Türkiye’deki tüm kurumsal işletmeleri, insan kaynakları departmanlarını ve çalışanları doğrudan bağlayan çok radikal bir hukuki kararın detayları netleşti. Bir üretim tesisinde idari amir olarak görev yapan kıdemli bir personelin, işe devamsızlık yapan bir alt çalışanını korumak amacıyla dijital takip sistemini yanıltması yargıya taşındı. İlk derece mahkemelerinin işçi lehine verdiği tazminat kararlarını masaya yatıran yüksek mahkeme, çalışma hayatında dürüstlük ve bağlılık ilkelerinin maddi zarar şartından çok daha üstün olduğunu vurgulayarak iş dünyasında kart hilesi yapanlara geçit verilmeyeceğini tescilledi.
Hukuk koridorlarında uzun süre tartışılan davanın ilk aşamalarında yerel yargı mercileri ezber bir yaklaşım sergilemişti. İlk olarak davaya bakan İş Mahkemesi, iş akdi feshedilen amirin 18 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve işletmenin bu eylem yüzünden somut olarak ne kadarlık bir finansal kayba uğradığının işveren tarafından net olarak ispatlanamadığını gerekçe gösterdi. Yapılan eylemin tek başına güven ilişkisini yıkmayacağını iddia eden yerel mahkeme ile bu kararı onayan Bölge Adliye Mahkemesi, çalışana kıdem ve ihbar tazminatlarının son kuruşuna kadar ödenmesi gerektiği yönünde hüküm kurdu.
İşverenin ısrarlı temyiz başvurusu üzerine dosya, en üst yargı mercii olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi heyetinin önüne geldi. Yüksek mahkeme üyeleri, alt mahkemelerin verdiği hatalı kararları oy birliğiyle tamamen ortadan kaldırarak hukuki ders niteliğinde bir gerekçeye imza attı. Yargıtay, iş yerinde bulunmayan bir çalışanın sistemde varmış gibi gösterilmesinin doğrudan doğruya “doğruluk ve bağlılığa uymayan ağır bir kusur” olduğunu, bu tarz güven sarsıcı usulsüz eylemlerde işverenin ekstra bir maddi kayba uğraması şartının asla aranmayacağını kesin olarak karara bağladı.
Hukuk dünyasında emsal teşkil edecek kararın son bölümünde, yapılan eylemin doğurduğu makro finansal risklere dikkat çekildi. Yüksek hakimler, fabrikada olmadığı halde mesai kartı okutulan personele çalışmadığı o süreler için haksız yere ücret ödendiğini, bu durumun da kurumsal bütçeye doğrudan bir darbe vurduğunu hatırlattı. İşverenin yaptığı feshin son derece haklı ve hukuka uygun olduğunu belirten yüksek mahkeme; personelin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tamamen reddedilmesine karar vererek 18 yıllık birikimi tek bir usulsüz hamleyle sıfırlamış oldu.
#YargıtayKararı #İşHukuku #TazminatsızFesih #EmsalKarar2026
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
09 Haziran 2026EKONOMİ
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026GÜNDEM KORİDORU
09 Haziran 2026EKONOMİ
09 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.