Türkiye gıda sanayisinin köklü markalarından Dardanel, büyüme planlarını yalnızca perakende pazarı üzerinden şekillendirmiyor. Kamu tedariki, ihracat, hazır yemek, Ar-Ge ve yeni ürün kategorileri şirketin büyüme rotasının önemli başlıklarını oluşturuyor. İstanbul, Çanakkale ve Yunanistan’daki üretim altyapısıyla şirket, uluslararası pazarlarda daha geniş bir ölçeğe ulaşmayı hedefliyor. Markanın büyüme stratejisinin dikkat çeken ayaklarından birini Millî Savunma Bakanlığı ile yürütülen tedarik süreçleri oluşturuyor. Yaklaşık sekiz yıldır Bakanlığın benzer ihalelerine katıldıklarını belirten Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, son ihalenin hazır yemek alanındaki üretim kabiliyetlerinin de göstergesi olduğunu söyledi.

Hazır yemek kategorisini şirketin önümüzdeki dönem büyüme alanlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Önen, Millî Savunma Bakanlığı ile yürüttükleri sürecin bu alandaki yatırımlarının karşılığını ortaya koyduğunu belirterek şöyle konuştu: “Yaklaşık sekiz yıldır Millî Savunma Bakanlığının benzer ihalelerine katılıyor ve üstlendiğimiz tedarikleri başarıyla yerine getiriyoruz. Bu nedenle son ihale, bizim için stratejik büyüme alanlarımızdan biri olan hazır yemek kategorisindeki yetkinliğimizin de önemli bir göstergesi niteliğinde. Bu ihale, Dardanel ton balığı konservesi ile Dardanel Hazır Yemek ürünlerini kapsıyor. Hazır yemek kategorisini katma değeri yüksek, inovasyon ve Ar-Ge odaklı bir alan olarak görüyoruz. Bireysel tüketicilere olduğu kadar kurumsal müşterilere de yüksek besin değerine sahip, güvenilir, pratik ve kaliteli ürünler sunabilmek için uzun yıllardır yatırım yapıyor, uzmanlığımızı sürekli geliştiriyoruz.”
Kamu tedarikinde ürün geliştirmenin yanında üretim sürekliliğinin de kritik önem taşıdığına dikkat çeken Önen, yüksek miktarlı taleplerin kısa sürede ve aynı kalite standardıyla karşılanmasının şirketler açısından önemli bir sınav olduğunu söyledi.
Önen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu tedarikinde yalnızca ürünün besin değeri değil; her üretimde aynı kalite standardını sürdürebilmek, yüksek üretim kapasitesine sahip olmak ve ihtiyaç duyulan miktarı kısa sürede hazırlayıp sevk edebilmek de büyük önem taşıyor. Millî Savunma Bakanlığının kalite ve teknik yeterlilik kriterlerini başarıyla karşılıyor olmak, Dardanel’in 42 yıllık üretim tecrübesinin, güçlü operasyonel kapasitesinin ve güvenilir tedarikçi kimliğinin önemli bir göstergesidir.”
Şirketin kamu tedarikindeki tecrübesinin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığına da işaret eden Önen, NATO’nun onaylı tedarikçileri arasında bulunmalarının uluslararası standartlar açısından önemli bir referans oluşturduğunu belirtti.
“NATO’nun onaylı tedarikçileri arasında yer almamız da uluslararası standartlarda üretim ve tedarik yetkinliğimizin bir başka teyididir. Bu alanda edindiğimiz uzmanlık hem yeni iş fırsatları oluşturuyor hem de katma değerli ürünler geliştirme vizyonumuzu destekliyor. Millî Savunma Bakanlığı gibi ülkemizin en önemli kurumlarından birine hizmet vermek ise bizim için ticari başarının ötesinde büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağıdır. Bu iş birliğini, Dardanel’e duyulan güvenin ve sahip olduğumuz üretim gücü ile kalite anlayışının somut bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.”

Dardanel’in İstanbul, Çanakkale ve Yunanistan’daki üretim altyapısına dikkat çeken Önen, yatırımların tek bir proje veya dönemsel talebe göre değil, uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda planlandığının altını çizdi.
Önen, “Bugün sahip olduğumuz üretim kapasitesi, bu ihalenin gerektirdiği hacmi ve daha yüksek ölçekli projeleri rahatlıkla karşılayabilecek seviyede. Dardanel bugün İstanbul, Çanakkale ve Yunanistan’daki üretim altyapısıyla uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir gıda şirketi konumunda” dedi.
Şirketin yeni yatırımlara yaklaşımını da anlatan Önen şöyle devam etti: “Yatırımlarımızı uzun vadeli büyüme hedeflerimiz, yeni ürün kategorilerindeki gelişim stratejimiz ve küresel rekabet gücümüz doğrultusunda şekillendiriyoruz. Bu sayede hem kamu hem de özel sektörden gelecek yeni iş fırsatlarına hızlı ve güvenilir şekilde cevap verebilecek bir altyapıya sahibiz.”
Bu altyapının yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Önen, kamu tedarikinde kalite kontrolünden ürün izlenebilirliğine, ambalajlama hatlarından dağıtım ağına kadar bütün sürecin birlikte yönetilmesi gerektiğini söyledi.
En önemli avantajlarının başında uluslararası kalite standartları, modern teknolojiler ve güçlü üretim altyapısının geldiğini ifade eden Önen, “Kamu tedariğinde yüksek miktarda üretim yapabilmenin yanı sıra gıda güvenliğini eksiksiz sağlamak, her üretimde aynı kalite ve lezzet standardını korumak, yüksek hacimleri zamanında hazırlamak ve teslimat sürekliliğini güvence altına almak gerekiyor” diye konuştu.
Bu yapının sahadaki karşılığını ise şirketin uçtan uca üretim modeli ile açıklayan Önen, “Otomasyon sistemlerinden üretim ve ambalajlama hatlarına, kalite kontrol süreçlerinden ürün izlenebilirliğine ve ülke geneline yayılan dağıtım ağımıza kadar bütünleşik bir altyapıya sahibiz. Bu yapı sayesinde yüksek miktarlı taleplere hızlı yanıt veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Dardanel’in büyümesi listelere de yansıdı. Grup, Capital 500’de yedi basamak yükselirken İSO 500’de iki şirketiyle yer aldı.
Dardanel Önentaş’ın yanı sıra Önen Gıda’nın da İSO 500’e girmesini grubun ulaştığı ölçeğin göstergelerinden biri olarak değerlendiren Önen, özellikle değişen tüketim alışkanlıklarına cevap veren yeni kategorilerin büyümede belirleyici rol üstlendiğini söyledi.
Önen, “Capital 500 listesinde yedi basamak yükselmemizin yanı sıra, İstanbul Sanayi Odası’nın ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025’ araştırmasında Dardanel Önentaş ve Önen Gıda olmak üzere iki üretim şirketimizle yer almamız, grubun ulaştığı ölçeğin önemli göstergelerinden biri oldu.
Yeni nesil tüketim alışkanlıklarına karşılık veren, hızlı, pratik ve deneyim odaklı kategorilerdeki gelişimiyle öne çıkan Önen Gıda’nın İSO 500 listesine girmesi ise bu başarının önemli kilometre taşlarından biri olarak öne çıktı” dedi.
2025 yılında dolar bazında büyümeyi sürdürdüklerini de belirten Önen, listelerdeki yükselişin şirketin uzun vadeli performansının sonucu olduğunu söyledi.
Yeni kategorilerin devreye alınmasında ise Ar-Ge ve inovasyon yatırımları şirketin ana büyüme araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Tüketici eğilimlerindeki değişimi yalnızca izlemekle kalmadıklarını, bu değişimi yeni ürünlere dönüştürmeye çalıştıklarını belirten Önen, inovasyonun Dardanel’in uzun vadeli büyüme stratejisinde merkezi bir konumda bulunduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımız, Dardanel’in büyüme stratejisinin itici gücü. Dardanel olarak Türkiye’de birçok kategorinin gelişimine öncülük ettik, sektöre pek çok yenilik kazandırdık. Bugün de dünyadaki gıda ve gastronomi trendlerini, tüketicilerin değişen beklentilerini yakından takip ediyor; bu doğrultuda yeni ürünler ve yeni kategoriler geliştirmeyi sürdürüyoruz.”
Hızlanan günlük yaşam, Dardanel’in yeni ürün stratejisini de şekillendiriyor. Şirket, besin değeri yüksek ve protein ağırlıklı ürünlere odaklanıyor. Önen, özellikle protein ve omega-3 açısından zengin ürünlerin yeni dönemde daha fazla talep göreceğini düşündüklerini belirterek şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde sağlık faydası ve besin değeri yüksek, pratik, lezzetli ve protein ağırlıklı ürünlere odaklanmayı sürdüreceğiz. Özellikle protein ve omega-3 gibi beslenmede önemli rol oynayan değerler açısından zengin, öğün yerine geçebilecek ve günlük yaşamın hızına uyum sağlayan ürünler geliştirmeye devam edeceğiz. Günlük hayatın hızlanmasıyla birlikte besleyici, tüketimi kolay ve pratik ürünlere yönelik talebin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyoruz.” Bu dönüşümde genç tüketicilerin ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Önen, yeni ürün geliştirirken yalnızca içerik veya lezzete değil, erişilebilirliğe de odaklandıklarını söyledi. Önen, “Bu noktada özellikle genç tüketiciler bizim için önemli bir hedef kitle. Ürün geliştirirken yalnızca içeriğine değil; tüketicinin rahatlıkla satın alabileceği birim fiyata, uygun porsiyon ve ambalaj boyutuna da odaklanıyoruz. Güçlü ve yaygın dağıtım ağımız sayesinde bu ürünleri tüketicilerle buluşturuyoruz” diye konuştu.
Dardanel’in büyüme hikâyesinin diğer önemli ayağını ise ihracat oluşturuyor. Kamu tedarikindeki projeler şirketin üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü ortaya koyarken, ana iş hacminde yurt içi perakende ve ihracat pazarları belirleyici olmayı sürdürüyor.
“Millî Savunma Bakanlığı kamu tarafındaki en önemli iş ortaklarımızdan biri olmakla birlikte, işimizin ana hacmini yurt içindeki perakende kanalı ve ihracat pazarlarındaki perakende zincirleri oluşturuyor. İhracat, toplam ciromuzun yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor ve küresel büyüme hedeflerimiz açısından stratejik önem taşıyor.” Kamu projelerinin şirkete yalnızca yeni bir ticari hacim kazandırmadığını da vurgulayan Önen, bu projeleri üretim ve tedarik kabiliyetlerini ortaya koyan önemli bir referans olarak gördüklerini belirtti. Önen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu projelerini yalnızca ticari açıdan değil, üretim ve tedarik kabiliyetimizi ortaya koyan önemli bir referans olarak görüyoruz. Bu projelerde yer almak; yüksek kalite standartlarını, üretim altyapımızı, operasyonel gücümüzü ve büyük ölçekli tedarik yetkinliğimizi ortaya koyabilmemiz açısından büyük değer taşıyor.” İhracat tarafındaki önceliğin ise markaların uluslararası pazarlardaki erişimini artırmak olduğunu ifade eden Önen, kamu projeleriyle ihracat arasında bir rekabet veya tercih olmadığının altını çizerek sözlerini tamamladı: “İhracat tarafında hedefimiz, markamızın uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmek ve daha fazla tüketiciye ulaşmak. Bu nedenle kamu projeleri ile ihracatı birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Aksine, her ikisi de büyüme stratejimizin birbirini tamamlayan önemli unsurları.”
GÜNDEM KORİDORU
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceEKONOMİ
26 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
26 gün önceEKONOMİ
26 gün önceSPOR
26 gün önceEKONOMİ
26 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.