Sanayi üretimi, istihdam ve ihracat ekseninde büyüme grafiği yakalayan ekonomilerde, özel sektörün kurumsal saygınlığı en önemli yapısal sermaye unsurları arasında yer alıyor. Piyasa düzeninin ve rekabet ortamının korunması adına yürütülen hukuki denetim süreçleri, üretim zincirine zarar vermeyecek hassas bir dengeyle kurgulanmak durumundadır. Hukukun üstünlüğü çerçevesinde yanlış yapanların hesap vermesi doğal bir süreçken, haksız fiyatlama iddiaları üzerinden koca bir üretim sektörünün kamuoyu nezdinde zedelenmesi yatırım iştahını doğrudan aşağı yönlü etkiliyor.

Resmi açıklamalara ve sektörel gelişmelere göre, 13 Haziran 2026 tarihi itibarıyla beyaz et sektöründe yaşanan fiyatlama süreçlerine dair yürütülen soruşturmanın yankıları sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen ve 13 dev tavukçuluk markasına denetim kayyumu atanmasıyla sonuçlanan hukuki sürecin ardından, sanayi dünyasının en güçlü çatı örgütlerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) sessizliğini bozdu. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kurumsal paylaşımda, ekonomi yönetimi ile sanayici arasındaki güven ilişkisinin korunması gerektiğine dikkat çekti.
Açıklamasında devletin piyasa düzenini koruma, adil rekabeti sağlama ve vatandaşı koruma sorumluluğuna tamamen katıldıklarını belirten Bahçıvan, ancak izlenen yöntemde çok hassas bir çizginin bulunduğunu ifade etti. Yanlışı olan her firmanın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini dile getiren İSO Başkanı, “Hukuk işlesin; yanlış varsa gereği yapılsın. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bunu yaparken çok hassas bir dengeyi de korumak zorundayız. Bir sektöre, bir üretim zincirine, yatırım yapan sanayiciye ve üreticiye dönük topyekûn bir itibarsızlaştırma dili, Türkiye’ye fayda sağlamaz” uyarısında bulundu.
Büyük bütçeli yatırımlara imza atan, fabrika kuran ve binlerce insana istihdam sağlayan özel sektörün kurumsal itibarının korunmasının milli bir görev olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sert eleştirilerini sürdürdü. Mevcut dilin üretim cesaretini kırabileceğini ve ihracat pazarlarını olumsuz etkileyeceğini savunan iş dünyası lideri, “Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey; üreticisini korkutan değil, doğruyu denetlerken üretimi güçlendiren bir iklimdir. Çünkü bu ülkeyi büyütecek olan; kamu–özel sektör güveni, hukuk devleti ilkesi, adil rekabet ve güçlü üretim kapasitesidir” ifadelerini kullandı.
Ekonominin geleceğini inşa ederken yatırımcı, sanayici ve ihracatçının dışlanmaması gerektiğini belirten kurumsal açıklamada, üretimin incitilmesi halinde uzun vadede istihdam ve yatırım bütçelerinde telafisi zor açıklar yaşanabileceği aktarıldı. Bahçıvan, piyasadaki dengenin sağlanması yönündeki kurumsal talebini, “Bugün üretimi kolayca incitirsek, yarın yatırım, istihdam ve ihracatı aradığımızda geç kalmış oluruz. Hukuk işlesin. Rekabet korunsun. Tüketici korunsun. Ama üretim iklimi de mutlaka korunsun” çağrısıyla tamamlayarak, devlet kurumlarını daha yapıcı bir denetim modeli uygulamaya davet etti.
#ErdalBahçıvan2026 #İSOAçıklaması #BeyazEtSektörü #ÜretimİklimiDenetimi
GÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
3 gün önceEKONOMİ
9 gün önceEKONOMİ
13 Haziran 2026EKONOMİ
13 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.