Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü, yaşlanan nüfusun ekonomik ve sektörel etkilerini ele alan “Uzun Yaşam Ekonomisi: Yaşlanan Nüfusun Sigorta ve Emeklilik Sektörüne Etkileri” başlıklı raporu yayımladı. Çalışmada uzayan yaşam süresinin sağlık harcamalarından emeklilik sistemlerine, bireysel tasarruflardan sigorta ürünlerine kadar oluşturduğu yeni ihtiyaçlar değerlendirildi.
Rapora göre dünya genelinde bugün her 10 kişiden biri 65 yaşın üzerinde bulunuyor. Bu oranın 2050’de her 6 kişiden birine yükselmesi bekleniyor.
Küresel ölçekte 65 yaş üstü nüfusun 862 milyondan 1,6 milyara çıkarak yaklaşık iki katına ulaşacağı öngörülüyor. Bu demografik değişimin sosyal güvenlik, sağlık ve emeklilik sistemlerinde yeni düzenlemeleri gerekli kılacağı belirtiliyor.
Türkiye ise gelişmiş ülkelere kıyasla daha genç nüfus yapısını koruyor. Buna karşın ülkede beklenen yaşam süresi 77,3 yıl ile 81,1 yıllık OECD ortalamasının altında bulunurken, her emekliye yalnızca 1,6 çalışan düşüyor.
Raporda, uzun yaşam ekonomisinin temel başlıklarından biri önleyici sağlık olarak öne çıkıyor. 2050’de ortalama yaşam süresinin 78 yıla ulaşması beklenirken, bunun 11,4 yılının kötü sağlık koşullarında geçirilmesi öngörülüyor.
Sağlık harcamalarının aynı dönemde 20,5 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin edilirken, kanıtlanmış sağlık müdahalelerinin hastalık yükünü yüzde 35 azaltma potansiyeline dikkat çekiliyor.
Yapay zekâ da bu dönüşümün önemli araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Teknolojinin erken teşhis, ilaç geliştirme ve operasyonel süreçlerde kullanılmasıyla sağlık hizmetlerinde verimliliğin artırılması ve yükselen maliyetlerin yönetilmesi hedefleniyor.
Raporda obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçların da uzun yaşam ekonomisi üzerindeki etkilerine yer veriliyor. Kronik hastalık risklerinin azaltılmasına katkı sağlayan bu ilaçların sağlık harcamalarının yanı sıra tüketim alışkanlıklarını da değiştirebileceği belirtiliyor.
GLP-1 pazarının 2035 yılına kadar 190 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşabileceği öngörülüyor.
Yaşam süresindeki artış, sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri üzerindeki yükü de artırıyor. Avrupa’da bugün bir emekliyi finanse eden çalışma çağındaki kişi sayısı 3,4 iken, bu oranın 2050’de 2’ye gerilemesi bekleniyor.
Raporda, uzayan yaşam süreleriyle birlikte “yaşam süresi riskinin” kamudan bireylere doğru kaydığına dikkat çekiliyor. Bu durumun bireylerin emeklilik dönemleri için daha uzun vadeli ve daha yüksek tasarruf yapmasını gerektireceği belirtiliyor.
Bu çerçevede Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi tasarruf mekanizmalarının öneminin artacağı değerlendiriliyor.
Sağlık sigortacılığı da uzun yaşam ekonomisinin öne çıkan alanları arasında yer alıyor. Küresel sağlık sigortası prim üretimi 2025’te yüzde 12,3 büyüyerek 1,68 trilyon euroya ulaştı.
Türkiye’de özel sağlık sigortalarının GSYH içindeki payı yüzde 0,3 seviyesinde bulunurken, sağlık sigortası primlerinin 2026-2036 döneminde yıllık ortalama yüzde 15,3 büyümesi bekleniyor.

Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer
Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, uzun yaşamın yalnızca yönetilmesi gereken bir risk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Özer, “Uzayan insan ömrünü sadece demografik bir değişim ya da yönetilmesi gereken bir risk olarak görmemek gerekiyor. Asıl hedef, ömre eklenen yılları sağlıklı, üretken ve finansal açıdan güvenceli hale getirmek olmalı” dedi.
Uzun yaşamla birlikte sağlık, bakım ve emeklilik ihtiyaçlarının da artacağını belirten Özer, gelecekte kamu, özel sektör ve bireyler arasında dengeli bir sorumluluk paylaşımının önem kazanacağını söyledi.
Raporda yaşam süresini uzatmaya yönelik biyoteknolojik gelişmelerin ekonomik sonuçlarının yanı sıra sosyal ve etik etkileri de ele alınıyor.
Yeni teknolojilere erişimde yaşanabilecek sosyoekonomik eşitsizliklerin sağlık ve yaşam süresi açısından farklılıkları artırabileceği belirtiliyor. Uzayan yaşam sürelerinin kuşaklar arası dengeler ve toplumsal yapı üzerindeki etkileri de raporda değerlendiriliyor.
Çalışmada ayrıca emeklilik koşullarının değişen yaşam beklentisine uyum sağlayabilmesi, yüksek maliyetli yeni nesil tedavilerin yaşam tarzı destek programlarıyla birlikte yönetilmesi ve ömür boyu yenileme garantili sağlık çözümlerinin geliştirilmesi sektörün gündemindeki başlıklar arasında gösteriliyor.
EKONOMİ
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
29 gün önceEKONOMİ
29 Ağustos 2026EKONOMİ
29 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
29 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.