Festivalin hazırlık süreci ve bölge ekonomisine etkileri hakkında kapsamlı bilgiler veren Ayça Öksüz, bu hareketin temel çıkış noktasının deprem sonrası kadınların üretim gücünü yeniden görünür kılmak olduğunu belirtti. Öksüz, 11 depremzede ili kapsayan kadın girişimci ağının bölge ekonomisine olan katkısını değerlendirirken, Kahramanmaraş’tan başlayan bu hareketin sadece bir alışveriş festivali değil, kadın emeğinin yeniden ayağa kalkma hikâyesi olduğunun altını çizdi.
Kadınların kendi şehirlerinden çıkarak ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Öksüz, bu sürecin hem küçük üreticilerin ekonomik döngüye yeniden dahil olmasına hem de bölgesel kalkınmanın kadın emeği üzerinden güçlenmesine ciddi katkı sunduğunu söyledi. Yerel üretimin artmasıyla birlikte şehirlerin sosyal ve ekonomik hafızasının da korunduğunu vurgulayan Öksüz, kamu ve sivil toplum iş birliğinin bu süreçteki birleştirici gücüne dikkat çekti.
Organizasyonun sadece ticari bir boyutu olmadığını, aynı zamanda derin bir sosyal iyileşme hareketi olduğunu belirten Ayça Öksüz, deprem sonrası birçok kadının sadece iş yerini değil, aynı zamanda motivasyonunu ve geleceğe dair umutlarını da kaybettiğini hatırlattı. Festivalin en önemli taraflarından birinin kadınlara yalnız olmadıklarını hissettirmesi olduğunu ifade eden Öksüz, bir araya gelmenin ve emeğin değer görmesinin kadınlar üzerinde çok güçlü bir psikolojik etki yarattığını dile getirdi.
Etkinlik alanında sadece satış yapılmayacağını, aynı zamanda yeni dostlukların ve iş birliklerinin temelinin atılacağını söyleyen Öksüz, kadınların yeniden “üretebiliyorum, var olabiliyorum” duygusunu hissetmesinin kendileri için en kıymetli sonuç olduğunu vurguladı. Şehirlerin yeniden ayağa kalkma sürecinde kadınların çok önemli bir güç olduğuna inandıklarını belirten Öksüz, festivali bu nedenle kültürel bir iyileşme hareketi olarak gördüklerini sözlerine ekledi.

Festivalin bir kerelik bir etkinlik olmasının ötesinde, depremzede kadın girişimciler için sürdürülebilir bir pazar alanı oluşturma hedefi taşıdığını açıklayan Ayça Öksüz, kadınların sadece birkaç gün değil, yıl boyunca üretmeye devam edebileceği bağlantılar kurmasını istediklerini belirtti. Bu ağı büyütmek için sosyal medya iş birlikleri, marka görünürlüğü ve farklı şehirlerde yapılacak organizasyonlarla stratejik adımlar atacaklarını ifade eden Öksüz, uzun vadede bu oluşumun bölgesel bir kadın girişimcilik platformuna dönüşmesini arzu ettiklerini söyledi.
Festivaldeki ürün çeşitliliğine de değinen Öksüz; el sanatlarından tekstile, doğal ürünlerden gastronomiye, takı tasarımından seramiğe kadar oldukça geniş bir yelpazenin ziyaretçileri beklediğini duyurdu. Ziyaretçilerin sadece alışveriş yapmayacağını, aynı zamanda her standın arkasındaki kültürel mirasa ve yeniden ayağa kalkma mücadelesine tanıklık edeceklerini belirten Öksüz, festivalin hem duygusal hem de kültürel açıdan güçlü bir deneyim sunacağını ifade etti.
Son olarak tüm iş dünyasına ve bireysel tüketicilere seslenen Ayça Öksüz, kadın emeğine destek vermenin bir hayatın yeniden kurulmasına katkı sunmak olduğunu vurguladı. İş dünyasının kadın girişimcilere daha fazla alan açmasının ve yerel üretimi desteklemesinin büyük fark yaratacağını söyleyen Öksüz, tüketicilerin satın aldığı her ürünün arkasında bir mücadele hikâyesi olduğunu hatırlattı. Bu desteğin büyümesinin kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendireceğini belirten Öksüz, tüm vatandaşları 6-7 Haziran tarihlerinde bu dayanışma ruhuna ortak olmaya davet etti.
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önceEKONOMİ
26 gün önceEKONOMİ
27 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.