DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Salah etkisi kuymak turizmini hareketlendirdi
Makine sektörü Çin baskısı altında

Makine sektörü Çin baskısı altında

Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, küresel korumacılığın arttığı yeni dönemde makine sektörünün Türkiye için stratejik bir eşik olduğunu vurguladı. Çin kaynaklı rekabetin yapısal bir tehdit haline geldiğini belirten Dalgakıran, “Makine sektörü odakta tutulmazsa yüksek teknolojiyi sürdüremeyiz” dedi.

11/01/2026 11:02
Makine sektörü Çin baskısı altında

Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, küresel ekonomik dönüşüm, sanayinin mevcut durumu ve makine sektörünün Türkiye açısından taşıdığı kritik rol hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Çin kaynaklı rekabetin artık geçici değil, yapısal bir tehdit haline geldiğine dikkat çekti.

Sanayi sektörlerinin mevcut durumuna değinen Dalgakıran, Türkiye’de tüm sektörlerin aynı ölçüde sıkıntı yaşamadığını belirterek, “İthalat baskısının olmadığı, iç pazara çalışan sektörlerde sorun daha sınırlı. Ancak ihracat odaklı ve küresel rakiplerle doğrudan rekabet eden alanlarda tablo daha zorlayıcı. Konfeksiyonun ardından makine sektörü de bu baskıyı yoğun şekilde hisseden sektörlerin başında geliyor” dedi.

SEKTÖRDE YÜZDE 75 YERLİLİK, YÜKSEK MALİYET

Makine sektöründe yerlilik oranının yaklaşık yüzde 75 seviyesinde olduğunu hatırlatan Dalgakıran, bu tablonun mevcut maliyet yapısı içinde önemli bir dezavantaj yarattığını vurguladı. Yerli girdi oranı arttıkça maliyetlerin yükseldiğini belirten Dalgakıran, “Bugün ne kadar ithal girdi kullanıyorsanız fiyat açısından o kadar avantajlısınız. Yerli üretimin pahalı hale gelmesi sanayinin rekabet gücünü zorluyor” ifadelerini kullandı.

İş gücü maliyetlerindeki artışın sanayinin temel sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Dalgakıran, üretimde işçilik ve genel gider payı yüzde 30’un üzerine çıkan firmalarda sıkıntının çok daha derin hissedildiğini söyledi. Son 3–4 yılda döviz bazında ücretlerin 2–3 kat arttığını belirten Dalgakıran, hizmet ve gıda sektörlerinde fiyatların daha kolay yükseltilebildiğini, sanayide ise maliyetlerin şiştiğini kaydetti.

“DÜNYADA EKONOMİK SAVAŞ VAR, KURALLAR DEĞİŞTİ”

Küresel ölçekte yaşanan dönüşümü “ekonomik savaş” olarak tanımlayan Dalgakıran, dünyada korumacılığın yeniden yükseldiğini söyledi. Gümrük duvarlarıyla başlayan sürecin bugün regülasyonlar ve standartlarla devam ettiğini belirten Dalgakıran, “Küreselleşme döneminin ardından dünya tekrar başa döndü. Artık yeni stratejiler geliştirmek zorundayız” dedi.

Dünya ekonomisinin iki ana kutup etrafında şekillendiğini vurgulayan Dalgakıran, “Bir tarafta ABD var; sanayiden bilişim toplumuna geçiyor, inovasyon ve icatlar hâlâ orada. Diğer tarafta ise Çin bulunuyor. Kim ne yapıyorsa aynısını, hatta daha ucuza yapabiliyor. Son 20 yıldır izlediğimiz şey bu iki gücün mücadelesi” değerlendirmesinde bulundu.

Makine sektörüne ilişkin küresel verileri paylaşan Dalgakıran, Çin’in son 10 yıldaki hızlı yükselişine dikkat çekti. “10 yıl önce Çin’de makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar seviyesindeyken Almanya 300 milyar dolardaydı. Bugün Almanya hâlâ 300 milyar dolar civarında, Çin ise 500 milyar doları aşmış durumda” dedi.

Dünya ticaretindeki gelişmelere de değinen Dalgakıran, 2024’te küresel mal ihracatının 24,8 trilyon dolar, 2025’te ise 26 trilyon dolar seviyesine çıktığını belirtti. Türkiye’nin genel ihracatta dünya ortalamasının üzerinde büyüdüğünü ancak makine sektöründe tablonun zayıf kaldığını ifade eden Dalgakıran, “Makine sektörü dünyada 2024’te yüzde 7, 2025’te yüzde 9 büyürken; Türkiye’de büyüme sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Eskiden ortalamanın üzerinde büyürdük, son üç yılda bu ivmeyi kaybettik” dedi.

ÇİN BASKISI VE FİNANSMAN EŞİTSİZLİĞİ

Çinli firmaların çok uzun vadelerle satış yapabildiğine dikkat çeken Dalgakıran, finansman koşullarındaki eşitsizliğin rekabeti derinleştirdiğini söyledi. “Çinli üreticiler ‘al, üç yıl sonra öde’ diyebiliyor. Biz yüksek faizle finansmana ulaşmaya çalışırken, Çin yüzde 3, Almanya yüzde 2 maliyetle kaynak buluyor. Eximbank’ın destekleri çok değerli ama kaynakların daha da artırılması gerekiyor” diye konuştu.

2025 yılında Türkiye’nin 45 milyar dolarlık makine ithalatı yaptığını, bunun 12,5 milyar dolarının Çin’den geldiğini belirten Dalgakıran, Çin’in Türkiye’ye makine ihracatının bir yılda yüzde 13 arttığını vurgulayarak, “Asıl tehlikeli nokta Çin’in bize yaptığı makine ihracatı” dedi.

“MAKİNE OLMADAN YÜKSEK TEKNOLOJİ OLMAZ”

Türkiye’de orta yüksek ve yüksek teknoloji ihracatındaki artışın büyük ölçüde savunma ve havacılıktan kaynaklandığını belirten Dalgakıran, bu alanların temelinde makine sektörünün yer aldığını vurguladı. “Türkiye’nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama burada makine sektörünü ıskalamayalım. Odağı makine olan bir sanayileşme gerekli. Makine sektörü odakta tutulmazsa savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir” ifadelerini kullandı.

Çözüm önerilerine de değinen Dalgakıran, küçük işletmelerin birleşerek ölçek büyütmesi gerektiğini belirtti. “Şirketler mutlaka birleşmeli. Büyük ölçekli firmalarla, işçiliği bedava yapsanız bile rekabet edemezsiniz. Seri üretim yerine niş ve teknolojik alanlara, ‘terzi usulü’ çözümlere odaklanmak gerekiyor. İş dünyası bu yeni küresel savaş ortamında artık eski bilgilerle hareket edemez” dedi.

2025’te 28,5 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştirildiğini hatırlatan Dalgakıran, kilogram başına ihracat değerinin 6,5 dolardan 8 dolara yükselmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. 2026’da Avrupa’da sınırlı bir hareketlilik beklediklerini ancak büyük bir sıçrama öngörmediklerini belirten Dalgakıran, “2026 da 2025’e benzer bir yıl olacak. Mevcudu korumayı başarı olarak görüyoruz” dedi.

2027 için de benzer bir tablo öngördüklerini belirten Dalgakıran, değerli TL politikasının bir süre daha devam edeceğini ve bunun bazı firmaların sistem dışına çıkmasına yol açabileceğini sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.