DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Garanti BBVA’nın Altın Pusula ödülünü Celal Toprak takdim…
Havacılıkta ağırlık engelini aşan motor: 94 kilogramda 1.000 beygir güç

Havacılıkta ağırlık engelini aşan motor: 94 kilogramda 1.000 beygir güç

Alman Fraunhofer Enstitüsü, elektrikli havacılığın önündeki "ağırlık" duvarını yıkan yeni motorunu tanıttı; sadece 94 kilogram ağırlığındaki bu ünite, bölgesel yolcu uçaklarını havaya kaldıracak kadar güç üretebiliyor. İşte detaylar...

14/04/2026 07:01
Havacılıkta ağırlık engelini aşan motor: 94 kilogramda 1.000 beygir güç

Havacılık sektöründe karbon ayak izini silmek için yürütülen çalışmalarda en büyük çıkmaz, motorların ağırlığı ve ürettikleri güç arasındaki dengesizlikti. Almanya merkezli Fraunhofer IISB, geliştirdiği yeni elektrik motoruyla bu denklemi kökten değiştirdi. Standart bir elektrikli araç motorunun kilogram başına sunduğu gücü ikiye katlayan bu ünite, 8 kW/kg değerine ulaşarak sektörde yeni bir referans noktası oldu. Toplamda 1.000 beygir (750 kW) güç üreten motor, bugünün küçük turboprop uçaklarının performansını çok daha hafif ve çevreci bir paketle sunuyor.

VERİMLİLİĞİ ARTIRAN ÖZEL TEKNOLOJİLER

Motorun bu denli hafif ve güçlü olmasının arkasında üç temel mühendislik harikası yatıyor. İlk olarak, geleneksel sargılar yerine kullanılan “hairpin winding” tekniği sayesinde motorun içine çok daha fazla bakır sığdırılarak güç yoğunluğu artırıldı. İkinci olarak, motorun kalbinde kullanılan 0.15 mm kalınlığındaki ultra ince çelik, yüksek devirlerde oluşan ısı kaybını ve enerji israfını minimize ediyor. Son olarak, klasik hava soğutma yerine tercih edilen doğrudan yağ püskürtmeli sistem, motorun 21.000 devir gibi ekstrem hızlarda bile aşırı ısınmadan güvenle çalışmasını sağlıyor.

HAVADA “HATA PAYI YOK” DİSİPLİNİ

Havacılıkta güvenlik her şeyin önünde gelir. Fraunhofer’in tasarımı, arıza toleransı konusunda da devrim niteliğinde bir yapıya sahip. Motor, birbirinden bağımsız dört ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümün kendi kontrol sistemi ve invertörü bulunuyor. Bu sayede, uçuş sırasında bir bölümde teknik bir sorun yaşansa dahi motor tamamen durmuyor ve diğer bölümler uçağın güvenle uçmaya devam etmesini sağlıyor. Bu yedeklilik sistemi, elektrikli motorların sivil havacılıkta sertifika alabilmesi için en kritik şartlardan biri olarak görülüyor.

HİBRİT VE HİDROJENLİ GELECEĞİN ANAHTARI

Avrupa Birliği’nin AMBER projesi kapsamında geliştirilen bu teknoloji, aslında daha büyük bir resmin parçası. Hedef; hidrojen yakıt hücrelerinden elde edilen elektriği bu hafif motorlara aktararak tamamen temiz bir uçuş deneyimi yaratmak. Bölgesel yolcu taşımacılığında turboprop motorların yerini alması beklenen bu hibrit sistemler, gökyüzünde çok daha sessiz ve düşük maliyetli seyahatlerin kapısını aralayacak. Henüz ticari uçuşlar için bir süre daha beklenecek olsa da, Fraunhofer’in bu hamlesi hibrit uçakların artık bir hayal değil, bir mühendislik gerçeği olduğunu kanıtlıyor.

#havacılık #elektriklimotor #teknoloji

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.