Türkiye’nin makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, serbest bölgeler dahil toplam makine ihracatı yılın ilk yedi ayında 16,5 milyar dolara ulaştı. Küresel pazarlardaki miktar bazlı düşüşlere rağmen ihracat birim fiyatlarında yaşanan yüzde 9’luk yükseliş, geçen yılın aynı dönemine kıyasla değer bazında yüzde 1,7’lik bir artış sağladı. Ülke bazlı ihracat verilerinde en yüksek payı alan Almanya, yüzde 8,4’lük artış ve yaklaşık 2 milyar dolarlık hacimle ilk sıradaki yerini korudu. İkinci sıradaki ABD’ye yapılan ihracat ise yüzde 28,9’luk güçlü bir sıçramayla 1,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yeniden yapılanma sürecindeki Suriye pazarında ise 7 aylık ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,4 artarak 95 milyon dolara yaklaştı.

Suriye’nin sivil sanayi altyapısını ve ekonomisini ayağa kaldırma süreci, bölgedeki makine ithalat ihtiyacını önemli ölçüde artırdı. İç savaş öncesinde yıllık ortalama 1,5 milyar dolarlık makine ithal eden Suriye’de, 2025 yılında toplam ithalat bir önceki yılın iki katına çıkarak 378 milyon dolara ulaştı. 2010 yılında bu pazarda beşinci sırada yer alan Türk makine sektörü, 2025 yılı genelinde ihracatını yüzde 174,6 artışla 148 milyon dolara çıkararak Çin’i geride bıraktı ve pazar lideri konumuna yükseldi. İç savaş koşullarında dahi sahayı terk etmeyen sektör; metal, plastik, gıda ve tekstil makineleri başta olmak üzere artan talebe yanıt vermeyi sürdürüyor. Ancak Avrupalı ve Çinli üreticilerin bölgede kızışan pay kapma mücadelesi, rekabet koşullarına uygun yeni düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılıyor.

Orta vadede Türkiye ile Suriye arasında hedeflenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılması ve elde edilen liderliğin korunması için ihracatçıların finansman araçlarına erişimi kritik önem taşıyor. Suriye’nin Eximbank risk sınıflandırmasında en yüksek risk grubu olan 7. kategoride bulunması, yüksek prim oranları ve kapalı olan Alıcı Kredisi mekanizması nedeniyle ihracatçıların karşısına önemli bir bürokratik engel çıkarıyor. Avrupalı rakiplerin devlet destekli agresif finansman imkanlarına karşı Türk ihracatçısının hareket alanını genişletecek adımların atılması gerektiği vurgulanıyor. Sektör temsilcileri, Suriye’nin riskli ülkeler statüsünden çıkarılmasını, ihracat kredi sigortası süreçlerinde esneklik sağlanmasını ve pazara özel Eximbank destek mekanizmalarının hızla devreye alınmasını talep ediyor.

Liderlik konumunu pekiştirmek isteyen sektör, sahada yaşanan operasyonel ve lojistik sorunların çözümüne odaklanmış durumda. Suriye gümrüklerinde ton başına alınan vergilerin 10 katına çıkması ve Türk ürünlerinin Uzak Asya menşeli ürünlerle aynı gümrük tarifesine tabi tutulması, ağırlıklı ve büyük kütleli makine imalatçılarına ek maliyet yüklüyor. Ayrıca doğrudan bankacılık kanallarının kapalı olması sebebiyle döviz büroları üzerinden yürütülen transferler, ihracatçıların döviz dönüşüm desteklerinden faydalanmasını engelliyor. Tüm bu aksaklıkların giderilmesi ve ticari bağların güçlendirilmesi amacıyla Ağustos ayı sonunda düzenlenecek 63. Şam Uluslararası Fuarı’na milli katılım organizasyonu ile hazırlık yapılıyor. Fuar kapsamında Suriyeli firmalarla birebir temaslar kurularak iki ülke arasındaki kazan-kazan odaklı ticari ortaklık modelleri aktarılacak.

GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceEKONOMİ
20 Ağustos 2026EKONOMİ
20 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
20 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
20 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
20 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.