uzun yıllardır sürdürülen çevre yatırımlarını uluslararası ölçekte görünür hale getirdi. Özellikle son yıllarda hayata geçirilen entegre atık yönetim sistemi, yenilenebilir enerji projeleri ve toplumsal katılım odaklı uygulamalar, Gaziantep’i yalnızca Türkiye’de değil dünyada da örnek gösterilen şehirlerden biri haline taşıdı. Başkan Fatma Şahin, elde edilen başarının tesadüfi olmadığını vurgulayarak, bu sürecin arkasında yıllardır kararlılıkla sürdürülen bir şehir vizyonu bulunduğunu söyledi. Çevre yatırımlarını hiçbir zaman yalnızca altyapı hizmeti olarak değerlendirmediklerini belirten Şahin, belediyeciliğin artık klasik hizmet anlayışının ötesine geçtiğini ifade etti. Şahin, “Bugün şehirler sadece yol yapan, çöp topla yan ya da altyapı hizmeti sunan kurumlarla yönetilmiyor. Artık şehirlerin geleceğini; kaynaklarını nasıl yönettiği, çevresel sürdürülebilirliği nasıl sağladığı ve toplumun yaşam kalitesini nasıl koruduğu belirliyor. Biz Gaziantep’te tam da bu anlayışla hareket ettik. Çevreyi koruyan değil; çevreyi kalkınmanın merkezine yerleştiren bir sis tem kurmaya çalıştık” diye konuştu.

AHMET O╠eZER

“ATIK BİR YÜK DEĞİL, YÖNETİLMESİ GEREKEN STRATEJİK KAYNAKTIR”

Fatma Şahin, Gaziantep’in sıfır atık yolculuğundaki en önemli kırılma noktasının, atığa bakış açısının değişmesi olduğunu söyledi. Uzun yıllar boyunca atığın yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir yük olarak görüldüğünü ifade eden Şahin, Gaziantep’te ise bunun tamamen farklı bir perspektifle ele alındığını dile getirdi. Şahin, “Bizim en kritik dönüşümümüz, atığı bir sorun olmaktan çıkarıp ekonomik değeri olan bir kaynak olarak değerlendirmemiz oldu. Atığın ayrıştırılması, dönüştürülmesi, enerjiye çevrilmesi ve yeniden üretim sürecine dahil edilmesi gerektiğini düşündük. Gaziantep’in bugün dünyada örnek gösterilmesinin temel nedeni tam olarak budur” dedi.

Gaziantep’te kurulan sistemin birbirinden bağımsız projelerden oluşmadığını vurgulayan Şahin, çevre yatırımlarının tamamının aynı vizyon doğrultusunda birbirini besleyen bir yapıya dönüştürüldüğünü belirtti. Düzenli depolama alanları, mekanik biyolojik ayrıştırma tesisleri, atık gazından enerji üretim sistemleri, sızıntı suyu yönetimi, ileri biyolojik arıtma tesisleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının aynı zincirin halkaları olduğunu söyleyen Şahin, “Belediyecilikte asıl başarı tek tek projeler yapmak değildir. Esas mesele, bütüncül çalışan bir sistem kurabilmektir. Gaziantep’in farkı da burada ortaya çıktı. Biz parçalı değil entegre çalışan bir çevre modeli oluşturduk” ifadelerini kullandı. Şahin, çevre yatırımlarının artık şehirlerin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan biri haline geldiğini vurgulayarak, iklim değişikliği, enerji maliyetleri, su yönetimi ve doğal kaynakların korunmasının belediyecilik anlayışını dönüştürdüğünü söyledi.

AHMET O╠eZER 1

“ÇEVRE YATIRIMLARINI EKONOMİK DİRENÇ MODELİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımlarını yalnızca teknik altyapı projeleri olarak değerlendirmediğini belirten Fatma Şahin, sıfır atık yaklaşımının aynı zamanda ekonomik kalkınma modeli olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Sıfır atık yaklaşımı sadece çevreyi korumu yor. Aynı zamanda kaynak verimliliğini artırıyor, enerji maliyetlerini azaltıyor, yeni üretim alanları oluşturuyor ve yerel ekonomiyi güçlendiriyor. Bu nedenle çevre yatırımlarını belediyeciliğin tali bir alanı değil, ana stratejik başlıklarından biri olarak görüyoruz” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda Merkez Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi’nin ikinci etap kapasite artışı, Nizip Mekanik Ayrıştırma Tesisi, yenilenebilir enerji projeleri ve çevre bilinci eğitimlerinin önemli yatırım başlıkları arasında yer aldığını belirten Şahin, bunun çevre politikalarının artık merkezi kalkınma stratejisine dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti.

Şahin, “Çevre yatırımlarını sadece bugünün ihtiyaçlarına göre planlamıyoruz. Aynı zamanda geleceğin şehirlerini inşa edecek bir altyapı oluşturuyoruz. Çünkü çevresel maliyetler ertelendiğinde, ileride çok daha büyük ekonomik yükler ortaya çıkıyor. Biz bugünden yatırım yaparak yarının krizlerini önlemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“ATIKTAN ENERJİ ÜRETİYOR, ENERJİYİ TARIMA KAZANDIRIYORUZ”

Gaziantep’te uygulanan mekanik biyolojik ayrıştırma ve yenilenebilir enerji entegrasyonunun ekonomik geri dönüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, düzenli depolama sahalarında oluşan metan gazının enerjiye dönüştürüldüğünü söyledi.

Bu model sayesinde hem çevresel risklerin azaltıldığını hem de enerji üretimi sağlandığını belirten Şahin, Gaziantep’in sistemi yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı bırakmadığını vurguladı. Şahin, “Ortaya çıkan enerjiyi farklı üretim alanlarına entegre ediyoruz. Özellikle oluşan ısının seracılıkta değerlendirilmesi ve topraksız tarım uygulamalarında kullanılması bizim için çok önemliydi. Çünkü burada sadece atığı bertaraf etmiyorsunuz; atığı enerjiye, enerjiyi de ekonomik üretime dönüştürüyorsunuz. Bu tam anlamıyla döngüsel ekonomi modelidir” ifadelerini kullandı. Dünyada artık kaynak yönetiminin şehirlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini söyleyen Şahin, Gaziantep’in bu dönüşümü erken fark eden şehirlerden biri olduğunu belirtti.

“SU YÖNETİMİ GELECEĞİN EN KRİTİK KONUSU”

Fatma Şahin, ileri biyolojik arıtma tesislerinin de Gaziantep’in çevre vizyonunda çok önemli bir yer tuttuğunu söyledi. GASKİ tarafından yürütülen yatırımlar sayesinde Merkez Atıksu Arıtma Tesisi’nin ikinci etapla birlikte günlük 400 bin metreküp kapasiteye ulaştığını belirten Şahin, bunun yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verebilecek düzeyde olduğunu ifade etti. Nizip Atıksu Arıtma Tesisi’nin hem evsel hem de endüstriyel atıksuları arıtacak şekilde planlandığını kaydeden Şahin, Kızılhisar, Oğuzeli ve Nurdağı gibi bölgelerde yürütülen yatırımlarla birlikte arıtma kapasitesinin daha da genişletildiğini söyledi. Şahin, “Bugün su yönetimi artık yalnızca altyapı meselesi değil. Bu konu; tarımın sürdürülebilirliği, sanayinin geleceği, halk sağlığı ve şehirlerin yaşam kapasitesi açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle arıtma yatırımlarını geleceğe yapılmış stratejik yatırımlar olarak görüyoruz” dedi. Bu yatırımların ekonomik katkısının yalnızca mali tablolar la ölçülemeyeceğini belirten Şahin, çevre yatırımlarının uzun vadede çok daha büyük maliyetlerin önüne geçtiğini söyledi. Şahin, “Su kaynaklarının korunması, çevresel baskının azaltılması, sağlık risklerinin düşürülmesi ve altyapı maliyetlerinin kontrol altında tutulması çok büyük kazanımlardır. Yani bu yatırımlar bugünün gideri değil; yarının krizlerini önleyen stratejik hamlelerdir” diye konuştu.

“VATANDAŞ DAHİL OLMADAN HİÇBİR ÇEVRE MODELİ BAŞARILI OLAMAZ”

Başkan Fatma Şahin, Sayın Emine Erdoğan himayesinde büyüyen Sıfır Atık vizyonunun Gaziantep’te yalnızca kurumsal bir uygulama olarak ele alınmadığını, aynı zamanda toplumsal bir kültür dönüşümüne dönüştürüldüğünü söyledi. Davranış değişikliği sağlanmadan hiçbir çevre politikasının kalıcı olamayacağını ifade eden Şahin, toplum katılımını merkeze alan çok yönlü bir model oluşturduklarını belirtti.

Şahin, “Vatandaşın dahil olmadığı hiçbir çevre modeli sürdürülebilir olmaz. Bu nedenle biz sıfır atığı yalnızca belediyenin yürüttüğü teknik bir proje olarak görmedik. Okullardan mahallelere, sosyal alanlardan etkinlik merkezlerine kadar geniş bir farkındalık ağı oluşturduk” dedi. Özellikle çocuk yaşta kazanılan çevre bilincinin şehir kültürünü dönüştürmede çok önemli olduğunu vurgulayan Şahin, eğitim çalışmalarını bu nedenle öncelikli alanlardan biri olarak gördüklerini söyledi. Vatandaşların sisteme güven duyması için dönüşüm süreçlerinin görünür hale getirilmesine önem verdiklerini kaydeden Şahin, “İnsanlar ayrıştırdığı atığın gerçekten dönüştüğünü gördüğünde sisteme sahip çıkıyor. Şeffaflık ve görünürlük davranış değişiminin en önemli unsurlarından biridir” ifadelerini kullandı.

AdobeStock 105501451

“HAVARA KAFE, DÖNÜŞÜMÜN SOSYAL YÜZÜ OLDU”

Gaziantep’te atıklardan dönüştürülerek oluşturulan Havara Kafe gibi projelerin çevre bilincinin günlük yaşama taşınması açısından önemli örnekler olduğunu söyleyen Fatma Şahin, sıfır atığın toplum tarafından deneyimlenebilir hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Şahin, “Sıfır atığı yalnızca teknik tesislerde konuşulan bir başlık olmaktan çıkarmak gerekiyor. İnsanların günlük haya tında karşılık bulan uygulamalar çok daha güçlü etki oluşturuyor. Havara Kafe bu açıdan çok değerli bir örnek oldu. Çünkü vatandaş burada dönüşümün somut karşılığını görüyor” dedi. Bu tür projelerin aynı zamanda sosyal fayda oluşturduğunu da belirten Şahin, kadın istihdamına sağlanan katkının önemine dikkat çekti. Şahin, “Biz çevre politikalarını yalnızca doğayı koruyan uygulamalar olarak görmüyoruz. Aynı zamanda sosyal kalkınmayı destekleyen, ekonomik üretime katkı sağlayan ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren modeller geliştirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“SIFIR ATIK, GELECEĞİN ŞEHİRCİLİK MODELİDİR”

Gaziantep’in bugün geldiği noktanın tesadüf olmadığını belirten Fatma Şahin, çevre yatırımlarının belediyeciliğin yan başlığı değil, ana gelişim stratejilerinden biri olarak görülmesinin bu başarıyı ortaya çıkardığını söyledi. Kaynakta ayrıştırmadan enerji üretimine, atıksu arıtmadan çevre eğitimlerine kadar birbirini tamamlayan bütüncül bir sis tem oluşturduklarını ifade eden Şahin, sıfır atığın artık yalnızca çevresel bir kavram olmadığını vurguladı. Şahin, “Sıfır atık sadece daha az çöp üretmek değildir. Daha verimli şehir kurmak, daha sağlıklı çevre oluşturmak, daha güçlü ekonomi inşa etmek ve gelecek nesillere daha yaşana bilir bir şehir bırakmaktır. Biz Gaziantep’te bu anlayışı artık bir hedef olmaktan çıkarıp sahada çalışan güçlü bir modele dönüştürmeye çalışıyoruz” dedi. Uluslararası ölçekte elde edilen başarının da bu kararlılığın sonucu olduğunu belirten Şahin, Gaziantep’in sürdürülebilir şehircilik konusunda öncü rol üstlenmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

gunes enerji paneli 2 65e571fb5a820

AHMET ÖZER İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı

 

“TÜRKİYE HER YIL 43.3 MİLYAR DOLARI ÇÖPE ATIYOR”

Türkiye’deki gıda israfının ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çeken İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, israf ile yüksek enflasyon arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin enerjisinin büyük bölümünü dışarıdan temin ettiğini vurgulayan Özer, “Biz enerjisinin yüzde 60-70’ini dışarıdan sağlayan bir ülkeyiz. Gıdayı çöpe attığınızda sadece ürünü değil, o ürünü yetiştirmek ve taşımak için harcanan enerjiyi ve suyu da çöpe atıyorsunuz. Dünyada üretilen gıdanın yüzde 20’si israf edilirken, Türkiye’de bu oran ne yazık ki yüzde 25 seviyelerinde. Gıda israfında üst sıralarda yer almamız ile enflasyonun yüksek olması arasında doğrudan bir bağlantı var. Bu bir tesadüf değil, matematiksel bir gerçekliktir” dedi. Özer, “Gıda da İsrafa Dur De” projesinin temel amacının Türkiye’de giderek büyüyen gıda israfını azaltmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti. Türkiye’de yılda yaklaşık 19 milyon ton gıdanın israf edildiğini ifade eden Özer, bunun yaklaşık 43.3 milyar dolarlık ekonomik kayıp anlamına geldiğini söyledi. Özer, söz konusu rakamın ülke bütçesinin yaklaşık yüzde 12’sine denk geldiğine dikkat çekti. İsrafın hane halkı bütçesine verdiği zararı örnekle anlatan Özer, “Evinizde bir pasta yaptığınızı düşünün. Bu pastanın beşte birini veya dörtte birini kimse yemeden doğrudan çöpe atsanız, size garip bakarlar. Ancak Türkiye genelinde yaptığımız tam olarak bu. Ürettiğimizin dörtte birini bilmeden, fark etmeden çöpe atıyoruz. Bu bilinçsiz tüketim hem hayat pahalılığını körüklüyor hem de obezite gibi sağlık sorunlarına kapı aralıyor” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.