Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak için ham madde maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini belirterek, yerli üretimin güçlendirilmesi ve ithal ham maddelerin toplu tedarik edilmesine yönelik bir model önerdi.
UTEP’ten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bektaş, Türk sanayicisinin rakip ülkelerdeki üreticilere kıyasla ham maddelere daha yüksek maliyetlerle ulaşmasının hem iç piyasadaki fiyat rekabetini hem de ihracat performansını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Ham madde maliyetlerini düşürmek için iki aşamalı bir model öneren Bektaş, öncelikle yerli üretimin artırılması ve ithalat bağımlılığının azaltılması gerektiğini kaydetti. Yerli üretimin yetersiz kaldığı alanlarda ise farklı sektörlerdeki firmaların yıllık ham madde ihtiyaçlarının ortak bir havuzda toplanabileceğini belirtti.
Bektaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda gerçekleştirilecek toplu ithalatın maliyet avantajı sağlayabileceğini aktardı. Plastik, çelik ve tekstil gibi sektörlerde firmaların gerçek ihtiyaçlarının belirlenerek ortak bir tedarik sistemi kurulabileceğine dikkati çeken Bektaş, bu yöntemle hacim avantajından yararlanılabileceğini ifade etti.
Model kapsamında ham maddelerin firmalara kâr eklenmeden, gerçek ithalat maliyeti üzerinden tahsis edilmesi öneriliyor.
Toplu alımla sağlanabilecek maliyet avantajının ürün ve sektör bazında yapılacak fizibilite çalışmalarıyla belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, uygun ham maddelerde yüzde 10-15 düzeyinde maliyet avantajı hedeflenebileceğini bildirdi.
Sanayicilerin işletme sermayesi üzerindeki baskısını azaltmak için finansman desteğinin doğrudan nakit yerine ham madde temini yoluyla verilmesini de öneren Bektaş, firmaların sağlanan girdileri mamul ürüne dönüştürerek satabileceğini veya ihraç edebileceğini kaydetti.
Bektaş, model kapsamında firmaların ham madde bedelini belirlenen vadede geri ödemesinin öngörüldüğünü belirterek, bu sayede desteğin doğrudan üretime yönlendirilebileceğini ve işletme sermayesi üzerindeki baskının azaltılabileceğini ifade etti.
İthal edilen ham maddelerin Türkiye’de işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin ve ihraç edilmesinin döviz gelirlerini artırabileceğini belirten Bektaş, zorunlu ithalatın daha düşük maliyetle yönetilmesinin, yerli üretimin güçlendirilmesinin ve ithal girdilerden daha yüksek katma değerli ürünler elde edilmesinin önemine işaret etti.
Bektaş, devletin koordinasyon gücü ile sanayicinin üretim tecrübesini bir araya getirecek modelin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü ve dış ticaret dengesini güçlendirebileceğini kaydetti.
GÜNDEM KORİDORU
24 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
24 Ekim 2026EKONOMİ
24 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
24 Ekim 2026EKONOMİ
24 Ekim 2026SPOR
24 Ekim 2026EKONOMİ
24 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.