İhlas Medya Grubu’nun aylık ekonomi dergisi Türkiye’de İş Dünyası öncülüğünde düzenlenen “Ekonomiye Yön Verenler” buluşması, bu kez Mardin’de iş dünyasını aynı çatı altında topladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen deneyimli iş insanları ile Mardinli girişimcileri bir araya getiren etkinlikte; üretimden ihracata, kadın istihdamından bölgesel kalkınmaya kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Katılımcılar, Mardin’in yükselen ekonomik potansiyeline dikkat çekerken, ortak akıl ve iş birliği kültürünün önemine vurgu yaptı.
İhlas Medya Grubu bünyesinde yayımlanan Türkiye’de İş Dünyası dergisinin koordinasyonunda hayata geçirilen “Ekonomiye Yön Verenler” buluşması, Armor Sigorta ve Reasürans Brokerliği ana sponsorluğunda Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan Mardin’de gerçekleştirildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi’nde düzenlenen etkinlikte, farklı sektörlerden iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve girişimciler bir araya gelerek hem tecrübelerini paylaştı hem de bölgenin ekonomik geleceğine dair görüş alışverişinde bulundu. Aralarında Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem, Yenigün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün gibi isimlerin bulunduğu buluşmada Mardin’in üretim gücü, stratejik konumu ve girişimcilik potansiyeli ön plana çıktı.
Barışın Gücü Kalkınmanın Önünü Açıyor Mezopotamya’nın binlerce yıllık hafızasını taş mimarisiyle geleceğe taşıyan kadim şehir Mardin, dev bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Ekonomiye Yön Verenler Zirvesi” iş dünyası, finans, sanayi ve ekonomi çevrelerinin en güçlü isimlerini bu tarihi atmosferde bir araya getirecek. Zirve; kentin sanayi, ticaret, turizm, tarım ve gastronomi alanındaki devasa potansiyelini küresel bir vizyonla masaya yatıracak.
Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, İhlas Medya Grubu’nun Anadolu’nun farklı şehirlerinde benzer buluşmalar gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Mardin önümüzdeki yılların ya da günlerin yıldız ekonomilerinden biri olacak. Çünkü etrafındaki coğrafi şartlar bunu gerektiriyor. Sınır kent olması, tarımda çok önemli noktalara yönelik adımlar atılması, organize sanayi bölgesinde yer bulmakta zorluk çekilmesi gibi önemli veriler var. Biz de bu önemi görüyoruz ve Türkiye’de İş Dünyası dergisi koordinasyonunda iş insanlarını bir araya getiriyoruz. Mardin’in önde gelen isimleri ile dışarıdan gelen tecrübeli iş insanlarını buluşturup fikir alışverişi sağlıyoruz. Bu toplantılar vesilesiyle ortak akıl yürütürken birlikte iş yapma kültürünü de geliştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Mardin’in tarihi, kültürel ve ekonomik potansiyeline ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdem, hem geçmişten örnekler vererek hem de bugüne dair önemli mesajlar paylaşarak, özellikle üretim, turizm ve gençlik başlıklarında öne çıkan bir çerçeve çizdi. Zeynel Abidin Erdem, Mardin’in tanıtımında uzun yıllardır yürütülen çalışmalara değinerek bu çalışmaların kalıcı etkiler bıraktığını belirterek şunları söyledi: “İhlas Holding ve sahipleriyle, rahmetli büyüklerimizle ve bugün de dostlarımızla birlikte uzun süredir Mardin’le ilgili çok program yaptık. Bu emeği ortaya koyanlara müteşekkiriz. Enver Ören’in bırakmış olduğu bu güzel eseri çok ciddiyetle devam ettiriyorlar. Bu tür çalışmalar kalıcıdır, iz bırakır.”
Ekonomik kalkınmanın temelinde üretimin yer aldığını belirten Erdem, Mardin’in tarım ve ihracat alanında önemli bir noktaya geldiğini vurguladı. Erdem, üretimin artık katma değerli hale geldiğini belirterek şunları söyledi: “Bugün Mardin sadece buğday, arpa, mercimek üretmiyor. Bunları işleyerek katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Makarnasını yapıyor, ununu ihraç ediyor. Hatta savaş halindeki ülkelerin bile ihtiyacını karşılayabilecek üretim kapasitesine ulaşmış durumda. Dövizi olmayan bir ülkenin yaşama şansı yok. Üreteceksiniz, satacaksınız ve döviz kazanacaksınız.” Sanayi alanındaki gelişmelere de değinen Erdem, üretimin Türkiye geneline yayıldığını ifade etti. Erdem, bu durumun şehrin ekonomik gücünü artırdığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Sanayi tarafında da önemli gelişmeler var. Plastik üretiminde, boru sanayisinde ciddi ilerleme kaydedildi. Bugün Mardin’de üretilen bir ürün Eskişehir’de kullanılıyor. Yani üretim burada kalmıyor, Türkiye’nin her tarafına gidiyor. Bu da Mardin’in gücünü gösteriyor.” Bugünün gençlerine duyduğu güveni de dile getiren Erdem, yeni neslin Mardin’in geleceğinde önemli rol oynayacağını belirtti. Erdem, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bugünün gençleri çok daha donanımlı. Lisan biliyorlar, iyi üniversitelerden mezun oluyorlar. Üstelik bir kısmı Mardin’de kalıp bu şehre hizmet ediyor. Bu bizim için çok büyük bir avantaj. Bu potansiyeli doğru değerlendirirsek Mardin çok daha ileri gider.” Konuşmasının sonunda Mardin’in stratejik konumuna dikkat çeken Erdem, şehrin dış ticaretteki rolüne vurgu yaptı. Erdem, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Mezopotamya’nın kadim şehri olan Mardin, Türkiye’yi Orta Doğu pazarlarına taşıyan bir merkezdir. Ürettiği ürünleri ihraç ederek ülkeye döviz kazandırıyor. Bu nedenle Mardin’i üreten, kazanan ve ülkeye değer katan bir şehir olarak konumlandırmamız gerekiyor.

Yenigün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün ise, hem iş hayatındaki tecrübelerini hem de sivil toplum faaliyetlerinden edindiği birikimleri paylaştı. Konuşmasında özellikle ortaklık kültürü, birliktelik ve sürdürülebilir kalkınma konularına dikkat çeken Yenigün, Mardin özelinde önemli mesajlar verdi. Mithat Yenigün, iş hayatına nasıl başladığını anlatarak uzun yıllara dayanan tecrübesine vurgu yaptı. Yenigün, meslek hayatındaki yolculuğunu şu sözlerle ifade etti: “Özel sektör ve askerlik hizmetinden sonra kendi firmamı kurdum. Yenigün İnşaat olarak beni okutan Fikret abimle birlikte ortak müteahhitliğe başladık. Bu yıl 53. yılımızı yaşıyoruz. Bu süreçte sadece işimizi yapmadık, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının içinde de aktif rol aldım.” Sivil toplum faaliyetlerinin önemine dikkat çeken Yenigün, bu alandaki birikimini paylaşmanın sorumluluk olduğunu belirterek, “Yaptığımız STK çalışmalarını üst üste koyarsak neredeyse 90 yıllık bir hizmetten bahsediyoruz. Müteahhitler Birliği, Fenerbahçe Başkanlığı, İstanbul’daki Midyatlılar Derneği gibi birçok yapıda görev aldım. Birikimlerimizi sizlere aktarmak, belki birinizin kulağında kalır ve fayda sağlarsa ne mutlu bize. Haziran ayında DEİK tarafından verilen Ustalara Saygı Ödülü’nü Sayın Cumhurbaşkanımızın elinden alacağım. Daha önce de TÜRYAK tarafından Örnek Kıdemli Vatandaş Ödülü aldım. Bunları anlatmamın nedeni kendime pay çıkarmak değil. Sizi temsil eden biri olarak bu noktaya gelmenin mümkün olduğunu göstermek.” Konuşmasının önemli bir bölümünde “ortaklık kültürü”ne vurgu yapan Yenigün, Türkiye’de bu alandaki eksikliğe dikkat çekti. Yenigün, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye’de en zayıf olduğumuz konulardan biri ortaklık kültürüdür. Oysa Mardin ve özellikle Midyat, farklı dillerin, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafya. Biz bunu sosyal hayatta başarmışız ama iş hayatına yeterince yansıtamamışız. Eğer bu birlikteliği iş ortaklıklarına dönüştürebilirsek çok daha büyük başarılar elde ederiz.” Turizmde sürdürülebilirliğin önemine dikkat çeken Yenigün, kısa vadeli kazançların uzun vadede zarar getireceğini ifade etti. Yenigün, bu konudaki uyarısını şu sözlerle dile getirdi: “Bugün Mardin ve Midyat büyük ilgi görüyor. Ancak bu ilginin devam etmesi için sürdürülebilirlik şart.
Kısa vadeli düşünerek fiyatları artırmak, fırsatçılık yapmak çok tehlikelidir. Bugün kazandığınızı yarın kaybedersiniz. Esnafımızın misafirperverliğini koruması gerekiyor.”
SEDEFED Başkanı Emine Erdem de, Mardin’in ekonomik, kültürel ve toplumsal potansiyeline ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Mardin’e duyduğu kişisel bağı ifade ederek başlayan Erdem, şehrin kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün burada köklü bir şehirdeyim. Medeniyetlerin buluşma noktası Mardin’deyim. Ama Mardin bana çok uzak değil. Ben bir Mardin geliniyim. Bu şehir benim için çok özel, çok anlamlı, ayrı bir yeri var. Bunu özellikle bilmenizi isterim.” Dünya ekonomisinde yaşanan dönüşüme değinen Erdem, şehirlerin bu değişime ayak uydurması gerektiğini belirtti. Erdem, sözlerine şöyle devam etti: “Dünya ekonomisi büyük bir dönüşümden geçiyor. Belirsizlikler artıyor, tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Dijitalleşme hızlanıyor, yapay zekâ hayatımıza daha fazla giriyor. Sürdürülebilirlik ise artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu dönüşümü sadece büyük şehirler değil, Anadolu’daki tüm şehirler yakalamak zorunda.”
SEDEFED’in çalışmaları hakkında da bilgi veren Erdem, çok sektörlü yapının rekabet gücünü artırmaya odaklandığını ifade etti. Erdem, şu açıklamalarda bulundu: “Biz 55’e yakın derneği kapsayan, 34 farklı sektörü temsil eden bir yapıyız. Amacımız sektörlerin rekabet gücünü artırmak ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak. Bu doğrultuda dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümü odağımıza alıyoruz.” Şehirlerin rekabet gücünü artırmak için üç temel başlık öneren Erdem, bu konuyu detaylandırarak şöyle konuştu: “Şehirlerimizin rekabet gücünü artırmak için üç temel konuya odaklanmalıyız. Birincisi üretim kapasitesini artırmak. Katma değerli üretim yapan, markalaşan ve ihracata yönelen şehirler öne çıkacak. Mardin neden bu şehirlerden biri olmasın? Tarımdan turizme, gıdadan el sanatlarına kadar çok güçlü bir potansiyele sahip. İkincisi insan kaynağı. Gençlerimize doğru eğitim fırsatları sunmalı, kadınlarımızı mutlaka ekonomiye dahil etmeliyiz. Girişimcilik kültürünü yaygınlaştırırsak şehirlerimizin kalkınma hızı artar. Üçüncüsü iş birliği kültürü. Kamu, özel sektör, sivil toplum, üniversiteler ve yerel yönetimler birlikte hareket etmeli. Ortak aklı oluşturabilirsek, uzlaşma kültürünü güçlendirebilirsek şehirlerimizin kalkınması çok daha hızlı olur.” Kadınların ekonomideki rolüne özel bir parantez açan Erdem, bunun yalnızca sosyal değil ekonomik bir hedef olduğunu vurguladı. Erdem, sözlerine şöyle devam etti: “Kadınların ekonomide daha görünür olması sadece sosyal bir hedef değil, ekonomik bir zorunluluktur. Araştırmalar da bunu gösteriyor. Kadınlara fırsat verildiğinde toplumu dönüştürüyorlar. Kadın kazandıkça ailesine, çocuklarının eğitimine yatırım yapıyor. Bu da toplumun genel refahını artırıyor.” Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Erdem, kalkınmanın ortak çabayla mümkün olacağını ifade etti. Erdem, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Güçlü şehirler güçlü bölgeleri, güçlü bölgeler de güçlü bir Türkiye’yi oluşturur. Bunun için hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Birlikte üreten, birlikte büyüyen bir Türkiye için birlikte hareket etmeliyiz. Yeter ki fırsat verilsin, birlikte çalışalım ve geleceğe güvenle bakalım.”
Mardin Organize Sanayi Bölgesi Başkan Yardımcısı Şükrü Karaboğa, Mardin’in tarım, sanayi ve turizm alanlarında önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgesel avantajların daha etkin kullanılması gerektiğini söyledi. Karaboğa, geçmişte Mardin’i savunan iş insanlarının kente önemli katkılar sunduğunu ifade ederek, “Bir dönem ‘Ben Mardinliyim’ demenin cesaret istediği zamanlarda Mardin’i savunan, sosyal ve kültürel dokusunu koruyan hemşerilerimiz oldu. Bugün de yurt dışına ve batı illerine giden Mardinlilerin geri dönerek yatırım yapmaları şehrimiz için çok kıymetli” dedi. Mardin ekonomisinin ağırlıklı olarak tarım, sanayi ve turizme dayandığını belirten Karaboğa, “Biz hem Suriye’ye hem Irak’a komşu bir iliz ancak bu avantajlarımızı tam anlamıyla kullanamıyoruz. Yaklaşık 15 yıldır Suriye’de yaşanan süreç nedeniyle sınır kapıları kapalı. Irak’la ticaret de istikrarlı ilerlemiyor. Buna rağmen Mardinli sanayiciler önemli yatırımlar yaparak ekonomiye öncülük etti” ifadelerini kullandı. Mardin’in Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu vurgulayan Karaboğa, “Türkiye’nin üçüncü büyük petrol üretim merkezi Mardin’de bulunuyor. Yıllık yaklaşık 1 milyon ton buğday ve 1 milyon ton mısır üretimi gerçekleştiriyoruz. İki yıl öncesine kadar Mardin OSB’deki tesisler Türkiye’nin un ihracatının yüzde 35’ini, bulgur ihracatının yüzde 30’unu ve makarna ihracatının yüzde 10’unu tek başına yapıyordu. Türkiye’nin en kaliteli durum buğdayı da Mardin’de üretiliyor” diye konuştu.
Turizmci Yaşar Özmen, Mardin’e turizm alanında katkı sağlamak amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirterek, kentin son yıllarda turizmde büyük bir dönüşüm yaşadığını söyledi. Turizme olan ilgisinin aileden geldiğini ifade eden Özmen, “Babam Mersin’in ilk emekli turizm müdürlerinden biriydi. Kızkalesi’nde küçük bir pansiyonumuz vardı. Turizm sevgimiz de oradan başladı. Mardin’e geldiğimde bu şehre nasıl katkı sağlayabileceğimizi düşündük ve kültür turizmine yönelik bir yatırım sürecine girdik” dedi. Özmen, 1800’lü yıllarda Meryem Ana Kilisesi Patriği’ne ait olan tarihi yapıyı restore ederek turizme kazandırdıklarını belirterek, “KUDEB ve Anıtlar Kurulu’nun yönlendirmeleriyle restorasyonu tamamladık ve Eylül ayında hizmete açtık. Şu anda ETS’ye kayıtlı 110 tesis arasında ikinci sırada olduğumuzu öğrendik. Hedefimiz birinci olmak” ifadelerini kullandı. 30 1990’lı yıllardaki Mardin ile bugünkü atmosfer arasında büyük fark olduğunu söyleyen Özmen, “Bir dönem öğleden sonra yollar kapanırdı. Bugün ise gece yarısı Mardin sokaklarında özgürce dolaşan turistleri görüyoruz. Sabah gün doğumunu izlemek isteyen misafirleri görmek bize gurur veriyor” diye konuştu.
Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Halil Er, İhlas Medya Grubu’nun düzenlediği “Ekonomiye Yön Verenler” buluşmasında Mardin’in üretim ve kalkınma potansiyeline dikkat çekti. HALİL ER Halil Er, Mardin’in genç nüfusunun önemli bir avantaj olduğunu belirterek, “Mardin bir mücevher kutusu. Bu değeri hep birlikte ortaya çıkarmamız gerekiyor. Genç ve çalışabilir nüfusumuz çok yüksek, üretmezsek gelişemeyiz” dedi. Er, Mardin’in tekstil ve sanayi başta olmak üzere güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu potansiyelin doğru planlama ve iş birliğiyle ekonomik güce dönüşeceğini söyledi. İş insanı Yaşar Budak ise etkinliğin Mardin için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Mardinli iş insanlarının bir araya gelmesi çok değerli. Şehrin geleceğine katkı sağlayacak konuları ele aldık. Üretim, ihracat ve kadın istihdamı gibi başlıklarda istişare yaptık. Oldukça verimli bir toplantı oldu” dedi.
MARİŞ’in yalnızca ticaret yapan bir yapı olmadığını vurgulayan Mardinli İş İnsanları Derneği (MARİŞ) Başkanı Sabahattin Fidan ise, “Bizler sadece ticaret yapan değil; istihdam oluşturan, üreten ve geleceğe yatırım yapan bir topluluğuz. Amacımız üretimi artırarak ülke ekonomisine daha güçlü katkılar sunmak” dedi. Derneğin büyüyen yapısına dikkat çeken Fidan, yaklaşık 1000 üyeye ulaşan MARİŞ’in sosyal sorumluluk projeleri geliştiren ve ticari teşekkül birimini kurma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren güçlü bir sivil toplum kuruluşu olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Bulgur Sanayicileri Derneği Başkanı Cemil Duyan ise, Mardin bulgurunun kalitesinin bölgenin toprak yapısından kaynaklandığını belirterek, “Mardin’in kalkerli toprak yapısı buğdayın protein değerini yükseltiyor. Biz de 16-17 protein CEMİL DUYAN HAZİRAN 2026değerine sahip durum buğdayından bulgur üretiyoruz. Yaklaşık 6 ay önce de Avrupa coğrafi işareti için başvurumuzu yaptık. Toprak ve laboratuvar analizlerini tamamlayarak süreci başlattık” ifadelerini kullandı. Mardin’de franchise ve bayi iş ortaklıklarıyla yatırımlarının bulunduğunu belirten Koton Mağazacılık Mardin Temsilcisi Kubilay Ekici, özellikle sosyal sorumluluk kapsamında yürüttükleri “El Emeği Projesi”ne dikkat çekti. Ekici, “Kurucu ortağımız ve yönetim kurulu üyemiz Gülden Hanım’ın öncülüğünde, GAP İdaresi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı iş birliğiyle Güneydoğu’da devam eden bir sosyal sorumluluk projemiz var. ‘El Emeği Projesi’ kapsamında Koton tasarımcılarının hazırladığı ürünler, bölgedeki kadınlara gönderiliyor ve onların el emeğiyle son kullanıcıya ulaştırılıyor” dedi.
İş insanı Muhsin Kaya ise, Mardin’in tarihi ve kültürel açıdan dünyada önemli şehirler arasında yer aldığını belirterek, kente daha fazla sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Mardin şehrimiz dünyada tarihi açısından önemli şehirler arasında yer alıyor. Midyat gibi çok önemli ilçelerimiz var. Mardin’e sahip çıkalım, gerçekten sahip çıkmalıyız” dedi. Basın kuruluşlarına da çağrıda bulunan Kaya, “Sizlere de, bizlere de büyük görev düşüyor. Mardin’in dünyaya daha fazla tanıtılması için çalışmalıyız” ifadelerini kullandı. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren Tüfekçioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tüfekçioğlu da, Mardin’e yönelik düzenlenen toplantının önemli olduğunu belirterek organizasyona katkı sunanlara teşekkür etti. İş insanı Ümit Tekin ise Mardin ve Midyat’ın birlikte ele alınarak turizmde birkaç günlük programlar oluşturulması gerektiğini söyleyerek, “Turizm sektörü çok önemli. Mardin ve Midyat’ı birlikte değerlendirmek lazım. Bölgeye gelen turistler birkaç gün kalmalı. Mardin’in tanıtımı ne kadar iyi yapılırsa ekonomiye katkısı da o kadar büyük olur” dedi.
GÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
19 gün önceEKONOMİ
22 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.