DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Tera Holding’den Beşiktaş’a sponsorluk desteği
Tedarik zinciri küresel gücümüz oluyor

Tedarik zinciri küresel gücümüz oluyor

Küresel belirsizliklerin yeni bir "norm" haline geldiği günümüzde, tedarik zinciri artık sadece bir maliyet kalemi değil, rekabetin ana ekseni. Türkiye, "nearshoring" (Yakın Bölgeye Taşıma) avantajı ve esnek üretim kabiliyetiyle küresel tedarik zincirlerinin yeni merkez üssü olmaya hazırlanırken; şirketler dijitalleşme ve sürdürülebilirlik hamleleriyle rotasını "çeviklik" üzerine kuruyor.

18/08/2026 12:50
Tedarik zinciri küresel gücümüz oluyor

Dünya ekonomisi, pandeminin neden olduğu tedarik şoklarından jeopolitik kırılmalara kadar uzanan zorlu bir süreçten geçiyor. Ancak bu kriz orta mı, tedarik zinciri yönetimini şirketlerin operasyonel bir arka plan unsuru olmaktan çıkarıp, stratejik karar alma mekanizmasının merkezine yerleştirdi. Artık şirketler için kritik olan soru değişti: “En ucuz tedarikçi hangisi?” sorusunun yerini, “En güvenilir ve en çevik tedarikçi hangisi?” sorusu aldı. Türkiye ise güçlü lojistik altyapısı ve Avrupa’ya yakınlığıyla (nearshoring), küresel devlerin radarına giren en önemli üretim ve tedarik üssü konumunda

STRATEJİK SATIN ALMA

Pandemi ve bölgesel krizler, “Tam Zamanında Üretim” modelinin kırılganlıklarını gözler önüne serdi. Artık şirketler, tek bir tedarik kaynağına bağımlı kalmak yerine çoklu tedarik modeline yönelerek risklerini dağıtıyor. Fiyat odaklı yaklaşımdan değer odaklılığa geçiş yapan firmalar, tedarikçilerini birer mal gön derici olarak değil, stratejik çözüm ortakları olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, tedarik zincirini olası şoklara karşı çok daha dirençli kılıyor

ENDÜSTRİ 4.0’DAN 5.0’A

AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Mekanizması (CBAM), sadece ihracatı değil, tedarik zincirinin tamamını bir “yeşil dönüşüm” zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyor. Bugün bir şirketin karbon ayak izi, doğrudan marka değerini ve finans mana erişim imkanlarını belirliyor. Karbonsuz lojistik çözümleri, elektrikli araç filoları ve “sıfır atık” odaklı akıllı depolar, sürdürülebilir bir tedarik zincirinin yeni standartları olarak öne çıkıyor. Tedarik zincirinde dijitalleşme bir tercih değil, hayatta kalma şartı. Yapay zekâ destekli talep tahminleme, blockchain ile uçtan uca izlenebilirlik ve robotik depolama sistemleri, operasyonel hataları yüzde 90’a varan oranlarda azaltıyor. “Dijital İkiz” teknolojisi sayesinde şirketler, tüm tedarik süreçlerini sanal ortamda simüle ederek olası krizleri yaşanmadan öngörebiliyor.

İNSAN KAYNAĞINDA YENİ PROFİL

Sektör, “mavi yaka” ağırlıklı bir operasyonel yapıdan, “beyaz yaka” veri analistleri ve süreç mühendislerinin yönettiği teknoloji odaklı bir yapıya evriliyor. Bu dönüşüm, tedarik zinciri profesyonellerinden sadece lojistik bilgisi değil; veri analitiği, kriz yönetimi ve dijital okuryazarlık gibi yetkinlikleri de talep ediyor. Türkiye’nin bu alandaki yetenek açığını kapatmak için üniversite-sanayi iş birliğine dayalı yeni eğitim modellerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor.

Tug╠arul GU╠eNAL TEDAR Kurucu Yo╠enetim Kurulu Bas╠gkan─▒.jpg 1 scaled e1786613044575

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Günal

TEDAR BAŞKANI GÜNAL’DAN YEŞİL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Küresel ticarette jeopolitik gerilimler, iklim krizi ve makro ekonomik dalgalanmaların yarattığı belirsizlikler, şirketlerin tedarik zinciri stratejilerini kökten değiştirmesini zorunlu kılıyor. Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Günal, değişen dünya düzeninde sürdürülebilir başarı için “çoklu kaynak” kullanımı, dijital dönüşüm ve yeşil lojistik hamlelerinin stratejik önemini vurguladı.

Tek bir coğrafyaya veya tedarikçiye bağımlı kalmanın, küresel kriz anlarında üretimi durdurma riski taşıdığına dikkat çeken Günal, şirketlerin “multi-sourcing” (çoklu teradik) modeline geçiş sürecini şöyle değerlendirdi:

  • Esneklik ve Dayanıklılık: Çoklu kaynak kullanımı, tedarikçiler arasında rekabeti artırarak kaliteyi yükseltiyor. Farklı coğrafi bölgelerdeki alternatif tedarikçi havuzları, siyasi veya doğal krizlere karşı operasyonel sürekliliği güvence altına alıyor.
  • Yalın Organizasyon Şart: Çoklu tedarikçi modelinin getirdiği operasyonel karmaşıklığı yönetmek için hiyerarşik ve hantal yapılardan arınmış, departmanlar arası duvarların kalktığı yalın organizasyonlara ihtiyaç var.
  • Dijital Altyapı: Yapay zekâ destekli talep tahminleme, IoT tabanlı lojistik takibi ve bulut tabanlı envanter sistemleri, riskleri önceden öngörmeyi ve stok optimizasyonunu mümkün kılıyor. Günal, yeni dönemde tedarik profesyonellerinin yalnızca “satın alma” değil, risk yönetimi ve veri analitiği konusunda uzmanlaşması gerektiğini belirtirken, çalışanlara kriz anın da inisiyatif alabilecekleri yetki alanları tanımlanmasının kritik olduğunu ifade etti.

“ENDÜSTRİ 5.0 YOLUNDA YETKİNLİK AÇIĞINI KAPATMALIYIZ”

Endüstri 4.0’ın otomasyon odaklı yapısının yerini insanı ve sürdürülebilirliği merkeze alan Endüstri 5.0’a bıraktığını belirten Günal, sektördeki yetkinlik açığının ancak uygulamalı eğitim modelleriyle kapatılabileceğini söyleyerek:

“Teorik dersler yerine; dijital ikiz simülasyonları ve üniversite-sanayi iş birliğiyle kurulan canlı laboratuvarlara ihtiyacımız var. Çalışanlar, gerçek dünya verilerini kullanarak kriz anında karar verme yeteneklerini sahada geliştirmeli” dedi.

Bu doğrultuda TEDAR olarak önemli bir misyon üstlendiklerini vurgulayan Günal, konferanslar, paneller ve çalıştaylarla akademiyi, iş dünyasını ve geleceğin profesyonellerini bir araya getirerek Türkiye’nin tedarik zinciri kapasitesini güçlendirdiklerini belirtti.

tedarik zinciri 2

“DÖNÜŞÜM ZORUNLULUKTUR”

Avrupa Birliği’nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ile küresel ticaretin kurallarını yeniden belirlediğine dikkat çeken Günal, yeşil dönüşümün ihracatçı şirketler için bir tercih değil, “rekabetçiliğin temel şartı” olduğunu şu sözlerle vurguladı: “Avrupa pazarına erişim artık daha maliyetli hale geliyor. Karbon yoğun üretim yapan şirketlerin bu pazardaki avantajı kayboluyor. Yeşil dönüşüme yatırım yapanlar ödüllendirilirken, eski sistemde kalanlar ciddi bir mali yükle karşı karşıya kalacak.” Günal, şirketlerin yeşil lojistik ve akıllı depo standartlarına geçişini hızlandırmak için şu adımları önerdi:

Sıfır Atık Modelleri: Üretim ve depolama süreçlerinde atıkların azaltılması.

Enerji Verimliliği: Depolarda çatı üzeri güneş enerjisi santralleri (GES) kullanımı.

Teknoloji Entegrasyonu: Karbon ayak izini anlık takip eden akıllı sensörler (IoT) ve yapay zeka yazılımları.

Tuğrul Günal, sonuç olarak; dijitalleşmeyi, çoklu kaynak stratejisini ve çevreci üretim ilkelerini birleştiren kurumların, geleceğin küresel rekabet ortamında kazanan taraf olacağını belirtti.

EMI╠cNE ERDEM e1786613020524

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem

“TEDARİK ZİNCİRİNDE DÖNÜŞÜM ŞART”

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu güçlendirecek stratejik yol haritasını açıkladı. Türkiye’nin yakın kıyı tedariki avantajını kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürmesi gerektiğini vurgulayan Erdem, Anadolu’daki KOBİ’lerin dijital ve yeşil dönüşümle desteklenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı ve güçlü sanayi alt yapısı ile büyük bir fırsat yakaladığını ifade eden Emine Erdem, sadece coğrafi yakınlığın yeterli olmadığının altını çizdi. Erdem, Türkiye’nin hedefinin yalnızca “alternatif bir tedarik noktası” olmak değil, yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı bir üretim merkezi olması gerektiğini vurguladı: “KOBİ’lerimizin esnek üretim ve değişen talebe çevik yanıt verme kapasitesini artırmalıyız. Teknoloji yatırımlarına erişimi kolaylaştıran finansman mekanizmaları ve büyük işletmeler ile KOBİ’ler arasında kurulacak daha güçlü iş birlikleri, küresel rekabette belirleyici olacaktır.”

tedarik yonetimi scaled 1

YEŞİL DÖNÜŞÜM, PAZARA GİRİŞ BİLETİ

AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) sürecine de değinen Erdem, Anadolu’daki sanayi odaklı KOBİ’lerin dönüşümünün ancak uygulanabilir modellerle mümkün olacağını belirtti. Yeşil dönüşümün bir “uyum maliyeti” değil, ihracat pazarlarında kalabilmenin anahtarı olduğunu hatırlatan Erdem, şu önerileri sundu:

  • Ölçülebilirlik: KOBİ’lerin öncelikle kendi karbon ayak izini ölçebilmesi için bölgesel dönüşüm merkezleri ve ortak veri altyapıları kurulmalı.
  • Yeşil Lojistik: Taşıma optimizasyonu ve intermodal taşımacılık güçlendirilerek lojistik süreçlerin emisyonları düşürülmeli.
  • Yol Haritası: Karmaşık mevzuatı açıklayan değil, KOBİ’lere adım adım ne yapmaları gerektiğini gösteren pratik uygulamalara odaklanılmalı.

KÜRESEL BELİRSİZLİKLERİN GÖLGESİNDE TEK TEDARİKÇİYE BAĞIMLILIK DÖNEMİ SONA ERERKEN, ŞİRKETLER REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAK İÇİN ESNEKLİK VE ÇOKLU KAYNAK STRATEJİLERİNE YÖNELİYOR. TÜRKİYE İSE “YAKIN BÖLGEYE TAŞIMA” AVANTAJINI YEŞİL LOJİSTİK VE DİJİTAL ALTYAPIYLA BİRLEŞTİREREK KÜRESEL TEDARİK AĞININ YENİ MERKEZ ÜSSÜ KONUMUNU SAĞLAMLAŞTIRIYOR.

“DİJİTAL İŞ GÜCÜ” HEDEFİ

Endüstri 4.0 ve 5.0 ile şekillenen yeni dünyada, teknolojiyi sektör ihtiyaçlarıyla harmanlayabilecek “hibrit” yetkinliklere sahip insan kaynağının önemine dikkat çeken Erdem, eğitim modellerinin sektörle birlikte tasarlanması gerektiğini söyledi: “Üniversite-sanayi iş birliğinin ötesine geçerek mikro sertifika programlarını ve iş başında öğrenme modellerini yaygınlaştırmalıyız. Endüstri 5.0’ın başarısı, gençlerin, kadınların ve Anadolu’nun farklı bölgelerindeki yeteneklerin bu kapsayıcı dönüşüme dahil edilmesiyle mümkün olacaktır.” SEDEFED olarak 30’u aşkın sektörü kapsayan bir çatı kuruluşu olduklarını hatırlatan Erdem, sektörler arası deneyim paylaşımının ve ortak sorunlara ortak çözümler geliştirilmesinin Türkiye’nin sanayi dönüşümündeki en büyük gücü olduğunu ifade etti.

M─▒stac╠gog╠alu Holding CEOOCOsu Yu╠ecel Kubanc╠g scaled e1786612943365

Mıstaçoğlu Holding CEO’su Yücel Kubanç

GELECEĞE ODAKLI STRATEJİK DÖNÜŞÜM

Teknoloji ve dış ticaret dünyasındaki küresel değişimleri yakından takip eden Mıstaçoğlu Holding, operasyonel dayanıklılığını artırmak ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak adına stratejik hamlelerini sürdürüyor. Küresel tedarik zincirindeki kırılmaların artık yönetilmesi gereken bir “normal” haline geldiğini vurgulayan Mıstaçoğlu Holding CEO’su Yücel Kubanç, tek bir coğrafyaya bağımlı kalmanın büyük bir risk taşıdığına dikkat çekti. Pandemi ve jeopolitik gerilimlerin, şirketleri maliyet odaklı yönetimden “çeviklik ve dayanıklılık” odaklı bir yapıya geçmeye zorladığını belirten Kubanç, Mıstaçoğlu Holding’in yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Kritik girdilerde alternatif tedarikçi havuzları oluşturuyoruz. Türkiye’deki üretim tesislerimizin sağladığı kabiliyet, bize büyük bir esneklik kazandırıyor. Yerel üretimi ve mümkün olan alanlarda yerlileşmeyi sadece bir maliyet avantajı değil, tedarik güvenliği açısından stratejik bir unsur olarak görüyoruz.” Üretim süreçlerinde enerji verimliliği, atık yönetimi ve kaynakların etkin kullanımı üzerinde durduklarını belirten Kubanç, lojistik operasyonlarında ise rota optimizasyonu ve konsolide sevkiyat modelleri ile çevresel etkiyi minimize etmeyi hedeflediklerini vurguladı. Kubanç, karbon azaltımının yalnızca fabrika sınırları içinde değil, uçtan uca tüm değer zinciri boyunca bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.

İNSAN VE TEKNOLOJİNİN SİNERJİSİ

Yapay zekâ ve robotik sistemlere geçiş sürecinde dijitalleşmenin tek başına yeterli olmadığını savunan Yücel Kubanç, dönüşümün merkezine “insan kaynağını” yerleştirdiklerini belirtti. Otomasyonun arttığı bir çalışma ortamında çalışanların dijital okuryazarlık, veri analitiği ve problem çözme gibi yetkinliklerinin geliştirilmesinin kritik olduğunu ifade eden Kubanç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Odağımız, insan ile teknolojinin birlikte daha yüksek katma değer üretebildiği bir model kurmak. Mevcut çalışanlarımızın yetkinliklerini dönüştürerek, onları geleceğin iş gücüne hazırlıyoruz. Öğrenme çevikliği ve değişime uyum, teknik bilginin yanında en az onun kadar değerli hale geldi.” Mıstaçoğlu Holding, bu stratejilerle hem yerel üretim gücünü korumayı hem de küresel ölçekte dijital ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturarak geleceğin teknoloji dünyasında konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor.

TEDARİKTE BAŞARI KODLARI

Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, tedarik zincirini şirketlerin karar alma mekanizmasının merkezine yerleştiriyor. “En ucuz tedarikçi” arayışının yerini “en güvenilir ve çevik iş ortağı” vizyonuna bıraktığı bu zorlu süreçte, şirketleri geleceğe taşıyan temel adımlar şunlar:

  • Tek bir coğrafyaya bağımlılığı ortadan kaldıran çoklu tedarik (multi-sourcing) ağlarının inşa edilmesi • Olası krizleri önceden tahmin eden yapay zekâ ve bulut tabanlı stok optimizasyonu araçlarının operasyonlara entegre edilmesi
  • Sadece lojistik bilgisiyle sınırlı kalmayan, veri analitiği ve kriz yönetimi becerilerine sahip yeni nesil insan kaynağının sürece dahil edilmesi

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.